Yazar: avadilyaman

  • İş sözleşmesine aykırı davranan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulanmasının gerekmesi-haksız ancak geçerli fesih

    Özet:  Zira ikinci fıkradaki düzenleme ile işçinin kusur oranına göre verdiği hasar otuz günlük ücretini aşsa da kusurun daha çok işverende veya başka bir etkende olduğu, işçinin kusurunun daha az ve hafif olduğu durumlarda sorumlu tutulmamasına karar verilecektir. Diğer taraftan işveren, iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım mazur görülemez. Sonuç itibariyle fesihte bir cezadır. Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak önlem, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı bir başka anlatımla tedbir uygun olmalı, ulaşılmak istenen amaç açısından gerekli olmalı ve uygulanacak tedbirin sonucu olan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç, ölçüsüz bir oran içerisinde bulunmamalıdır. Bu ilke uyarınca yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecektir. işçinin davranışının haklı fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve gerekli olmayan bir sonuç ise geçerli neden, işveren açısından iş ilişkisinin devamını önemli ölçüde çekilmez hale getirmeyecek ve işçiye fesih dışında başka bir disiplin cezası ile geçiştirilebilecek bir davranış ise, geçersiz neden kabul edilmelidir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 400: İşçinin sorumluluğu
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay 9 Hukuk Dairesi 11.03.2015 tarih 2015/1642  karar 2014/10040 Esas

    (daha&helliip;)

  • Sağlık ve güvenlik biriminden hizmet alabilmesi için, öncelikle görevlendirdiği ve kendi işçisi olan işyeri hekimi veya diğer personelin görev tanımı içinde belirtilen niteliklere sahip olmaması gerekir.

    Özet: Somut uyuşmazlıkta davalı işveren davacı işyeri hekiminin işyeri hekimi olarak görev yapamayacağına, kısaca bu yönde niteliklere sahip olmadığını ortaya koyamamıştır. Bu nedenle fesih geçerli nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
    4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

    • 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu madde 6: İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirilmesi

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 02.04.2015 tarih,  2015/3000 Esas  2014/12939 Karar

    (daha&helliip;)

  • Grev uygulama kararının grev oylamasını beklemek zorunda olmadığı

    Özet: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 60/1 maddesine göre “Grev kararı, 50 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen uyuşmazlık tutanağının tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde alınabilir ve bu süre içerisinde altı iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulabilir. Bu süre içerisinde, grev kararının alınmaması veya uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi hâlinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi düşer”. 2822 sayılı kanunda süre grev veya lokavt kararının tebliğinden sonra işlerken, yeni bu düzenlemede artık uyuşmazlık tutanağının tebliğinden itibaren başlayacaktır. Grev kararı alınmıştır. Grev kararı almak ve uygulamak işçi kuruluşuna sağlanmışken, grevin uygulanmasını işyerinde çalışanların grev oylaması yolu ile önlemeleri olanağı da getirilmiştir. Ancak grev oylaması grevin zorunlu şartlarından değildir. Grev oylamasına başvuru zorunlu olmadığı gibi uygulamaya koyma sırasında grev oylamasını beklemeye, grev oylaması talep edilmesini beklemek de zorunlu değildir

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 50: Toplu İş Uyuşmazlıklarının Çözümünde Arabuluculuk
    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 60:Kanuni grev ve lokavt kararının alınması ve uygulamaya konulması

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 19.02.2015 Tarih,  2015/3584  Esas 2014/7508 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşçinin ahlaksızlıkla suçlanarak iş sözleşmesinin feshi-Manevi tazminat

    Özet: Dosya kapsamına göre “işveren yetkilisinin ellerinde görüntülerinin bulunduğunu belirterek ahlaksızlıkla suçlamasının” davacının kişilik haklarına saldırı ve kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğunun kabulü gerekirken davalıların kendi iddialarını ispatlayamaması karşısında manevi tazminat talebinin kabulü gerekirken Mahkemece, gerekçesi dahi belirtilmeden yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 16.04.2015 Tarih  2014/2671 Esas  2015/14580 Karar

    Madde 4857 S. İşK. /26 (daha&helliip;)

  • Toplu iş şözleşmesinden doğan hakları ihlali durumunda çıkan uyuşmazlık eda davasına konu olur

    Özet: Toplu İş Sözleşmesinden doğan hakların ihlâli durumunda ortaya çıkacak hak uyuşmazlığı eda davasına konu yapılabilir. Eda davasının özelliği Toplu İş Sözleşmesinden doğan hakların taraflardan her biri tarafından yerine getirilmemesi halinde açılabilmesidir. Bununla beraber, eda davası çoğu kez Toplu İş Sözleşmesinin normatif hükümlerinin işveren tarafından ihlali ya da inkarı halinde hakkı ihlal veya inkar edilen işçiler tarafından açılabilir.
    Toplu İş Sözleşmesinin normatif hükümlerinin yorumuna ilişkin davalar ise 6356 sayılı Yasanın 53. maddesinin birinci bendi uyarınca sözleşmenin taraflarından her biri tarafından açılabilir. Somut olayda davacı sendikanın 01.07.2011-30.06.2013 tarihleri arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin ve işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinin lehe olan hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiğinin tespitine yönelik davayı bizatihi sendika tüzel kişiliği adına açtığı görülmekle kendi tüzel kişiliği adına dava açan sendikanın HMK’nın 114/e maddesi uyarınca dava takip yetkisine sahip olmadığı gözetilmeksizin davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken esasa ilişkin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 26: Kuruluşların faaliyetleri
    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 53 Yorum davası ve eda davasında faiz

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  28.04.2015 Tarih  2015/11497 Esas 2015/15217 Karar

    (daha&helliip;)