Yazar: avadilyaman

  • Tazminata dayanak gösterilen eylem ceza mahkemesindeki yargılamada tespit edilmemiştir. Tazminat isteminin reddi gerekir.

    Özet: Ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. Tazminata dayanak gösterilen eylem ceza mahkemesindeki yargılamada tespit edilmemiştir. Tazminat isteminin reddi gerekir.
    T.C. Yargıtay  4. Hukuk Dairesi  16.03.2015 Tarih, 2014/7167 Esas 2015/3091 Karar (daha&helliip;)

  • Ceza davası açılmaması ya da davada beraat kararı verilmesi uzamış zamanaşımına engel değildir

    Özet: Ceza davası açılmaması ya da davada beraat kararı verilmesi uzamış zamanaşımına engel değildir. TCK’daki süreler uygulanmalıdır. Diğer yandan, ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Ayrıca ceza davası açılması gerekmediği gibi mahkumiyet kararı verilmesine de gerek yoktur. Bu bakımdan, davalılardan D.. E.. hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi, ceza zamanaşımının uygulanmasına engel değildir.
    Şu halde, açıklanan yönler gözetilerek, davalıların zamanaşımı savunmasının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
    T.C. Yargıtay  4. Hukuk Dairesi  26.01.2015 Tarih, 2014/16367  Esas 2015/932  Karar (daha&helliip;)

  • Haksız eylemden doğan tazminatın faizi eylemin vuku bulduğu tarihten itibaren işletilmelidir

    Özet: Mahkemece; davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat bedeline olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken; dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru görülmemiştir.  Haksız eylemden doğan tazminatın faizi eylemin vuku bulduğu tarihten itibaren işletilmelidir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • Haksız eylemden doğan tazminatın faizi eylemin vuku bulduğu tarihten itibaren işletilmelidi

    T.C. Yargıtay  3. Hukuk Dairesi 19.2.2015 Tarih, 2014/9570 Esas  2013/2597 Karar (daha&helliip;)

  • Rücu davasında sorumlular arasında teselsül uygulanmaz. Rücu davasında sorumlular kusurları oranında sorumludurlar.

    Özet: Rücu davasında sorumlular arasında teselsül uygulanmaz. Rücu davasında sorumlular kusurları oranında sorumludurlar. Dava, rücuan tazminat istemine ilişkin olup; rücu davasında, sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz. Davalılar ancak kusurları oranında sorumludurlar. Açıklanan ilke gözönünde tutularak davalıların kusurlarının bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle belirlenmesi ve kusur oranları itibariyle tazminatla sorumlu tutulmaları gerekir. Dosyada tarafların kusur oranlarına ilişkin herhangi bir bilirkişi raporu da bulunmamaktadır. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

    • Rücu davasında sorumlular arasında teselsül uygulanmaz
    • Rücu davasında sorumlular kusurları oranında sorumludurlar
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde madde 61 : Müteselsil sorumluluk dış ilişkide
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde madde 62 : Müteselsil sorumluluk İç ilişkide

    T.C. Yargıtay 4. Hukuk dairesi 14.1.2015  Tarih, 2014/3412 Esas 2015/142 Karar (daha&helliip;)

  • İşe iade davası davacının müdürüne hakaret ve sinkaf etmesi işverenin haklı ve geçerli nedenle fesih

    Özet: Dosya içeriğine göre davacı işçi hakkında davranışları nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de dosyada mevcut ve fesih gerekçesi edilen tutanak konusunda dinlenen aynı zamanda tutanak tanzim eden kişiler olan davalı tanıkları beyanları gözönüne alındığında davacının eylemi ile işverence gerçekleştirilen fesih arasında açık bir oransızlık bulunduğunun anlaşıldığı, 4857 sayılı Yasanın 25. maddesinde sayılan haklı nedenle fesih sebeplerinin hiçbirinin bulunmadığı, daha önce gerçekleşen disiplin cezasına ilişkin olayların ise altı günlük hak düşürücü süre nedeniyle haklı fesih gerekçesi yapılamayacağı, kaldı ki bu eylemi nedeniyle davacıya 09.05.2011 tarihinde disiplin cezasının verilmiş olduğunun davalı taraf cevap dilekçesi ve davacının özlük dosyasındaki belgelerden anlaşıldığı, bu nedenle feshe konu edilemeyeceği, davacının eylemi ile fesih arasın-da açık bir oransızlık bulunduğu ve feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile feshin geçersizliğinin tespitine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup davacı temyizi bu nedenle yerinde görülmüştür.
    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi 18.03.2015 Tarih, 2012/21298 Esas 2015/4936 Karar (daha&helliip;)