Çocuk hastalıkları uzmanı doktorun fazla çalışma ücreti alacağı hesabı

Özet : günlük yedibuçuk saatten az süren çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmesi gerektiği dikkate alındığında iddia olunan çalışma saatlerine göre davacının haftalık 47,5 saat çalışarak haftada 2,5 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının, İş Kanunu’na İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. bendinde yer alan “Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır” şeklindeki hüküm gereği haftalık 2,5 saatlik fazla mesaisinde yarım saati aşan bir fazla mesaisi bulunmadığından tamamlama yöntemi ile haftada 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü isabetsizdir.
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 63 : çalışma süresi
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 64 : ara dinlenmesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  08.06.2020 Tarih, 2017/15506 Esas,  2020/4971 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait … Hastanesinde 01/01/1994 – 04/01/2013 tarihleri arasında, çocuk hastalıkları uzmanı ve mesul müdür yardımcısı olarak tüm ulusal bayram ve resmi tatil günleri de dahil olmak üzere çalıştığını, 2012/Ekim-Kasım-Aralık ayı ücretlerinin ödenmediğini, 20 günlük yıllık izin hakkını kullanmadığını ileri sürerek, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının işe giriş tarihinin 01.01.2010 tarihi olduğunu, davacının kendisine ait muayenehanesi olduğunu, bir süre serbest makbuz karşılığında kendisinden sağlık hizmeti satın alındığını, bu dönem içinde işçi -işveren ilişkisi bulunmadığını, aylık ücretlerinin tamamının kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte çek olarak ödendiğini, yıllık izin haklarının kullandırıldığını, resmi ve dini bayramlarda çalışmasının olmadığını, haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmadığını, davacının 2011 Aralık ayına çocuk hastalıkları uzmanı olarak, bu tarihten sonra ise sadece mesul müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, dolayısıyla çalışma saatlerini kendisi belirlediğinden fazla mesai yaptığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının işçi alacaklarından fazla mesai, ücret, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi işyerinde hafta içi 5 gün 08:30-18:00, cumartesi günü ise 08:30-14:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek haftada 3 saat üzerinden yapılan fazla mesai ücreti hesabına itibarla hüküm kurulmuş ise de bu kabul hatalıdır.
Zira, günlük yedibuçuk saatten az süren çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmesi gerektiği dikkate alındığında iddia olunan çalışma saatlerine göre davacının haftalık 47,5 saat çalışarak haftada 2,5 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının, İş Kanunu’na İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. bendinde yer alan “Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır” şeklindeki hüküm gereği haftalık 2,5 saatlik fazla mesaisinde yarım saati aşan bir fazla mesaisi bulunmadığından tamamlama yöntemi ile haftada 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü isabetsizdir.
Diğer taraftan, davacının yeminli tanık olarak dinlendiği Bursa 4. İş Mahkemesi’nin 2013/493 Esas ve 2014/711 Karar sayılı dosyasının 28/01/2014 tarihli celsesinde; “… Çalışma saatlerimiz 09:00-18:00’idi haftanın 5 günü 9 saat, cumartesi günleri sabah 08:00-16:00’ya kadar çalışıyorduk. Pazar günleri çalışmazdık. Son iki sene cumartesi mesaisi bitiş saati 14:00’a alındı.” şeklinde beyanda bulunarak çalışma saatlerini açıkladığı görülmüştür. Mahkeme önündeki bu beyan davacı için bağlayıcı olup söz konusu açıklama dikkate alınarak yukarıda açıklanan ara dinlenmeler düşüldüğünde davacının son iki yıllık dönemde işyerinde haftada 45,5 saat çalışarak haftalık yarım saat fazla mesai yaptığı, daha öncesinde ise haftada 47 saat çalışarak haftalık 2 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının davalı işyerinde son iki yıl haftada yarım saat, daha öncesinde ise haftada 2 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücretinin hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, davacının çalışma döneminin tamamında haftada 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir