Yazar: avadilyaman

  • Trafik kazası sürekli iş göremezlik pasif dönem hesabı

    Özet: Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönem için net asgari ücret üzerinden hesap yapılmıştır. Davacının pasif dönemine ilişkin tazminata esas geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

    • Trafik kazası sürekli iş göremezlik pasif dönem hesabı
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Sürekli iş göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 55 Tazminatın belirlenmesi

    (daha&helliip;)

  • Desteğin kusuruna denk gelen maddi tazminat talepleri sigorta teminat kapsamı dışındadır.

    Özet: KTK 92. madde hükümlerine göre sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, başvuranın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, davacı … yönünden başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 92
    • Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
    • Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar
    • Römorka arkadan çarpması sonucu trafik kazası

    (daha&helliip;)

  • İş koşullarında esaslı değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını işveren kanıtlamak zorundadır

    Özeti: Dosya içeriğine göre davalı işverenin ekonomik tedbir ve tasarruf sebebinin gerekçe göstererek, işyeri düzenlemesi ve uygulaması ile kanuni izin süresinden fazla olarak kullandırılan izin sürelerini kanuni izin sürelerine çekme kararı aldığı ve bu kararı tüm işçilere tebliğ ettiği, tebliğ etmeyen davacı dahil 13 işçinin iş sözleşmelerini “Tasarruf tedbirleri nedeni ile izin süresinin yasal izin sürelerine çekilmesini kabul etmemesi” sebebi ile yazılı bildirim ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. ve 17. maddeleri uyarınca feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı işverenin aldığı kararın izin süresini azaltması sebebi ile iş şartlarında esaslı değişiklik olduğu açıktır. Davalı işveren kabul etmeyen işçilerin iş sözleşmelerini feshetmiş ise de ekonomik ve tasarruf tedbirine gereksinimi olduğunu, bir başka deyimle iş şartlarında esaslı değişikliğin geçerli sebebe dayandığını ispatlayamamıştır. Bu gerekçelerle davanın kabulü gerekmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • iş şartlarında esaslı değişiklik
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  22 Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
    • Geçerli fesih sebebinin işverence kanıtlanamaması

    (daha&helliip;)

  •  Cezai şart  İşveren ve işçi arasında çift taraflı kararlaştırılırsa  geçerli olur

    Özeti: Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki 29.4.2010 tarihli iş sözleşmesi asgari sürelidir. Bu sözleşmede davalı işçi tarafından işyerinde en az beş yıl süre ile çalışma taahhüdünde bulunulmuş, süresinden önce haklı sebebe dayanmayan fesih hali cezai şarta bağlanmıştır. Söz konusu cezai şart sözleşmede iki taraflıdır. Davalının beş yıldan önce, 17.08.2010 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Sözleşmenin belirtilen niteliği gereği cezai şart düzenlemesi geçerli olup, mahkemece işçinin çalıştığı süre ile oranlanmak ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre uygun bir indirime gidilerek cezai şart alacağı belirlenmeli, buna göre karar verilmesi gereklidir.

    • İş hukukunda cezai şart
    • Cezai şart alacağında indirim yapılması

    (daha&helliip;)

  • Her ay sabit bir tutarın bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilmiş olması

    Özeti: Davacı, işyerinde 10.00-18.00 arası, çoğu zamanda 22.00’ye kadar çalıştığını iddia etmiştir. Dosyaya ibraz edilen tüm bordrolarda aylık 10 saatlik fazla mesai tahakkuku bulunmaktadır. Davacı delilleri arasında sunulan e-mail ekindeki haftalık çalışma çizelgelerinde davacının haftada 4 gün 10.00-22.00 vardiyasında, diğer iki gün de 8’er saatlik vardiyalarda haftada toplam 56 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, her ay belli miktarda tahakkuk yapıldığı gerekçesiyle fazla mesai ücreti isteğinin ve işçi feshi bu alacağın ödenmemesine bağlı olduğundan kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı olmuştur. İşçinin belirtilen çalışma düzenini söz konusu belgelerle kanıtlayabildiği dönem için fazla mesai ücreti hesaplanmalı, bordro ile aynı dönem ödenen miktar düşülmeli, kalan rakam varsa hüküm altına alınmalı, bu durumda davacının kıdem tazminatı talep edebileceği de dikkate alınarak alacaklar hakkında bir karar verilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Her ay sabit bir tutarın bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilmiş olması

    (daha&helliip;)