Yazar: avadilyaman

  • Sefer başına prim alarak çalışan şoförün fazla çalışma ücreti sadece yüzde elli zamlı kısım esas alınarak hesaplanmalıdır

    Özet: Sefer başına prim alarak çalışan şoförün fazla çalışma ücreti sadece %50 zamlı kısım esas alınarak hesaplanmalıdır. Davacının işe giriş tarihi 26/06/2008 olup, dosyadaki bilgi ve belgelerden ve taraf tanık beyanlarından davacının sefer başına prim aldığı yine davacı tanıklarının davacının ayda 3 gün izin yaptığını açıklamaları karşısında ayda 1 pazar çalıştığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının 26/06/2008 tarihinde işe girdiği, ayda 1 pazar çalıştığı ve fazla çalışma ücretinin zamsız tutarının ücretin içinde ödendiği kabul edilerek fazla çalışma ücretinin sadece zamlı kısmı hesaplanıp, hafta tatili alacağıda ayda 1 gün üzerinden belirlenmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi   30.3.2015 Tarih,  2014/1379 Esas 2015/12440 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin fazla çalışma ücreti alacağının hesabında %50 hakkaniyet indirimi yapılamaz

    Özet: Fazla çalışmaların ve bayram genel tatil ücret alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
    Somut olayda, davacı fazla çalışma ve bayram genel tatil ücret alacaklarını tanık deliline dayanarak ispatlamış ve mahkemece kabul edilen bu alacağa %50 oranında takdiri indirim uygulanarak hüküm altına alınmış ise de; uygulanan bu indirim oranı Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre yerinde değildir. Mahkemece, makul oranda bir indirim yerine hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde indirim yapılması isabetsizdir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Fazla Çalışma ücreti alacağında %50 oranında  hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde indirim yapılması

    T.C. Yargıtay  9. Hukuk Dairesi 2.3.2015 Tarih,  2013/14025 Esas  2015/8682  Karar  (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında feshin geçerli olduğunu ispatlama yükümlülüğü işverene aittir.

    Özet: Geçerli fesih nedeni olarak ortaya konulan vakıaların somut verilerle kanıtlanmadığı gibi işveren feshinin bu vakıalara dayalı olarak geçerli olduğu yönünde ilk derece mahkemesince herhangi bir saptama bulunmamaktadır.  Eldeki uyuşmazlık işverenin 29/08/2012 tarihinde gerçekleştirdiği feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesinden ibaret olup fesih sonrası gelişen olaylar ve yapılan şikayet ve açılan davaların eldeki uyuşmazlığın niteliğinin değiştirilmesine etkisinden söz edilemez. İşveren feshi öncesinde, işçiden kaynaklanan davranışların, iş ilişkisini ve iş barışını bozduğu ve işyerinde olumsuzluklara neden olduğu işverence kanıtlanamadığından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C Yargıtay  9 Hukuk Dairesi 12.11.2014 Tarih 2014/16671  2014/33726   Karar (daha&helliip;)

  • Dava Konusu alacağın temlik edilmesi

    Özet: Bir davada aktif dava ehliyetinin yani dava hakkının yargılamanın sona erdiği tarihe kadar bulunması gerekir. Somut olayda, yargılama sırasında davacı alacağının 400.000 TL kısmını 09/03/2012 tarihinde davada taraf olmayan …’a temlik ettiğine göre, davacının tazminatın 400.000 TL kısmı yönünden aktif dava ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda mahkemece HUMK’nun 186. maddesi uyarınca temellük eden …’ın davadan haberdar edilip huzuru ile 400.000 TL kısım yönünden davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 183 :Alacağın Devri
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde184:  Şekli

    T.C. Yargıtay  17. Hukuk Dairesi 16.2.2015 Tarih,  2013/15937 Esas 2015/2776 Karar (daha&helliip;)

  • 60 yaş sonrası için de tazminat hesabı yapılmalıdır. Fiili emeklilik yaşına bakılamaz.

    Özet: ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemini olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 65 yaşın aktif çalışma devresi, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de emeklilik ya da çalışma hayatının sona erdiği pasif dönemini oluşturduğu Dairemiz ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması ile benimsenmiştir. Destekten yoksun kalma nedeniyle tazminatın hesabında 60 yaşından sonra pasif devrede zararın oluşacağı ve bu zararının asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • Tazminat hesabında pasif dönem hesabı

    T.C. Yargıtay  17. Hukuk Dairesi 12.02.2015 Tarih , 2013/16165 Esas 2015/2692 Karar (daha&helliip;)