Yazar: avadilyaman

  • Emekli olduktan sonra işçinin başka işyerinde çalışması

    Özet: Emeklilik sebebiyle işyerinden ayrılan işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. İşyerinden ayrıldıktan sonra işçinin başka bir iş-yerinde çalışmaya başlaması bu sonucu değiştirmez

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • Emekli olduktan sonra işçinin başka işyerinde çalışılırsa dahi kıdem tazminatına hak kazanılır.

    Yargıtay (Kapatılan)22. Hukuk Dairesi  8.11.2013 Tarih, 2012/27761 Esas,  2013/23841 Karar (daha&helliip;)

  • Trafik kaydında görünen kişinin işleten ve sorumlu olmadığının anlaşılmasıyla husumet yönünden ret kararı verilmesi halinde, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemez.

    Özet: Davada husumetin trafik kaydında görünen kişiye yöneltilerek açılmasından sonra, trafik kaydında görünen kişinin işleten ve sorumlu olmadığının anlaşılmasıyla husumet yönünden ret kararı verilmesi halinde, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Zira, burada trafik kaydına bakarak dava açan davacının kusurunun varlığından söz edilemez.

    • 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 3: tanımlar İşleten kavaramı
    • 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 19:  Tescil belgesi alma zorunluluğu
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 56 manevi tazminat
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde  320:Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi

    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 10.05.2011 Tarih, 2010/6075 Esas,  2011/5466 Karar.

    (daha&helliip;)

  • Sigorta kayıtlarında işçinin işvereni olarak görünen işyerlerinin kayıtları getirilmeli ve somut olayda “işyeri devri”, “birlikte istihdam” veya “organik bağ” olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Özet: davacının çalışma süresinin bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektirecek “işyeri devri” ve “birlikte istihdam” ile “işverenler arası organik bağ” gibi olguların mevcudiyet olup olmadığı somut olayda anlaşılamamaktadır. Bu sebeple mahkemece öncelikle davacının çalışma kaydının gözüktüğü işveren kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan getirtilerek davacının çalışma süresinin bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektirecek olgu ya da olguların bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre davalı işverenin sorumlu olduğu çalışma süresinin tespiti ile davacının talepleri hakkında hüküm kurulmalıdır. Belirtilen esaslara uyulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/1: İşyeri
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/1: İşyeri devri
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 :ara dinlenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    Yargıtay (Kapatılan)  22. Hukuk Dairesi 19.11.2012 Tarih  2012/6059 Esas 2012/25790  Karar (daha&helliip;)

  • Fazla çalışma ara dinlenmesinde uygulanacak ilkeler

    Özet: Fazla çalışma süreleri belirlenirken; dört saat ve kısa süreli çalışmalarda 15 dakika, dört saatten fazla yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) olan süreli işler için en az / saat, yedi buçuk saati aşan ve on bir saate kadar (on bir saat dahil) olan süreli işler için 1 saat ve on bir saati aşan çalışmalar için en az 1,5 saat dinlen-me arası verileceği kabul edilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 :ara dinlenmesi

    Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi  24.04.2013 Tarh, 2013/2900 Esas 2013/7458 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin 10 saat çalışması ara dinlenme süresi 1 saattir

    Özet: Taraf tanıklarının beyanları doğrultusunda davacının haftanın 6 günü, günde 10 saat çalışma yaptığının kabulü yerinde ise de bu çalışmadan ara dinlenmesinin düşülmemesi hatalıdır. Fazla çalışma hesabının 1 saat ara dinlenmesi düşülerek günlük olarak belirlenmesi, günlük çalışma süresinin haftada çalışılan gün sayısı ile çarpılması ve haftalık 45 saat çalışma süresi düşülerek fazla çalışma süresinin ve bunun ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hesap yapılması hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 :ara dinlenmesi

    Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 09.10.2012 Tarih,  2010/23052 Esas 2012/33696 Karar. (daha&helliip;)