Kategori: İş hukuku

  • Fazla çalışma ücret alacağı bordro hilesi tespiti

    Özet: Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi net ücretinin 2.700,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise davacının ücretinin bordrosundaki gibi 2.602,58 TL brüt olduğunu savunmuştur. Davacı tanığı … . davacının aylık ücretinin ortalama net 2.700,00 TL olduğunu, fazla çalışmaların ödenmediğini, ücretin banka kanalıyla ödendiğini; davalı tanığı … . da davacının net ücretinin 2.360,00 TL olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini beyan etmiştir. Uluslararası Tır ve Ağır Vasıta Şoförleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, emsal ücretin 2017 yılı için aylık net 3.200,00-3.400,00 TL arası olduğunu bildirmiştir. Dosya kapsamında yer alan davacıya ait bordroların incelenmesinde; “fazla mesai” ve “fazla mesai-2” sütunlarının karşısında çalışma saati sıfır (0) yazılmasına rağmen, karşılığında her ay değişik miktarda tahakkukların yer aldığı ve böylece her ay değişik miktardaki tahakkuklarla toplam 2.700,00 TL civarı net ücret ödendiği tespit edilmiştir. Belirtilen sebeple; bordroda yer alan fazla çalışma tahakkuklarının fazla çalışma karşılığı olmadığı, bordroların hileli olduğu ve davacının ücretinin net 2.700,00 TL olduğunun kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi    03.12.2025 Tarih, 2025/8339 Esas,  2025/9478 Karar (daha&helliip;)

  • TİS farkı alacağı talep artırım işlemi ıslah olmadığından, bozmadan sonra yapılan bir ıslah da söz konusu değildir

    Özet: Somut olayda Dosya içeriğine göre dava belirsiz alacak davası türünde açılmış, bozma kararından sonra davacı tarafından 06.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile talep tam ve kesin olarak belirlenmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiğinin aksine, somut uyuşmazlıkta bozmadan sonra yapılan bir ıslah işlemi söz konusu olmayıp davacı tarafından talep artırım hakkı kullanılmıştır. Hukuki niteliği itibarıyla talep artırım işlemi ıslah olmadığından, bozmadan sonra yapılan bir ıslah da söz konusu değildir. Bu nedenle Mahkemece davacının belirsiz alacak davasına ilişkin talep artırım dilekçesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken söz konusu dilekçeye değer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 33: Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 176: Islahın kapsamı ve sayısı
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107 : Belirsiz alacak davası
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109: Kısmi alacak davası

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 02.04.2024 Tarih, 2024/2311 Esas,  2024/6398 Karar (daha&helliip;)

  • Irak’da iş kazasına uğrayan işçinin hakları SGK ile davalı işveren arasında topluluk sigortasının olmaması

    Özet: Irak ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmadığı, davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği şirketin Irak mevzuatına göre kurulmuş bir şirket olduğu, davacının hizmet cetveli incelendiğinde, davacının davalı şirketten herhangi bir bildirimi olmadığı, davalı şirketin davacıyı geçici olarak yurt dışına götürüldüğüne dair bir kanıt bulunmadığı, taraflar arasında yazılı hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davalı işveren tarafından Kurumla arasında yapılmış bir topluluk sigortası bulunmadığı, işveren sıfatının yabancı firmaya ait olması karşısında, mülkilik prensibi gereği davacının Türkiye’de sigortalı kabul edilemeyeceği ve geçirdiği kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/6258 E. 2022/9136 K. sayılı ilamı), Bu açıklamalar kapsamında davacı her ne kadar kazayla neticelenen olayın bir iş kazası olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de; olayın iş kazası olmadığının anlaşılması karşısında yargılamaya konu olayın gerek 4857 sayılı İş Kanunu, gerek ise de 5510 sayılı Kanun kapsamında iş mahkemeleri’nce görülerek sonuçlandırılabilecek nitelikte bir dava olmadığı açıktır.

    O halde, dava konusu eylemin bir haksız fiil olduğu, bu yönüyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. ve devamı maddeleri çerçvesinde genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülerek çözüme kavuşturulması görevinin genel mahkemelere ait olduğu, İş Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde :13 iş Kazası
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 16 iş Kazası sağlanan haklar
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 :Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 : Sürekli iş göremezlik

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 06.10.2025 Tarih,  2025/7189 Esas,  2025/13038 Karar (daha&helliip;)

  • Toplu iş sözleşmesinin yok olduğunun tespiti davası yetkili ve görevli mahkeme

    Özet: Somut uyuşmazlıkta, davacı işveren ile davalı Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talep edilmiştir. Toplu görüşme süreci ve toplu iş sözleşmesinin oluşturulmasına dair hükümler 6356 sayılı Kanun’un yedinci ila on birinci bölümlerinde düzenlenmiştir. 6356 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi gereğince de yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
    Bu itibarla, inceleme konusu davada görevli makamın Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olması sebebiyle kesin yetkili mahkeme Eskişehir iş mahkemesidir. Mahkemece yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine ve 6100 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi gereğince talep hâlinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 79: Görevli ve yetkili mahkeme
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114: Dava şartları

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  28.03.2024  Tarih,2024/4246 Esas,  2024/6044 Karar (daha&helliip;)

  • İşten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilemez

    Özet: Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. İşten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilmesi doğru değildir. Davalı … Kurumuna yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalıdır.

    • 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 3: Dava Şartı Arabuluculuk
    • 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 3:Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  22.02.2024 Tarih,  2024/270 Esas,  2024/3397 Karar (daha&helliip;)