Özet: Hizmet tespiti davası ile işçilik alacaklarının tahsiline yönelik davanın birlikte açılması halinde davaların tefriki gerekir.
T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.03.2014 Tarih, 2013/21-1547 Esas 2014/305 Karar (daha&helliip;)
Yazar: avadilyaman
-
Hizmet tespiti davası ile işçilik alacaklarının tahsiline yönelik davanın birlikte açılması halinde davaların tefriki gerekir.
-
Sosyal Güvenlik Kurumu Yersiz ödemelerin yeniden yapılandırılması
Özet: Yapılandırma hükümlerinden yararlanabilmek için açıklanan yasal düzenlemede belirtilen genel sağlık sigortası primi haricindeki alacaklar bakımından 31.12.2014, genel sağlık sigortası primi alacakları yönünden ise 30.04.2015 tarihine kadar Kuruma başvuruda bulunulması gerekmektedir. Ayrıca, anılan maddenin 9. fıkrası hükmüne göre de, yapılandırma hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenleme gereği, davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu gözetilmeli, bu çerçevede 6552 sayılı Kanunun tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığı incelenmeli,yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile Geçici 60. maddenin 9. fıkrasının “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükmü de göz önünde bulundurularak, yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmelidir.
- 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu geçici madde 60: yapılandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas No. 2014/22067 Karar No. 2015/22249 Tarihi: 04.11.2014 (daha&helliip;)
-
Manevi tazminat bölünemez
Özet: Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nın 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 Karar’ı ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı Karanda bu doğrultudadır.
Hal böyle olunca davacı sigortalının manevi zararlarına karşılık olarak 2.000,00 TL aldığının davaya konu ibranameden ve taraf beyanlarından anlaşılması karşısında manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi göz ardı edilerek davacı sigortalı için manevi tazminat isteminin reddi yerine kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.- 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 12: İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
- 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 56 manevi tazminat
T.C. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi 01.06.2015 Tarih, 2015/6169 Esas 2015/12432 Karar (daha&helliip;)
-
İş kazası nedeniyle ihtiyati haciz talep edilebilir.
Özet: İİK’nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Somut olayda haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açıktır. Sadece olayın iş kazası olup olmadığı failin kim olduğu ve kusur durumu çekişmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup ihtiyati haciz talebinin incelenmesi gerekirken, yerel mahkemece, davacının isteği ile ilgili niteleme ve hukuki tavsifte yanılgıya düşülerek ihtiyati tedbir koşullarının tartışılması ve ihtiyati haciz talebiyle ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir
- 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu madde 257 İhtiyati Haciz
Yargıtay 10 . Hukuk Dairesi 27.10.2014 Tarih, 2014/21038 Esas, 2014/21387 Karar (daha&helliip;)
-
Hizmet tespit davasında araştırma usulü
Özet: Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Somut olayda; davacının çalıştığı okuldaki anasınıflarının yaz tatilinde ara verip vermediği (kapalı olup olmadığı) araştırılmadan yılın 360 günü kesintisiz şekilde çalıştığının kabulü ile eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 3.12.2014 Tarih, 2014/22088 Esas 2014/28209 Karar (daha&helliip;)