Yazar: avadilyaman

  • İşçinin emekli olduktan sonra bir başka işyerinde çalışması kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz

    Özet: İşçinin emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi, işçinin bu hakkını kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü bir başka işyerinde çalışma amacı ile de kullanması mümkündür. Sosyal Güvenlik Hukuku alanında, yaş şartını da gerçekleştirmek sureti ile emekli olan işçilere sigorta destek primi ödeyerek çalışma imkanı tanındığı da dikkate alındığında, 1475 sayılı Kanun’un 14/1-5. maddesindeki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma yaşamını aktif olarak sonlandırması olduğundan bahsedilemez. Çalışmakta olduğu işyerinde yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ilişkin yükümlülüklerin tamamlayan işçinin, kendisi için çalışma şartlarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir işyerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanması halinde 4857 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı davrandığı kabul edilemez. Kanun ile tanınmış emeklilik sebebi ile fesih hakkının kullanması ile birlikte kıdem tazminatına hak kazanılacağının kabulü gerekir. İşçinin hangi amaçla bu hakkı kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanması açısından önem arz etmemektedir. Bu sebeple davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    • İşçicin emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi
    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı fıkra 4 emeklilik feshi
    • İşçinin emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshinde ihbar tazminatına hak kazanamaz
    • işçinin çalışma hakkı anayasal haktır

    T.C Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 06.05.2014  Tarih, 2013/23125 Esas, 2014/11527 Karar

    (daha&helliip;)

  • Belirli süreli yapılan mevsimlik iş sözleşmesinin tekrarlanması halinde belirsiz süreli mevsimlik iş sözleşmesine dönüşeceği

    Özetİ: Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir. Mevsimlik iş sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesindeki hükümlere uygun olarak, belirli süreli olarak yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da kurulabilir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona erer ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
    Buna karşılık, işçi ile işveren arasında mevsimlik bir işte belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmelerle çalışılmışsa iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 11/son maddesi uyarınca belirsiz süreli nitelik kazanacaktır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi

    (daha&helliip;)

  • İşverenin haklı nedenlere dayanarak iş sözleşmesinin feshi: işçinin şantaja yönelik ifadeler kullanılmış olması

    Özet: İşverene gönderdiği mesajda işten ayrılmayı kafasına koyduğunu belli eden işçinin şantaja yönelik ifadeler kullanılmış olması işveren yönünden hizmet akdinin haklı nedenle feshedilmesi imkanını doğurur.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25  ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller
    • İşçinin işverene şantaj yapması

    (daha&helliip;)

  • İşçinin feshe konu eylemi nedeniyle iş akışının bozulduğunun kanıtlanmamıştır

    Özet: Davacının eylemi sonucunda işyerinde işin akışının ne şekilde bozulduğu davalı tarafça makul gerekçelerle ortaya konulmuş değildir. Davacının belirtilen eylemi karşısında davalı tarafça işle ilgili uyarı veya ihtar şeklinde bir cezalandırma yoluna gidilebileceği halde iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesi, davacının eylemine göre orantısız olmuştur. Davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli sebeple feshine sebep olacak bir davranışta bulunulmadığına göre; davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • İşçinin feshe konu eylemi nedeniyle iş akışının bozmaması
    • İşe iade davası
    • Feshin ölçülülük ilkesine aykırılığı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 :Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 :Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    (daha&helliip;)

  • Muvazaalı alt işveren haksız eylem sorumlusu olup, işçilik alacaklarından asıl işverenle birlikte sorumludur

    Özet: Muvazaalı alt işveren haksız eylem sorumlusu olup, işçilik alacaklarından asıl işverenle birlikte sorumludur.

    Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna …/ dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 54 Yıllık ücretli izne hak kazanma
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 İş hukukunda muvazaa

    Yargıtay  (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi, 18.03.2014 Tarih  2013/20946 Esas 2014/6228 Karar (daha&helliip;)