Yazar: avadilyaman

  • İş kazası nedeniyle tazminat davasında anne baba lehine destek tazminatı hükmedilmelidir.

    ÖZET: İş kazası sebebiyle ana ve baba yararına tazminata karar verilebilmesi için ana ve babaya iş kazasından dolayı gelir bağlanması gerekir. Ana ve babaya iş kazasından dolayı gelir bağlanmayacağının açık olarak belli olması halinde SGK’ya tespit davası açılmasına gerek yoktur. Öte yandan, ana ve babaya 65 yaşından sonra iş kazası sebebiyle gelir bağlanacak ise, buna göre maddi tazminat hesabı yapılmalıdır.

    • İş Kazası Sonucu Gerçekleşen Ölüm Nedeniyle, Ana Ve Babanın Maddi Tazminat İstemi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • 506 Sayılı (Mülga) Sosyal Sigortalar Kanunu Madde 24
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 20: Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 29: Yaşlılık aylığının hesaplanması
    • 818 Sayılı (mülga) Borçlar Kanunu  Madde 45

    T.C. Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu 27.03.2013 Tarih      2012/21-1047 Esas,  2013/395 Karar (daha&helliip;)

  • İşcinin 71 gün devamsızlık yapması yıllık ücretli izin belgesi olmaması durumunda iş akdinin işveren tarafından feshi haklıdır

    Özet: Davacının devamsızlık yaptığı iddia edilen tarihlerde işyerine devam ettiği yönünde bir itirazı bulunmadığı gibi babasının vefatı sebebiyle yıllık ücretli izinli olduğunu beyan ettiği, ancak dosya içerisinde davacının söz konusu tarihler-de yıllık ücretli izinli olduğuna dair yazılı bir talebi veya yıllık izin belgesi bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi babasının vefatı durumunda dahi bunun için yasal mazeret izninin verilmesi gerektiği, davacının tüm yıllık izinlerinin kullandırılmasının söz konusu olamayacağı, bu sebeple davacının yetmiş bir gün devamsızlık yapmasının iş sözleşmesinin haklı feshi için davalı işveren açısından haklı sebep oluşturduğu gözetilmeden davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    T.C. Yargıtay Hukuk Dairesi 20.10.2014 Tarih,  2014/24691 Esas,2014/28336 Karar (daha&helliip;)

  • Minibüs sahibinin bizzat çalışması durumunda esnaf sayılacağı farklı tarafların davaları ayrılmalıdır

    Özet: Dosya içeriğine göre, davacının minibüs şoförü olup,.. plakalı araçta 15.01.2011-15.11.2003 tarihleri arasında çalıştığı, aracın sahiplerinin İ.. S.., Z.. S.., E.. O.. olduğu; ayrıca davacının .. plakalı araçta ise 09.02.2004-31.10.2006 tarihleri arasında çalıştığı, aracın sahiplerinin ise N.. D.. ile M.. S.. olduğu, her iki aracın sahiplerinin ve davacının bu araçlardaki çalışma dönemlerinin farklı olduğu hususları göz önünde bulundurularak her iki araçla ilgili davanın aynı davada görülmesi iş hukuku bakımından davalılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı hususları göz önünde bulundurularak davaların tefrik edilmesi gerekirken birlikte görülmüş olması bozma nedenidir.
    Kabule göre de ruhsat sahibi davalıların, araçlarda kendilerinin çalıştığını iddia ettikleri hususu değerlendirilerek esnaf olup olmadıklarının araştırılması gerekirken mahkemece yazılı şekilde görev hususu irdelenmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • Minibüs sahibinin esnaf olup olmadıkları araştırılmalıdır.
    • davacının bu araçlardaki çalışma dönemlerinin farklı olduğundan davalar tefrik edilmelidir.
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 167: Davaların ayrılması

    T.C. Yargıtay  (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi  18.09.2014 Tarih, 2013/16614 Esas 2014/24521 Karar (daha&helliip;)

  • İşgücü kaybından doğan veya destek kaybından doğan maddi tazminat hesaplamasında pasif dönemin zararı asgari ücret üzerinden hesaplanmalıdır

    Özet: Kural olarak bedensel zarar nedeniyle tazminat ileri sürme hakkı zarar görene aittir. (BK.m.47). Ancak, kişisel hakları zarara uğrayanların da tazminat talep hakları vardır. (BK.m.49). Burada da, kural olarak, doğrudan doğruya zarar görme koşulu mevcuttur. Ancak, kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesi de hayatın olağan akışına, yerleşik değer yargılarına ve tecrübe kurallarına dayalı olarak belirlenecektir. Bir kimsenin beden ve ruh tamlığının ihlali sonucunda, onun yakınlarının da korunan varlıkları doğrudan zarara uğramış olabilir. BK.m.49 genel bir kural olup, öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde, ruhsal uyum ve dengesi sarsılanın, kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebilmesi olanağı vardır. Ailenin, kişisel değerler arasında önemli ve üstün bir yeri vardır ve kişilik hakkı aile ilişkilerini de kapsar.
    Somut olayda, yaralanmanın niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda, yaralanın eşi ve annesi olan davacıların kişilik değerlerinde eksilme duygusunu yaşadıkları, tecrübe kuralları ile sabit olup; ayrıca bu bakımdan bir ispat yükümlülüğü altında dahi değillerdir. Mahkemece davacılar … ve … hakkında da uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
    T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22.11.2011 Tarih,   2011/3419  Esas 2011/12261 Karar (daha&helliip;)

  • Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan dul aylığı terekeye dahil bir değer değildir.

    Özet: Murisin ölüm anındaki aktif ve pasif malvarlığı değerlendirilerek terekenin borca batık olup olmadığı tespit edilir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan dul aylığı terekeye dahil bir değer değildir. Sağ eşe kocasından dolayı dul aylığı bağlanmış olması terekeyi sahiplenme olarak kabul edilemez.
    T.C. Yargıtay 2.Hukuk Dairesi  13.02.2012 Tarih, 2010/16378  Esas 2012/2395 Karar (daha&helliip;)