Kategori: İş hukuku

  • İşçinin 10 saat çalışması ara dinlenme süresi 1 saattir

    Özet: Taraf tanıklarının beyanları doğrultusunda davacının haftanın 6 günü, günde 10 saat çalışma yaptığının kabulü yerinde ise de bu çalışmadan ara dinlenmesinin düşülmemesi hatalıdır. Fazla çalışma hesabının 1 saat ara dinlenmesi düşülerek günlük olarak belirlenmesi, günlük çalışma süresinin haftada çalışılan gün sayısı ile çarpılması ve haftalık 45 saat çalışma süresi düşülerek fazla çalışma süresinin ve bunun ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hesap yapılması hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 :ara dinlenmesi

    Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 09.10.2012 Tarih,  2010/23052 Esas 2012/33696 Karar. (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında emeklilik -objektif seçim kriteri

    Özet: Davacı işçinin hizmet akdi emekli olmaya hak kazanması sebebiyle feshedilmiştir. Bu durumda fesih tarihinde işyerinde çalışan toplam işçi sayısı ile emekliliğe sevk edilen işçi sayısı ve emekliliğe hak kazandığı halde çalıştırmaya devam edilen işçi sayısı belirlenmeli ve objektif seçim kriteri ile işin devamının sağlanması kriterinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay 22. Hukuk Dairesi     14.01.2014 Tarih, 2013/26971 Esas,  2014/155 Karar.

    “İÇTİHAT METNİ”

    MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 21/06/2013
    NUMARASI : 2013/16-2013/278
    Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin şirket politikası ve İnsan Kaynakyları Yönetmeliğinin 20. maddesi gereğince emekliliğe hak kazanmış olması nedeni ile geçerli olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, davalı işyerinde belli bir yaşa gelenlerin işten çıkarılabileceğine ilişkin bağlayıcı bir düzenleme bulunmadığı, davalı işyerinde emekli olma hakkını kazanmış olmakla birlikte çalışmaya devam eden yüksek üst düzey yöneticiler ve düşük derecedeki görev ve statülerde çalışan kişilerin halen bulunduğu, davalı şirket tarafından emekliliğe ilişkin genel ve objektif uygulama yapılmadığı, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığına ilişkin işveren savunmasına itibar edilmeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
    4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
    İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
    4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
    Somut olayda; davalı işyerinde iş analisti olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 31.01.2013 tarihinde işyerinde uygulanmakta olan İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin 20. maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
    Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen listelerin incelenmesinde emekliliğe hak kazandığı halde çalışma süreleri uzatılan ve çalışmaya devam eden bir kısım personel bulunduğu görülmektedir. Ancak, davalı taraf; emekliliğe hak kazanan tüm personelin bir anda işten çıkartılması halinde işin devamlılığının olumsuz etkileneceği bu nedenle emekliliğe hak kazanan personelin periyotlar halinde işten çıkartıldığını savunmaktadır.
    Hükme esas alman bilirkişi raporunda, İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin 20 maddesine uygun olarak emeklilik hakkını hak kazanan bir kısım işçinin iş sözleşmelerinin feshedilmediği ve işverenin işletmesel kararı objektif ve tutarlı uygulamadığı belirtilmiş ise de; dosya içerisinde emekliliğe sevk edilen işçiler ile bu hakkı elde etmelerine rağmen çalıştırılmaya devam eden işçilerin görev ve niteliklerini gösterir belgeler bulunmamaktadır. Ayrıca bu işçilerin hangi bölümlerde çalıştıkları araştırılmamış ve tümünün aynı anda işten çıkalırması halinde işin devamının etkilenip etkilenmeyeceği hususunda da bir değerlendirme yapılmamıştır.
    Bu durumda insan kaynaklan uzmanı bilirkişiye gerekirse yerinde işyeri kayıtlarını inceleme yetkisi verilerek, fesih tarihide işyerinde çalışan toplam işçi sayısı ile emekliliğe sevk edilen işçi sayısı ve emekliliğe hak kazandığı halde çalışItırılmaya devam edilen kaç işçi olduğu belirlenmeli, emekliliğe sevk edilen işçiler ile emekli edilmeyen işçilerin görev ve nitelikleri karşılaştırılarak, işin devamının sağlanması kriterinin uygulanıp uygulanmadığı ve seçimin objektif esaslara dayanıp dayanmadığı araştırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine. 14.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    (daha&helliip;)

