Özet: Sit alanı olması nedeniyle zeytin yağı tenekelerinin üzerine oturttuğunu beyan ettiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, konteynırın, içerisinde beton bulunan zeytin yağı tenekeleri üzerine konulduğu, zemine doğrudan temas etmediği, taşınabilir yapıda olduğu, inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olmadığı, görünüş olarak doğal tabii zeminin silüetini bozduğunun belirtildiği dosya kapsamında, her ne kadar mahkemece konteynırın zemine doğrudan temas etmemesi, taşınabilir olması, zemine zarar verilmemiş olması, eylemin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olmaması gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.11.1999 tarih ve 659 sayılı “doğal sitler koruma ve kullanma koşullarına” ilişkin ilke kararı ile I. derece doğal sit alanlarında bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozacak tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına karar verildiği, sanığın eyleminin, sit alanı olduğunu bildiği alanda ilgili Kurul’dan izin almaksızın doğal sit alanının silüetini bozan fiziki bir müdahale olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 08.06.2023 Tarih, 2019/8743 Esas, 2023/2081 Karar (daha&helliip;)