Kategori: İş hukuku

  • Sabit ücret + satış primiyle çalışan işçinin fazla çalışma ücretleri hesaplanırken, saat ücreti yüzde 50 arttırılmadan sadece yüzde 50 zamlı kısım he­saplanmalıdır.

    Özet: Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
    Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapı yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Ge­nelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemeleri yapılan fazla çalışmanın zamsız kıs­mını karşıladığı Dairemizin kabulündedir.
    Somut olayda davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı sabittir. Davacı ücret + satış prim ile çalışmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı %150 olarak hesap­lanmıştır. Davacı fazla çalışmanın zamsız kısmını almıştır. Mahkemece davacının yalnızca %50 zamlı kısmı hesaplanarak hüküm altına alınma­lıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 24İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Sabit ücret + satış primiyle çalışan işçinin fazla çalışma ücretleri hesaplanması

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  2.6.2015 Tarih,2014/6777  Esas 2015/20034 Karar (daha&helliip;)

  • işçilik alacakları kısmi dava belirsiz alacak davası ayrımı

    Özeti: Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle belirsiz alacak davası ile kısmi davadan bahsetmekte yarar bulunmaktadır.Kısmi dava, alacağın yalnızca bir bölümü için açılan dava olarak tanımlanmaktadır. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107: Belirsiz alacak davası
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109: Kısmi dava

    T.C. Yargıtay Hukuku Genel kurulu  17.06.2015 Tarih, 2015/22-1074  Esas, 2015/1623 Karar (daha&helliip;)

  • İşçi alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının koşulları

     Özet: Sözkonusu düzenlemelere bakıldığında, işçi işveren arasındaki iş ilişkisinde belgeye bağlama görev ve yetkisinin işçide değil, işverende olduğu görülmektedir.
    İş sözleşmesinde iş görme edimini yerine getiren ve belge düzenleme yetkisi ve yükümlülüğü bulunmayan işçinin alacaklarını belirleyebilmesi için işveren tarafından düzenlenen yasaya uygun belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Diğer yandan iş ilişkisindeki alacak kalemlerinin hesaplanmasında çıplak ücret ya da giydirilmiş ücrete göre hesaplanan farklı alacak türleri bulunmaktadır. Örneğin kıdem tazminatı, giydirilmiş ücretten hesaplanırken, diğer işçilik alacakları (fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacakları gibi) çıplak ücretten hesaplanmaktadır. Giydirilmiş ücrete, işçinin asıl ücretine ek olarak sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler de dahil edilmektedir. Özellikle ücrete dahil edilecek menfaatlerin iş yerinde süreklilik arz edip arz etmediği de çoğunlukla taraflar arasında tartışma konusu edilmektedir. Bu nedenle eğitim düzeyi ve sosyal durumları birbirinden farklı olan işçilerin alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmelerini beklemek mümkün değildir. Bunun için yukarda bahsedilen iki kriter birlikte değerlendirilerek, dava konusu edilen işçilik alacağının belirli olup olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
    Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2012 gün ve 2012/9-838 E., 2012/715 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçilik alacaklarının özelliği de dikkate alınarak, alacakların belirli olduğunu söylemek mutlak olarak doğru olmadığı gibi, aksinin kabulü de doğru değildir. Aynı şekilde Bu nedenle, talep konusu işçilik alacakları belirli olup olmadığının somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi daha doğru olacaktır.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107: Belirsiz alacak davası
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109: Kısmi dava

    T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  17.06.2015 Tarih,  2015/22-1156  Esas 2015/1598 Karar

    (daha&helliip;)

  • İş hukukunda usuli kazanılmış hak

    Özet: Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 34 Ücretin gününde ödenmemesi

    T. C. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi  28.10.2014 Tarih 2014/17217 Esas  2014/19638 Karar

    (daha&helliip;)

  • Seçimlerde aday olmak için sendika zorunlu organlarından istifa edenler aday olamamaları yada seçilememeleri halinde yeniden sendika görevlerine dönemez

    Özet:  Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere Mülga 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun 18. maddesinin 6. fıkrasında sendika yöneticilerinin genel ve yerel seçimlerde aday olmaları halinde sendika organlarındaki görevlerinin askıda olacağına ilişkin hüküm, 6289 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu amaçla istifa eden sendika yöneticisinin görevinin istifa ile sona ereceği açıktır.

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 9: Organlara dair ortak hükümler

    T.C. Yargıtay (Kapatılan) 7 .Hukuk Dairesi 25.11.2014 Tarih 2014/19359 Esas  2014/21478 Karar

    (daha&helliip;)