Somut olayda; davacı vekilinin, murisin davacılardan mal kaçırmak amacıyla temlikte bulunduğu iddia edilmiş ise de; davanın niteliği itibariyle mahalli bilirkişi dinlenmesinin doğru olmadığı ve beyanlarının karara gerekçe yapılamacağı, tanık beyanları ve diğer deliller itibariyle ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafından mirasbırakanın mal kaçırmasını gerektiren bir olgunun ortaya konulamadığı, temlikin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, HMK’nın 190. ve TMK’nın 6. maddeleri gereğince muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
- 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 19: Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu madde 505: A. Tasarruf edilebilir kısım kapsamı
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu madde 506: II. Saklı pay
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6 : İspat kuralları I. İspat yükü
- 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190: İspat yükü
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 12.09.2024 Tarih, 2023/4352 Esas, 2024/4901 Karar (daha&helliip;)