Yazar: avadilyaman

  • İstifa dilekçesi veren işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez.

    Özet: İşçinin haklı bir nedene dayanmadan kendi isteğiyle işyerinden ayrılması istifa olarak değerlendirilmelidir.  İstifa dilekçesi veren işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Şarta bağlı istifa geçerli değildir. İradenin fesada uğratılmış olması halinde de geçerli bir istifadan söz edilemez. Haklı fesih halinde de geçerli bir istifadan söz edilemez. Genel ifadeler içeren istifanın hangi sebeplere dayandığı dava dilekçesinde açıklanabilir. Gerçek bir istifanın mevcudiyeti halinde işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
    Aksini kanıtlayan ikna edici delil bulunmuyorsa, işçinin hizmet süresi sigorta kayıtlarına bakılarak belirlenmelidir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    Yargıtay (Kapatılan )  22. Hukuk Dairesi 02.12.2013  Tarih, 2012/29565 Esas .2013/27666  Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin transfer ücretinin iadesinin şarta bağlı olması

    Özet: Transfer ücretinin iadesi şarta bağlı olup, 08.02.2007 tarihli “Beyan-Protokol-Taahhütname” başlıklı belgedeki haklı feshe neden olma hususu davacı işveren tarafından kanıtlanamadığı gibi, transfer ücretinin %10’u oranındaki cezai şart tek taraflı olup hükümsüz olduğundan mahkemece davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 24İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 179 Ceza Koşulu alacaklının hakları

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  18.03.2013 Tarih, 2011/898 Esas  2013/9120 Karar (daha&helliip;)

  • Hekim ile yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olması cezai şartın geçerliliği ilkesi

    Özet: Taraflar arasında imzalanan 01.05.2006 tarihli sözleşmenin cezai şarta ilişkin 5 numaralı maddesi işverenin sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlali halinde hükmedilmesi gereken bir cezai şart olup, iş yerinin kapatılarak iş sözleşmesinin haksız sona erdirilmesi de sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğundan belirlenecek cezai şarttan Borçlar Kanunu 161/son maddesi uyarınca makul bir indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 : Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 179: Ceza Koşulu alacaklının hakları

    Yargıtay  9. Hukuk Dairesi 11.02.2013 Tarih, 2010/45546 Esas : 2013/4762 Karar (daha&helliip;)

  • Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmaması

    Özet : Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 46 :  Devletin sorumluluğu ve rücu

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.12.2022  Tarih, 2022/504 Esas, 2022/1874 Karar (daha&helliip;)

  • Harçlığını çıkarmak için banka hesabını komisyon karşılığı kiralayan öğrenci sanığın beraatine karar verilmesi gerekir

    Özet: Rusya devletinde bulunan kişilerin, bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye’de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını, iyi derecede İngilizce bilen bir eleman aradıklarını söyleyerek iş teklifinde bulundukları hükümlünün, öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiği ve 08.09.2005 tarihinde Rusya devletinde bulunan bu kişilerin hükümlünün hesabına katılanın hesabından para havale ettikleri ve bu parayı… aracılığıyla göndermesini istedikleri, hükümlünün de hesabına gönderilen parayı belli bir komisyon karşılığında bu şahıslara havale ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında, savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

    Yargıtay 8. Ceza Dairesi  30.04.2025 Tarih, 2024/24160 Esas,  2025/3482 Karar (daha&helliip;)