Kesinleşen işe iade davası sonrasında davacı işçi tekrar işe başlatılmak için başvuruda bulunmamışsa, fesih geçerli hale gelir

Özet: Kesinleşen işe iade davası sonrasında davacı işçi tekrar işe başlatılmak için başvuruda bulunmamışsa, fesih geçerli hale geleceğinden, feshe bağlı işçilik hakları olan “kıdem ve ihbar tazminatı ve izin ücreti” alacakları istenebilecektir.
Ancak, davacı işçi tekrar işe başlamak için başvuruda bulunmuş ise işverence tekrar işe başlatılıp başlatılmadığının bilinmesi gerekir. İşçinin tekrar işe başlatılması halinde feshe bağlı işçilik hakları olan “kıdem ve ihbar tazminatı ve izin ücreti” alacakları istenemez; Ancak, feshin gerçekleştiği tarihten sonra açılacak olan yeni bir dava ile feshe bağlı işçilik hakları olan “kıdem ve ihbar tazminatı ve izin ücreti” alacaklarının talep edilebileceği kuşkusuzdur.

  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih
  • Üst düzey yöneticisi banka şube müdürü fazla çalışma ücreti talep edemez
  • İşe iade davasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır.
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  54 Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi

T.C. Yargıtay  9. Hukuk Dairesi  4.2.2014 Tarih, 2013/10093 Esas 2014/2972 Karar “İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2011/499-2013/458
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş, davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı bankada şube müdürü olarak çalıştığını, haksız olarak işten çıkarıldığını, haftalık 45 saatin üzerinde çalıştığını ve yıllık izinlerinin ödenmediğini beyanla davalarının kabulü ile fazla mesai ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, şube müdürü olarak çalışan davacının kendi mesai saatlerini belirleme yetkisi olduğunu ve işten ayrıldığı tarihte yıllık izin ücretinin kendisine ödendiğini ve taleplerin zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının mesai saatlerini kendi belirleme yetkisi olacak kadar üst düzey bir çalışan olduğundan fazla mesai ücreti talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti isteğinin reddine, yıllık izin ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının yıllık izin ücreti bilirkişi tarafından 11.377,66 TL olarak hesaplanmış, davacı vekili buna göre davasını ıslah etmiştir. Kısa kararda 11.377,66 TL kabul edildiği halde gerekçeli kararda 11.877,66 TL olarak alacağın kabulü kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi yarattığından hatalıdır.
3- Davacı işçi 03.05.2011 tarihinde açtığı bu davada yıllık izin ücreti isteğinde bulunmuştur. Davacının iş sözleşmesi 14.01.2011 tarihinde feshedilmiş, yasal süresi içinde feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesi yönünde dava açılmıştır. Mahkemece feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine hükmedilmiştir. Davalının temyizi üzerine karar Yargıtay’ca 17.11.2011 tarihinde onamıştır.
Davacı işçinin kesinleşen işe iade kararı sonrası işe başlamak için başvurup başvurmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Davacının yasal süresi içinde usulüne uygun başvurusu olmamışsa, 14.01.2011 tarihinde yapılan fesih İş Kanunu’nun 21/5. maddesine göre geçerli feshin sonuçlarını doğuracağından 03.05.2011 tarihinde açılan bu dava ile yıllık izin ücreti talep edilebilecektir.
Davacının yasal süresi içinde işe başlamak için başvurması halinde, işverence işe başlatılıp başlatılmadığının belirlenmesi gerekir. İşçinin işe başlatılması halinde feshe bağlı haklardan yıllık izin ücreti talep edilemez. İşverence işe başlatılmaması halinde ise işe başlatmama anı fesih tarihi olacağından, henüz feshin gerçekleşmediği bir aşamada açılan bu dava ile yıllık izin ücreti talep edilemeyecektir.
Mahkemece açıklanan yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve sonucuna göre yıllık izin ücretinin bu dava itibarıyla talep edilip edilemeyeceği belirlenmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir