Yazar: avadilyaman

  • Aynı yangından zarar görenlerin yangın sigortasından garameten yararlanacağı

    Özet: Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan işyerinin sebebiyet verdiği yangında pek çok iş yeri zarar görmüş, diğer işyerleri tarafın-dan aynı yangınla ilgili başka mahkemelerde ir çok dava açılmış bulunmasına göre, davalı sigortacının olayda zarar görenlere karşı sorumlu olduğu teminat limitinin garabe hesabı ile zarar görenlere paylaştırılması, davalı sigorta şirketinin davacıya garameten ödemekle yükümlü olduğu tutarın hüküm altına alınması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
    T.C. Yargıtay (Kapatılan)   17. Hukuk Dairesi 19.01.2015 Tarih,  2014/6680 Esas  2015/461  Karar (daha&helliip;)

  • Kazada hayatını kaybeden desteğin yardı­mından yoksun kalanların 3. kişi olarak tazminat talep hakları vardır.

    **İçtihat hükmünü yitirmiştir.

    Özet: : Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Sigorta hakem heyetince, davacının üçüncü şahıs sıfatı ile talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, Güvence Hesabının sorumluluğunda olmasına karşın, Güvence Hesabının tazminat ödedikten sonra başvuru sahiplerinin kazaya kusuru ile sebep olan sürücünün mirasçıları sıfatı ile rücu etme hakkına sahip olması sebebi ile alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiği, BK 135. madde gereğince borcu sona erdiren sebeplerin gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Güvence hesabının, hukuken ödediği tazminatı zarara kusuru ile sebebiyet veren başvuru sahiplerinin murisine, dolayısı ile mirasçıları olan başvuru sahiplerine rucu etmekle mükellef olduğu, bu nedenle de alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının birleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dava konusu olayda, BK 135. madde anlamında alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının birleştiğinden söz edilemez. Kazada hayatını kaybeden desteğin yardımından yoksun kalanların 3. kişi olarak tazminat talep hakları vardır. Alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiğinden söz edilemez.
    T.C. Yargıtay  17.  Hukuk Dairesi 16.10.2014 Tarih   2014/17172 Esas  2014/13644 Karar (daha&helliip;)

  • Türk Ticaret Kanunundan kaynaklanan sözleşmelerden doğan alacaklarda avans faizi istenebilir

    Özet: Taraflar arasındaki ilişki TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğundan avans faizi istenebilir. Buna göre dava dilekçesinde avans faizine karar verilmesi talep edilmiş olup mahkemece, talep gibi hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HMUK’nin 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Sürekli iş göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 54 Bedensel zararlar

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  17. Hukuk Dairesi 13.05.2013 Tarih, 2012/10723 Esas 2013/6910  Karar (daha&helliip;)

  • Ticaret şirketinin avukatına karşı açtığı davaya Tüketici Mahkemesinde değil genel mahkemelerde bakılması gerekir

    Özet:Davacı, ticari şirket olup 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Eldeki davada Tüketicinin Korunması Hakkınki Kanun kapsamında bulunmadığından mahkemenin işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönü gözardı ederek işin esasına girerek sonucuna uygun bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  13 Hukuk Dairesi  15.12.2014 Tarih, 2104/43747 Esas  2014/40101 Karar (daha&helliip;)

  • Süreyi kaçırıp müvekkilin zararına yol açan vekil tazminat ödemelidir

    Özet: Vekil olarak avukat özen ve sadakat yükümlülüğüne uymalıdır. Kusur ile müvekkilinin zararına neden olan avukatın sorumluluğuna gidilir.Mahkemece,dayanak dava dosyasında ,avukatın süresinde işbölümü gereği görevli ve yetkili Bakırköy Ticaret Mahkemesine başvurması halinde davacının davayı kazanabilme ihtimalinin olup olmadığı ile sorumlulara karşı başkaca hukuki sebeplerle talepte bulunma hakkı bulunup bulunmadığı, tarafların bu dosyadaki iddia ve savunmaları da özellikle gözetilerek araştırılmalı, aynı sebeple açılmış tüm dava dosyaları da değerlendirilerek, davacı şirketin,davalı avukatın eylemi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı konusunda aralarında sigortacılık konusu ve mevzuatına hakim bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi  03.7.2014 Tarih,  2014/10183  Esas  2014/22712 Karar (daha&helliip;)