Özet: Direkler üzerine yerleştirilen, zeminle kalıcı bağlantısı bulunmayan, ahşap malzemeden yapılma, taşınabilir, temelsiz konteynerin bina niteliğinde değildir
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 04.07.2024 Tarih, 2024/2404 Esas, 2024/3656 Karar
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/453 E., 2022/1370 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarih, 2019/8977 Esas, 2022/1862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Dairemizin 10.03.2022 tarih, 2019/8977 Esas, 2022/1862 Karar sayılı bozma ilamında; “Sanığın, I. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki alanda izinsiz olarak 2x2x2 m ölçülerinde, taşınabilir ahşap satış ünitesi koyduğundan bahisle açılan kamu davasında, sanığın kolluktaki beyanında; dava konusu yeri daha önce … isimli kişinin işlettiğini, dükkanı bırakıp gidince aynı şekilde büfeyi işletmeye devam ettiğini beyan ettiği, 21/04/2015 tarihli duruşmadaki beyanında da, dava konusu yerin boşaltılmış durumda olduğunu, büfenin mevcut olmadığını belirttiği, mahkemece mahallinde keşif icra edilmediği, dosyanın, dosya üzerinden inceleme yapılmak üzere bilirkişilere tevdii edildiği, mimar ve inşaat bilirkişi raporunda, dava konusu eylemin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği dosya kapsamında, mahkemece dava konusu büfenin taşınabilir olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; sit alanları içerisindeki her türlü inşai ve fiziki müdahale için izin alınması gerektiği anlaşılmakla,
Sanığın kolluktaki beyanı göz önüne alınarak dava konusu ahşap büfenin sanık tarafından yapılıp yapılmadığı, sanık tarafından sit alanına konulup konulmadığı hususu tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, mahallinde bağımsız arkeolog ve inşaat mühendisi bilirkişi refakatinde keşif icrası ile, dava konusu yapının kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmamış ise eylemin niteliği tespit edilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarih, 2022/453 Esas, 2022/1370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 02.05.2024 tarih, 2024/35187 sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, her ne kadar sanık hakkında “2863 sayılı Yasaya Muhalefet” suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmış ise de; icra edilen keşif sırasında yapılan gözlem, Kültür ve Tabiat Varlıklarının vermiş olduğu cevabi yazısı bir arada değerlendirildiğinde, bahse konu kanuna aykırı olduğu iddia edilen eylen neticesinde dava konu yerde inşaa edilen ahşap satış ünitesi, satış ünitesi çevresinde ahşap zemine oturma alanı üzerinde yerleştirilen masa ve sandalyelerin kaldırıldığı, diğer bir söylemle fiili zeminde 2863 sayılı Kanuna aykırı fiziki ve inşai müdahale mevcut olmadığının belirlendiği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE VE KARAR
Dairemizin 10/03/2022 tarih, 2019/8977 Esas, 2022/1862 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.
Bir yanıt yazın