Yazar: avadilyaman

  • Sigortalık başlangıcının tespiti davası : 1983/ 3. Dönem bordrosunun işveren tarafından SGK’ya verilmemesi

    Özet : İlk Derece mahkemesince,”…Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, 1983/3. Dönem bordrosunun işveren tarafından SGK’ya verilmediği, bu sebeple bordro tanığı tespit edilemediği, istinaf kararı sonrasında dinlenen tanıkların tespite konu dönemde kayıtlı çalışmasının bulunmadığı, mahkememizce resen yapılan araştırmada komşu işyeri sahibi veya çalışanlarının tespit edilemediği, aradan uzun süre geçmiş olması sebebiyle davacının komşu işyeri sahibi veya çalışanlarından tanık bildiremediği, işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede fotoğrafın davacıya ait olduğunun belirtildiği, davacının imza örneklerinin (sağlık sebepleriyle) alınamamış olması sebebiyle imza incelemesi yapılamadığı, işe giriş bildirgesi aslındaki fotoğrafın davacıya ait olduğu, işe giriş bildirgesinin 24.10.1985 tarihinde…. varide numarası ile SGK’ya verildiği, sigorta sicil numarasının 1985 yılının serilerinden olduğu, bu durumun davacının bir günlük çalışmasına karine teşkil ettiği…” gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1985 tarihi olduğunun, bu tarihte 433295.3407 sicil numaralı işyerinde 1 gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olarak çalıştığının, 1 günlük çalışmasına ait primin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

    • Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 7 Sigortalılığın başlangıcı
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 86:Prim belgeleri ve işyeri kayıtları

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  12.02.2025 Tarih,  2025/176 Esas,  2025/1903 Karar (daha&helliip;)

  • Sigortalık başlangıcının tespiti davası davacı adına dava konusu edilen 15.02.1994 tarihli bir işe giriş bildirgesinin verilmemesi

    Özet : .Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava konusu edilen 15.02.1994 tarihli bir işe giriş bilidrgesinin verilmediği, öte yandan Kurum tarafından dosyaya gönderilen … ünvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden verilmiş 1994/1. dönem bordrosunda davacının adı soyadının yer aldığı, sicil no. hanesinin ise boş olduğu çalıştığı dönem olarak da 15.02.1994 (giriş) olmak üzere Şubat-Nisan ayları arasında her ay 10 gün üzerinden toplam 30 gün süre ile bildirimin yapıldığı, davacının anılan tarihte 24 yaşında olduğu, işyerinin mahiyetinin kaynak ile makina tamiri mahiyetli olduğu ve 01.02.1993-28.02.1993 olarak bildirildiği, işveren adına vinç makinaları bakım ve tamiri faaliyet alanında 26.01.1993-31.07.1994 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğunun bildirildiği, öte yandan komşu işyeri araştırması yapılmadığı ancak davacı tarafça komşu niteliğinde olduğunun bildirildiği, davacı ile aynı bordroda adı geçen … ile birlikte 2 davacı tanığının daha dinlendiği, ancak dinlenen her iki tanığın da vergi mükellefiyet dönemlerinin davacının talep ettiği dönemle uyuşmadığı, buna karşın Mahkemece anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    • Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 7 Sigortalılığın başlangıcı
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 86:Prim belgeleri ve işyeri kayıtları

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 19.02.2025 Tarih, 2025/184 Esas,  2025/2447 Karar (daha&helliip;)

  • İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz.

    Özet:ibranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir. (Yargıtay 9.HD. 24.06.2010 gün 2008/33597 E., 2010/20380 K.) Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibra-namede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir.
    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 07.02.2013 Tarih, 2010/40507 Esas, 2013/4695 Karar. (daha&helliip;)

  • Malın sahibi tazminat davası açmış ise, artık zilyedin de tazminat isteme hakkından söz edilemez.

    Özet: Bir malın zilyedi de o mala ilişkin hasarın tazminatını sorumlusundan isteyebilir. Ancak, malın sahibi tazminat davası açmış ise, artık zilyedin de tazminat isteme hakkından söz edilemez. Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur konusunda oluşan çelişki giderilmelidir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Tazminatın indirilmesi
    • Trafik kazasında kusur raporlarındaki çelişki giderilmelidir

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi  13.05.2013 Tarih, 2013/5112 Esas  2013/6854 Karar (daha&helliip;)

  • 2010 yılı Sürekli işgöremezlik Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre belirlenir.

    Özet :: Özürlüler için verilen raporda hangi Tüzük hükümlerine dayanıldığı belirtilmemiş ve işgücü kaybının tespitine ilişkin unsurlar belirlenmemiştir. Bu durum karşısında Sosyal Sigortalar sağlık işlemleri Tüzüğüne uygun şekilde rapor alınarak işgücü kaybı tespit edilmelidir.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Sürekli iş göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 54 Bedensel zararlar
    • 5684 S. Sigortacılık Kanunu  Madde 14 :Zorunlu Sigortalar
    • 5684 S. Sigortacılık Kanunu  Madde 15 : Güvence Hesabı

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 08.03.2011 Tarih,  2010/4361 Esas .2011/2017 Karar (daha&helliip;)