Yazar: avadilyaman

  • İşyerinde kalp krizinden ölüm iş kazasıdır.

    Özet: Sonuç olarak, mahkemece, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle, ölen işçinin işyerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemeyeceğinin belirlendiği ve iş kazası ile işverenin eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığının değerlendirildiği kusur raporu alınarak, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu Madde 4 : İşverenin genel yükümlülüğü
    • İş kazasında kusur sorumluluğu

    T.C. Yargıtay Hukuku Genel Kurulu  20.03.2013 Tarih, , 2012/21-1121  Esas 2013/386 Karar (daha&helliip;)

  • Genel Sağlık Sigortası Prim borçlarının iptali

    Özet: Yapılacak iş, davacının 6552 sayılı Kanun uyarınca, yapılandırmadan yararlanıp yararlanmadığının davalı Kurumdan sorulması, başvurusu varsa buna ilişkin evrakların getirtilmesi, davacının henüz başvurusu yoksa başvuruda bulunup bulunmayacağının davacıya sorulması, bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart koşulduğunun gözönünde tutulması, Kanunda yazılı sürenin sonuna kadar beklenilmesi, davacının davadan vazgeçmesi halinde davanın bu nedenle reddine karar verilmesi, aksi halde işin esasına girilerek bir karar verilmesinden ibarettir.O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve 5510 sayılı Yasanın geçici 53. ve geçici 60. maddeleri ile getirilen düzenleme dikkate alınarak hüküm bozulmalıdır.

    Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi  07.05.2015 Tarih, 2014/20950  Esas  2015/7393 Karar

    (daha&helliip;)

  • ihale makamı konumunda bulunduğundan hüküm altına alınan işçilik alacaklarından sadece son üç aylık ücret ve fazla çalışma alacağı yönünden sorumluluğu olduğu

    ÖZET: Büyükşehir Belediyesinin davalı işverenin yüklendiği işle ilgili olarak ihale makamı konumunda bulunduğundan hüküm altına alınan işçilik alacaklarından sadece son üç aylık ücret ve fazla çalışma alacağı yönünden sorumluluğu bulunmaktadır.

    • Müteahhit ve taşeronların yerel yönetimlere yaptığı işler sonrasında hak   edişlerden işçilik alacaklarıyla ilgili yerel yönetimin  sorumluluğu
    • Hakedişten ücret kesme
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  36 Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü

    Yargıtay 21.Hukuk Dairesi  03.11.2009 Tarih, 2008/16235  Esas 2009/14164  Karar (daha&helliip;)

  • Radyoloji teknisyeni haftalık çalışma süresi 25 saattir (30.01.2010’dan itibaren haftalık 35 saat) üstü çalışma fazla çalışmadır

    Özet: : Radyoloji teknisyeni olan davacının ilgili düzenleme gereği günde 5 saat çalışabileceği dikkate alınarak günlük ücret 5 saate bölünerek saat ücreti tespit edilmelidir. Günlük 5 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılmalıdır. Elde kesin bilgi bulunmuyorsa, işçinin geçmiş dönem ücretleri asgari ücretle mukayese edilerek belirlenmelidir.

    ** İçtihat hükmünü yitirmiştir
    T.C. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 20.06.2013 Tarih,  2011/17875 Esas  2013/19144 Karar (daha&helliip;)

  • Maddi tazminat tahsili için açılmış olan bir davada ıslah yoluyla manevi tazminat istenebilmesi mümkündür.

    **İÇTİHAT HÜKMÜNÜ YİTİRMİŞTİR

    Özet: Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnalarından olup, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olarak tanımlanmaktadır. Islah ile taraflar dava sebebini, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilirler. Usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması şartı ile davanın tamamen veya kısmen ıslahı mümkündür. Dava sebebinin veya dava konusunun değiştirilmesi tamamen ıslah halleridir. (Baki Kuru 4. Cilt s. 3990).

    Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında davacılar tarafından usulüne uygun olarak açılmış maddi tazminat istemli davada ıslahla manevi tazminat istemelerinde hukuken bir engel yoktur. Mahkemenin başlangıçta talep edilmeyen bir hakkın yargılama aşamasında ıslah ile talep edilemeyeceği değerlendirmesi doğru değildir. Mahkemece manevi tazminata yönelik istemin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

    • Trafik Kazası Sonucu destekten yoksun kalma tazminat
    • Islahla yoluyla manevi tazminat İstenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (Hmk) (6100) Madde 176

    (daha&helliip;)