  • İş sözleşmesinin feshinden 5 gün sonra işçinin maaş ücretinin ödenmesi

    Özet: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan … sözleşmesinde ücretin ödenme zamanı ile ilgili hüküm bulunmadığı, banka kayıtlarına göre davacının aylık ücretinin ayın ilk haftası içinde ödendiği, davacının 2019 yılı Nisan ayına ilişkin ücret ödemesinin … sözleşmesinin feshedildiği 27.05.2019 tarihinde yapıldığı, Nisan ayı ücretinin geç ödenmesi nedeniyle davacının … sözleşmesinin feshinde haklı olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan yıllık izin formlarının incelenmesi neticesinde davacıya kullandırıldığı ispat edilemeyen bakiye 46 gün yıllık izninin olduğu yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının da yerinde olduğu tespiti gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    •  4857 Sayılı iş Kanunu madde 34 Ücretin gününde ödenmemesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 24 İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  53 Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri

    Yargıtay 9.  Hukuk Dairesi 12.01.2023 Tarih,  2022/17003 Esas,  2023/341 Karar (daha&helliip;)

  • Dava konusu işyerinde çalışmayan ve bu işyerinden alışveriş yaptıklarını söyleyen tanıkların ifadelerine dayanılarak davacının çalışma süreleri ve ücreti tespit edilemez.

    Özet: Davacı tanıklarından biri davacının akrabası, diğeri ise arkadaşı olduğunu beyan etmişlerdir. Ayrıca bu tanıkların davalı işyerinde çalışmadıkları da anlaşılmaktadır.        İşyerinde çalışmayan davacı tanıklarının işyeri çalışma düzenini bilemeyecekleri ortada olup, beyanlarına itibar edilemez. Davalı tanık beyanlarına göre de işyerinde fazla çalışma yapılmamaktadır. Bu delil duruma göre fazla çalışma ve genel tatil ücretine yönelik taleplerin ispatlandığı kabul edilemez. Mahkemece bu husus gözden kaçırılıp alacaklara hükmedilmesi hatalıdır

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 261: Tanığın dinlenilme şekli

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 14.12.2015 Tarih,  2014/24588 Esas, 2015/35249 Karar. (daha&helliip;)

  • Fazla çalışma ücreti hesabında tanık beyanı :davacının öz oğlu oluşu nedeni ile bu tanığın beyanına ihtiyatla yaklaşılmalıdır.

    Özet : Öncelikle davacı tanıklarından birisinin davacının öz oğlu oluşu nedeni ile bu tanığın beyanına ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Diğer taraftan davacı tanıkları davacının 07:30’da işe başladığını söylerken bu bilgisinin görgüye mi yoksa duyuma mı dayalı olduğu, başka bir anlatımla bunu söyleyen davacı tanıklarının beyanlarının görgüye dayalı olabilmesi için kendilerinin de haftanın 7 günü 07:30 da işyerinde olmaları gerekmekte olduğuna göre kendilerinin de her gün 07:30’da işyerinde olup olmadıkları açıklattırılmamıştır. Keza davacının mesainin bitiş saati hakkında davacı tanıklarından biri saat 24:00 derken diğer tanık ise 01:00 -02:00 şeklinde beyanda bulunduğu halde bu beyanında duyuma değil görgüye dayalı olabilmesi için anılan tanıkların da haftanın 7 günü 24:00 -01:00 veya 02:00’ saatlerine kadar çalışıyor olmaları gerekmektedir. Aksi halde davacı tanıklarının beyanları görgüye dayalı değil duyuma dayalı, nakli beyan niteliğinde olacak olup hükme esas alınmaları da mümkün olmayacaktır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 261: Tanığın dinlenilme şekli

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  08.04.2021 Tarih,  2021/3708 Esas,  2021/7774 Karar (daha&helliip;)