Yazar: avadilyaman

  • Aracın mülkiyet değişikliğinin KTK’nın 94. Maddesi uyarınca sigortacıya bildirip bildirilmediği araştırılmalıdır.

    Özet: Güvence hesabına karşı açılan davada, eğer araç devri varsa bunun sigortacı şirkete tebliğ edilip edilmediği konusunda araştırma yapılmalı KTK m.94 hükmü olaya uygulanmalıdır. Aracın Mülkiyet Değişikliği Araştırılmalıdır. Aracın mülkiyet değişikliğinin KTK’nın 94. Maddesi uyarınca sigortacıya bildirip bildirilmediği, anılan madde gereğince fesih sürecinin gerçekleşip, gerçekleşmediği araştırılarak, ZMMS sigortacısına usulüne uygun bildirim yapılmadığı halde aracın önceki sahibi tarafından yaptırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşme hükümlerinin geçerli olup olmayacağı araştırılmalıdır.

    Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 25.02.2013 tarih,2012/3667 Esas 2013/2231 Karar

    İçtihat Metni
    Davacı vekili, müvekkilinin 17.07.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan eşi olan desteğinin vefat ettiğini, trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazada tam kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile temerrüde düştüğünü ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL, ıslah ile 37.135 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.08.2010 temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava edilmiştir.
    Davalı vekili, aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunduğunu, hatır taşıması olduğunu, müteveffanın sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, sürücü M.’nın kazada tam kusurlu bulunduğu, kaza tarihini kapsar şekilde S. adına ZMSS poliçesi düzenlenmiş ise de aracın 17.02.2010 tarihli noter belgesi ile satılmış olduğu ve poliçenin 28.02.2010 tarihinde geçersiz hale geldiği gerekçesiyle 37.135,00 TL tazminatın 16.08.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
    Karayolları Trafik Kanunu’nun 94. Maddesinde “Sigortalı aracın işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir.” Hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davalı vekili, kaza tarihinde kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu savunmuş, mahkemece sigortalı aracın kazadan 5 ay önce aracın mülkiyetinin el değiştirmesi nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi genel şartlarının C. 4. Maddesi uyarınca, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün geçtikten sonra sigorta poliçesinin geçersiz hale geldiği, aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesinin mevcut olmadığı, bu halde davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
    Ancak, mahkemece aracın mülkiyet değişikliğinin KTK’nın 94. Maddesi uyarınca sigortacıya bildirip bildirilmediği, anılan madde gereğince fesih sürecinin gerçekleşip, gerçekleşmediği araştırılarak, ZMMS sigortacısına usulüne uygun bildirim yapılmadığı halde aracın önceki sahibi tarafından yaptırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşme hükümlerinin geçerli olacağı hususu gözetilmek suretiyle, buna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ
    Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  • Somut bir gerekçe açıklamadan işyerinden ayrılan işçi isticvap edilmeli ve işyerinden ayrılma sebepleri sorulmalıdır

    Özet: Somut bir gerekçe açıklamadan işyerinden ayrılan işçi isticvap edilmeli ve işyerinden ayrılma sebepleri sorulmalıdır. (daha&helliip;)

  • Hastane temizlik işçisi asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaa

    Özet: Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulabilmesi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde ‘’işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme ‘’unsurunun gerçekleşmiş olması gerekir. Bundan başka asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklarının kısıtlanması veya daha önce asıl işveren tarafından o iş yerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulması gibi muvazaa kriterlerinin bulunmaması icap eder. Aksi halde alt işveren işçisi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görecektir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 :Asıl işveren alt işveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 İş hukukunda muvazaa
    • 6772 sayılı İlave Tediye Kanunu

    Yargıtay  (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 28.01.2014 tarih, 2013/17204 Esas  2014/1143 Karar (daha&helliip;)

  • Vakıf Üniversitesi ile  öğretim görevlisi arasındaki dava iş mahkemesinde görülür

    Özet: Davacı-karşı davalı vakıf üniversitesinin, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasa’da belirtilen hükümlere tabi olması, davalı-karşı davacı öğretim görevlisinin iş sözleşmesi ile çalışma olgusunu ortadan kaldırmaz. Davacı-karşı davalı vakıf üniversitesinin idari sözleşme ile eleman çalıştırması söz konusu olamaz. Davacı-karşı davalı üniversite ile davalı-karşı davacı öğretim görevlisi arasında iş ilişkisi bulunmaktadır. Mahkemece verilen görevsizlik kararı hatalıdır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca uyuşmazlık adli yargı yolunda ve iş mahkemesinde çözülmelidir. (daha&helliip;)

  • Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin en son brüt ücretidir.

    Özet: Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır.

    • 1475 Sayılı Bireysel İş Kanunu Madde 14 Kıdem tazminatı
    • 4757 Sayılı İş Kanunu Madde 32 Ücret
    • Kıdem tazminatı hesabı
    • Brüt Ücret Net Ücret

    (daha&helliip;)