Dava açıldıktan sonra işçinin ölmesi

Özet: Davanın açılmasından sonra işçinin ölümü halinde mirasçıların tümünün davaya katılmasının sağlanması veya izin alınması ya da terekeye temsilci atanması gerekir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi  18.12.2012 tarih, 2012/9247 Esas 2012/28569 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğindeki, Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.01.2010 tarihve 2010/91 esas 2010/63 karar sayılı mirasçılık belgesinden, yargılamanın devam ettiği safhada, davacının vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak, murisin eşi D.U., murisin çocukları T.U, İ.U., D.U. ve A.C.U’ın mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmaktadır.
Davacının vefatıyla, bir kısım mirasçıları olan D.U., TT.U. ve İ.U. vekilince bu mirasçıların payları oranında davaya devam edilmiş, Mahkemece davaya devam eden bir kısım mirasçıların payları oranında alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Davacının ölümü ile mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti oluşmuştur. Bu nedenle aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. O halde, davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için, mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, mümkün olmaması halinde, tü mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması, sonuca yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı davaya katılmadan, izinleri alınmadan veya terekeye temsilci atanmadan, mirasçıların bir kısmının katılımıyla yargılamaya devam edilerek, davaya devam eden mirasçıların payları oranında hüküm kurulması hatalıdır. Diğer mirasçıların davaya iştirak veya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirmesi konusunda mehil verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir