Yazar: avadilyaman

  • İş kazası nedeniyle manevi tazminat takdiri -manevi tazminatın yetersizliği

    Özet: Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmedilen 30.000.00-TL manevi tazminat ile çocuk yönünden hükmedilen 20.000.00-TL manevi tazminat ile anne-baba yönünden hükmedilen 10.000.00’ar-TL manevi tazminatların az takdir edildiği ortadadır.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 55 Tazminatın belirlenmesi

    T.C.  Yargıtay (Kapatılan)21. Hukuk Dairesi  06.11.2012   Tarih,  2011/12275 Esas, 2012/18780 Karar.
    (daha&helliip;)

  • İş kazasında zamanaşımı başlangıcı maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarihtir

    Özet: Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında, somut olayda olay tarihinden sonra devam eden tedavilere bağlı olarak gelişen bir durum sözkonusu olmadığından BK 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin kaza tarihinden itibaren hesaplanacağı buna göre ıslah tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile direnme kararın bozulması gerektiği görüşü ileri sürümüş ise de bu görüş yukarda açıklanan nedenlerle çoğunluk tarafından benimsenmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle; mahkemenin zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarih sayılmasına ilişkin kabulü usul ve yasaya uygundur.
    Ne var ki, mahkemece hükmedilen miktarlara yönelik olarak davalı vekilinin temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmemiştir.
    Bu nedenle işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Sürekli iş göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Geçici iş göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 56 manevi tazminat
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 72 zamanaşımı
    • 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu madde :125 zamanaşımı

    Yargıtay Hukuk Genel kurulu  15.05.2015 Tarih, 2013/21-2216  Esas  2015/1349 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşçi alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının koşulları

     Özet: Sözkonusu düzenlemelere bakıldığında, işçi işveren arasındaki iş ilişkisinde belgeye bağlama görev ve yetkisinin işçide değil, işverende olduğu görülmektedir.
    İş sözleşmesinde iş görme edimini yerine getiren ve belge düzenleme yetkisi ve yükümlülüğü bulunmayan işçinin alacaklarını belirleyebilmesi için işveren tarafından düzenlenen yasaya uygun belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Diğer yandan iş ilişkisindeki alacak kalemlerinin hesaplanmasında çıplak ücret ya da giydirilmiş ücrete göre hesaplanan farklı alacak türleri bulunmaktadır. Örneğin kıdem tazminatı, giydirilmiş ücretten hesaplanırken, diğer işçilik alacakları (fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacakları gibi) çıplak ücretten hesaplanmaktadır. Giydirilmiş ücrete, işçinin asıl ücretine ek olarak sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler de dahil edilmektedir. Özellikle ücrete dahil edilecek menfaatlerin iş yerinde süreklilik arz edip arz etmediği de çoğunlukla taraflar arasında tartışma konusu edilmektedir. Bu nedenle eğitim düzeyi ve sosyal durumları birbirinden farklı olan işçilerin alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmelerini beklemek mümkün değildir. Bunun için yukarda bahsedilen iki kriter birlikte değerlendirilerek, dava konusu edilen işçilik alacağının belirli olup olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
    Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2012 gün ve 2012/9-838 E., 2012/715 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçilik alacaklarının özelliği de dikkate alınarak, alacakların belirli olduğunu söylemek mutlak olarak doğru olmadığı gibi, aksinin kabulü de doğru değildir. Aynı şekilde Bu nedenle, talep konusu işçilik alacakları belirli olup olmadığının somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi daha doğru olacaktır.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107: Belirsiz alacak davası
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109: Kısmi dava

    T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  17.06.2015 Tarih,  2015/22-1156  Esas 2015/1598 Karar

    (daha&helliip;)

  • Bebek bakımı hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilmelidir. Bebek bakımı iş kanununa tabidir.

    Özet: Somut olayda, tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından davalının davacıyı devamlı olarak çocuklarına bakması için işe aldığı, davacının bu çocukların bakımı ile uğraştığı, bunun yanında ise arızi olarak ev işlerinde ev sahibine yardım ettiği bu nedenle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin İş Kanunu’nun düzenlediği anlamda hizmet ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda her ne kadar iş ilişkisinin resmi belgeler üzerinde dava dışı şirket ile kurulduğu görülmekteyse de davacının fiilen davalıların ev hizmeti ve çocuk bakımında görevli olması iş ilişkisinden doğan sorumluluğun davalılara ait oluşunu etkilemeyecektir. Mahkemece işin esasına girilerek dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husmetten red kararı verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 :kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  1:Amaç ve kapsam
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 :süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 :Ücret ve ücretin ödenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 46 : Hafta tatili ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 47 :Genel tatil ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  57 : Yıllık izin ücreti

    T.C. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi    09.03.2015 Tarih, 2013/35095 Esas,  2015/9308 Karar

    (daha&helliip;)

  • İş kazasından bağlanması istenen maaşın bağlanabilmesi için ölüm olayının iş kazası olarak belirlenmesine gerekir.

    Özet: Somut olayda, davacının oğlu olan … 23.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda ölmüştür. Ölen sigortalının 23.11.2005 tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamında toplam 841 gün sigortalı çalışması bulunmaktadır. Davacı anne ölen oğlunun 255 günlük askerlik süresini borçlanarak 27.03.2006 tarihinde borçlanma bedelini ödemiş ve anneye 01.04.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı yasanın 66.maddesine göre ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacı tarafça ölümün iş yerinde çalışırken geçirdiği iş kazası neticesinde olduğu iddia edilmekte ise de Kurum, işverence kazanın trafik kazası olduğunu bildirmesi üzerine kazayı iş kazası olarak değerlendirmemektedir. Dinlenen tanıkların beyanları hükme esas alınacak nitelikte değildir.
    Yapılacak iş; davaya konu kazaya ilişkin Cumhuriyet savcılık tahkikat dosyası ile ceza dava dosyasının da getirtilerek, kaza tarihindeki benzinlik çalışanları ile benzinlikteki market çalışanlarının saptanıp,ölenin benzinliğe uğrayıp uğramadığı, alışveriş yapıp yapmadığı,yapmış ise ne tür ihtiyaç ürünü aldığı,üzerinde ne tür giysi olduğu konularında ifadelerine başvurmak, davalı işyerindeki kayıtlı bordro tanıklarını da dinleyerek olayın iş kazası olup olmadığını tespit ederek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 32: Ölüm Aylığı
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 54  Aylık ve gelirlerin birleşmesi

    T.C. Yargıtay  21. Hukuk Dairesi   15.01.2013 Tarih, 2011/5723 Esas 2013/200 Karar (daha&helliip;)