Malın sahibi tazminat davası açmış ise, artık zilyedin de tazminat isteme hakkından söz edilemez.

Özet: Bir malın zilyedi de o mala ilişkin hasarın tazminatını sorumlusundan isteyebilir. Ancak, malın sahibi tazminat davası açmış ise, artık zilyedin de tazminat isteme hakkından söz edilemez. Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur konusunda oluşan çelişki giderilmelidir.

  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Tazminatın indirilmesi
  • Trafik kazasında kusur raporlarındaki çelişki giderilmelidir

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi  13.05.2013 Tarih, 2013/5112 Esas  2013/6854 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacı …’a ait olup diğer davacı idaresindeki aracın, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda araçta hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.10.2012 tarihli dilekçeyle tazminat taleplerini bilirkişi raporuna ve kusur oranlarına göre 9.901,50 TL. olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüyle araç hasarı ve değer kaybı yönünden toplam 8.776,50 TL. nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu alacağa davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 1.125,00 TL. araç mahrumiyeti zararının sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigortacı hakkındaki bu tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-) Tazminat davasında davacı olma ehliyeti (aktif husumet) kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye ait bulunmaktadır. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet v.s.) elinde bulunduran zilyedi de onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan, zarar bedelini zarar sorumlularından talep etme hakkına sahip olacaktır.
Somut olayda; araç maliki (işleten) … zarar bedelinin tahsili için dava açmış olduğundan, bu durumda araç sürücüsü olan …’in dava açmakta hukuki yararının, dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, bu davacının davasının mahkemece aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Olaya ilişkin olarak düzenlenen 31.5.2011 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, olay yeri kontrolsüz kavşakta her ne kadar davacı tarafa ait … plakalı araç sağdan gelmekte ise de davalı tarafa ait … plakalı araç geçişini tamamlamak üzere olduğundan olayda davalı sürücünün kusursuz olduğu, davacı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 09.8.2012 tarihli bilirkişi raporunda da özetle, davalı aracının sağdan gelen davacı tarafa ait araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle olayda asli ve % 75 oranında, davacı araç sürücüsünün ise kavşağa hızlı ve dikkatsiz girdiğinden bahisle % 25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiştir.
Buna göre, mahkemece, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur oranları yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu gibi, davalı tarafın olaya dair dinletmek istediği tanık …’nin tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulmadığı da görülmektedir.
O halde, öncelikle yukarıda belirtilen davalı taraf tanığının olaya dair bilgi ve görgüsünün yöntemince tespitinden ve davacı tarafa ait aracın varsa, sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası da getirtildikten sonra, tarafların olaydaki kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesi için dosyanın İTÜ ya da Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile olay yeri, çarpma noktaları ve oluş şekli itibariyle, kaza tespit tutanağı, mevcut bilirkişi raporu, hazırlık soruşturma dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, kusur yönünden meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, ayrıca; davaya konu hasar kalemleri yönünden davacı tarafın gerçek zararının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan ve varsa dava dışı sigorta şirketi ödemesinin zarar bedelinden indirilmesinden sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve davalı tarafın tanık dinletme yönündeki savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … ile davalı … tarafın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ile davalı …’e geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir