Kategori: İş hukuku

  • Toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikanın yaptığı protokolle ücretin düşürülmesi geçerlidir.

    Özet: Davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmadığı dönemde son günlük brüt ücretinin 29,20 TL olduğu, sendikal haklardan ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmaya başlandığı 15.03.2005 tarihinden sonra ise 25,41 TL olarak ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. TEDAŞ ile toplu iş sözleşmesi imzalayan TES-İŞ Sendikası arasında 31.05.2004 tarihinde yapılan protokol neticesinde, işçilerin toplu iş sözleşmesinden protokoldeki şartlar ve öngörüler doğrultusunda yararlandırılmaları kararlaştırılmış, getirilen özel hükümlere göre davacı ve şahsına ilişkin ücretinin düşürülmesi veya ücretinin işverence tek taraflı olarak düşürülmesi söz konusu değildir. Bu durum karşısında, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmaya başladığında ücretinin 25,41 TL olarak belirlenmesinde, davalı ve davacı adına hareket eden sendika ile işveren arasında imzalan 31.05.2004 tarihli protokol hükümlerinin esas alındığı açıktır. Davacıya yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken menfaatler davalı tarafça ödenmektedir. Bu şekilde davacının toplu iş sözleşmesinden faydalanmasıyla birlikte toplu iş sözleşmesinin işçiler lehine getirdiği akçalı menfaatlerden (giyim yardımı, gıda yardımı, yemek yardımı, ikramiye, ilave tediye gibi) de yararlanması mümkün olup, davacının gelirinde artış meydana gelmiştir. Kaldı ki davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi imzalanırken günlük brüt ücreti 29,20 TL olarak belirlenmiş ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma durumunda ücretin toplu iş sözleşmesi ile yeniden belirleneceği hususu düzenlenmiştir. Davacı sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğini belirttiğine göre, toplu iş sözleşmesi gereği belirlenen yeni ücretini kabul etmiş olup, hem toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sosyal hakları hem de kapsam dışı işçilere ödenen günlük brüt ücreti talep etmesi olanaklı değildir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 34 Ücretin gününde ödenmemesi
    • 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 36:Toplu iş sözleşmesinin hükmü

    T.C Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014 Tarih, 2013/37333 Esas  2014/2014 Karar (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında otuz işçi sayısının tespitinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihin esas alınır

    Özeti: 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin 1. fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli süreli-belirsiz süreli, tam süreli-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • İşe iade davasında 30 işçinin tespiti

    T.C  Yargıtay  (Kapatılan ) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014 Tarih,  2014/789 Esas  2014/1936 Karar (daha&helliip;)

  • Alt işveren değişmesine karşın işçinin çalışmasının işyeri devri hükmündedir.

    Özet: Dosya içeriğine göre, davalının temizlik hizmet alım sözleşmesine göre işçilerini çalıştırdığı, söz konusu ihalenin 31.08.2009 tarihinde sona erdiği, davalının yeni ihaleyi alamadığı, asıl işveren ile başka firma arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre de, davacının 01.09.2009 tarihinden itibaren ihaleyi alan yeni firma nezdinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. İşçi ihaleyi kazanan yeni şirketin işverenliğinde çalışmasını sürdürmektedir. Sadece müteahhit değişikliği işyeri devri niteliğindedir, iş sözleşmesinin feshi söz konusu olmadığından, feshe bağlı ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarını talep hakkı doğmamıştır. Söz konusu isteklerin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 işyerinin devri

    T.C.  Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014  Tarih 2014/305 Esas 2014/1998 Karar (daha&helliip;)

  • Sendikal tazminat tutarının belirlenmesinde işçinin kıdeminin dikkate alınır

    Özet: Sendika özgürlüğü Anayasaca güvence altına alınan sosyal ve klasik temel haktır. Anayasa madde ikideki ifadesini bulan “sosyal devlet” ilkesinin gerçekleşmesine aracı olur. Sendikal nedene dayalı fesihlerde sendikal tazminatın en az 1 yıllık ücret tutarında belirleneceği ifadesiyle alt sınır belirlenmiş ancak üst sınır açık bırakılmıştır. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak belirlenmiş işe başlatmama tazminatı bakımından uygulanan kıdem sürelerinin sendikal nedene dayalı olarak, sendikal tazminatın belirlenmesinde de kıyasen 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 1 yıllık ücret tutarında, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için l yıl 1 ay, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 1 yıl 2 aylık ücreti tutarında sendikal tazminatın belirlenmesinin hakkaniyete uygun bir çözüm olacağını öngörmektedir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih
    • 6356 sayılı STSK madde 25 sendikal tazminat

    T.C  Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi 25.03.2015 Tarih,  2015/9209  Esas  2015/5525 Karar (daha&helliip;)

  • Süresinde ileri sürülmeyen zaman aşımı definin ancak davacının açık muvafakati ile geçerlidir.

    Özet: : Somut olayda, davalı, 24.08.2013 tarihinde cevap dilekçesini ıslah ettiğini bildirerek ilk cevap dilekçesinde ileri sürmediği zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Ancak ıslah dilekçesi harcandırılmadığından daha açık bir anlatımla yasaya uygun ıslah yapılması için yatırılması gereken maktu harç yatırılmadığından yapılan ıslah geçersizdir. Bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bu aşamadan sonra ıslah harcının yatırılması da sonuca etkili olmayacaktır. Mahkemece usulüne uygun şekilde yapılmayan bu zamanaşımı savunmasına değer verilerek bilirkişinin yaptığı hesaplamayı kabul ederek hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 141 İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 142 süreler hakkında karar
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 72 zamanaşımı
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde  76 Islahın kapsamı ve sayısı

    (daha&helliip;)