Yazar: avadilyaman

  • İşçinin sık sık rapor alması iş akışının bozulması geçerli fesih

    Özet: Dosya içeriğine göre davacının 14.02.2012-26.07.2012 tarihleri arası bir kısmı aynı bir kısmı farklı rahatsızlıklara ilişkin 8 ayrı raporla toplam 76 gün rapor kullandığı görülmektedir. Davacı tıbbi tanıtım temsilcisidir. Raporlu olduğu dönemde ziyaret yapması gereken yerlere ya ziyaret yapılmayacağı veya başka bir çalışanın ek olarak o noktalara yönlendirilerek ziyaret yapması gerekeceği, bunun da işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açıktır. Davacının aldığı raporların kesintili olduğu ve 4857 Sayılı İş Kanunu m.25/I-a’da belirtilen süreyi aşmadığı görülmekteyse de, aldığı raporların sayısı, uzunluğu ve davacının ilaç tanıtımı görevinde çalıştığı dikkate alındığında, bunun işyerinde olumsuzluklara neden olduğu, bu nedenle işverenden davacıyla çalışma ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği feshin geçerli olduğunun kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay 9 . Hukuk Dairesi 02.06.2014 Tarih, , 2014/14918  Esas  2014/17763 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşçinin 12 saatlik çalışmasında ara dinlenmesi 1.5 saattir.

    Özet: İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
    Somut olayda davacı işçinin günde 12 saat çalıştığı her iki taraf tanıklarının anlatımıyla belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıdaki ilkelere aykırı olarak 1,5 saat yerine 1 saat ara dinlenmesi düşülerek fazla çalışma ücreti hesabı hatalı olup bu yönde ayrı bir bozma nedenidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 ara dinlenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No. 2012/14454 Karar No. 2014/14594 Tarihi: 06.05.2014 (daha&helliip;)

  • Sözleşmeli dönemde iş sözleşmesi olmadığı için kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları istenemez

    Özet: 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 5.2.2009 gün ve 2005/ 40 E, 2009/ 17 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, davacı işçinin ilerde emekli olması durumunda davaya konu olan 1990-1998 yılları arasındaki çalışmaları sebebiyle Emekli Sandığından talep hakkı doğabilecektir.
    Dosya içeriğine göre davacı 1990-1998 yılları arasında 5434 sayılı Emekli Sandığı Hükümlerine tabi olarak sözleşmeli personel statüsünde davalı bankada görev yapmış ve 01.04.1998 tarihinde davalı bankanın özelleştirilmesi sonucu İş Kanununa tabi olarak çalışmaya devam etmiştir. Bu arada 5434 sayılı yasanın geçici 192. maddesi uyarınca Emekli Sandığı ile olan bağlantısı devam etmiş ve iş sözleşmesinin feshedildiği 18.1.2002 tarihine kadar bu şekilde çalışmıştır. Davalı işveren tarafından 01.04.199818.01.2002 tarihleri arasında kalan süre için kıdem tazminatı ödenmiştir.
    İşyerinden emeklilik sebebiyle ayrılmamış olan davacı işçinin 5434 sayılı yasa hükümlerine tabi 1990-1998 yılları arasında kalan çalışmaları için kıdem tazminatına hak kazanması mümkün olmadığı gibi bu dönem için arada iş ilişkisi bulunmadığından ve İş Kanunu tabi bir çalışma yapılmadığından, bu kanuna dayanılarak fazla mesai ve hafta tatil ücret alacağı istemleri de talep edilemez. Mahkemece, isteklerin tamamının reddi gerekirken yazılı şekilde kıdem tazminatı ve fazla mesai ücret alacağının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/1: İşyeri
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 8 İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  02.06.2014 Tarih,  2012/10860 Esas,  2014/1760  Karar

    (daha&helliip;)

  • İşçilik alacağı hesabında asgari geçim indirimi brüt ücrete dahil edilemez

    Özet İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi yasa ile getirilmiş olup, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir. Anılan alacak yasadan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle giydirilmiş ücretin asgari geçim indiriminin de dahil edilerek hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi

    T.C: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.05.2014 Tarih, 2012/7286 Esas, 2014/14495 Karar (daha&helliip;)

  • Ücretin ödendiğini işveren kanıtlamak zorundadır

    Özet: 4857 sayılı İş Kanununun 37’nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.

    • 4857 Sayılı İş Kanunu madde 32: ücret ve ücretin ödenmesi

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas 05.05.2014 Tarih,  2012/9712 Karar 2014/14518 Karar (daha&helliip;)