Kategori: İş hukuku

  • TİS’e göre ücretin tespiti için üyeliğin sendika tarafından işverene bildirildiği tarihin esas alınması gerekir

    Özeti: Hükme esas bilirkişi raporunda ise davacının fark işçilik alacakları hesaplanırken, emsal sendika üyesi işçinin aldığı ücret ile davacıya ödenen ücret farkı dikkate alınmıştır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre; davacının sendika üyeliğinin davalı asıl işverene bildirildiği tarih yararlanma tarihi olacağından, bu tarih araştırılmalı ve buna göre toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmayacağı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  2 asıl işveren alt işeveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    (daha&helliip;)

  • Üst düzey yönetici fabrika müdürü fazla çalışma ücreti alamaz

    Özeti :Somut olayda davacının fabrika müdürü olarak çalıştığı tanık beyanları ve dosya kapsamına göre şüphesizdir. Görev yaptığı pozisyon itibari ile görevini yaparken kendisinin üstünde kendini denetleyen bir amirin bulunmadığı anlaşıldığından üst düzey yönetici durumundadır. Çalışma saatlerini ayarlayabilecek konumda ve çalışma zamanlarının belirlenmesi bakımından insiyatif sahibidir. Görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden fazla çalışma alacağının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 fazla çalışma ücreti
    • Fabrika müdürü fazla çalışma ücreti alamaz
    • Üst düzey yönetici fazla çalışma ücreti alamaz

    (daha&helliip;)

  • işe iade davası asıl işveren ve alt işverene birlikte açılmalıdır.

    Özeti: İşe iade davasının yalnızca asıl işveren veya alt işveren aleyhine açılması durumunda, mahkemece, dava hemen reddedilmemeli, davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene davanın teşmili için davacı tarafa süre verilmeli, verilen süre içinde, diğer dava arkadaşına teşmil edilirse davaya devam edilmeli, aksi halde dava sıfat yokluğundan reddedilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • HMK madde 59 zorunlu dava arkadaşlığı

    (daha&helliip;)

  •  Cezai şart  İşveren ve işçi arasında çift taraflı kararlaştırılırsa  geçerli olur

    Özeti: Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki 29.4.2010 tarihli iş sözleşmesi asgari sürelidir. Bu sözleşmede davalı işçi tarafından işyerinde en az beş yıl süre ile çalışma taahhüdünde bulunulmuş, süresinden önce haklı sebebe dayanmayan fesih hali cezai şarta bağlanmıştır. Söz konusu cezai şart sözleşmede iki taraflıdır. Davalının beş yıldan önce, 17.08.2010 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Sözleşmenin belirtilen niteliği gereği cezai şart düzenlemesi geçerli olup, mahkemece işçinin çalıştığı süre ile oranlanmak ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre uygun bir indirime gidilerek cezai şart alacağı belirlenmeli, buna göre karar verilmesi gereklidir.

    • İş hukukunda cezai şart
    • Cezai şart alacağında indirim yapılması

    (daha&helliip;)

  • Her ay sabit bir tutarın bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilmiş olması

    Özeti: Davacı, işyerinde 10.00-18.00 arası, çoğu zamanda 22.00’ye kadar çalıştığını iddia etmiştir. Dosyaya ibraz edilen tüm bordrolarda aylık 10 saatlik fazla mesai tahakkuku bulunmaktadır. Davacı delilleri arasında sunulan e-mail ekindeki haftalık çalışma çizelgelerinde davacının haftada 4 gün 10.00-22.00 vardiyasında, diğer iki gün de 8’er saatlik vardiyalarda haftada toplam 56 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, her ay belli miktarda tahakkuk yapıldığı gerekçesiyle fazla mesai ücreti isteğinin ve işçi feshi bu alacağın ödenmemesine bağlı olduğundan kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı olmuştur. İşçinin belirtilen çalışma düzenini söz konusu belgelerle kanıtlayabildiği dönem için fazla mesai ücreti hesaplanmalı, bordro ile aynı dönem ödenen miktar düşülmeli, kalan rakam varsa hüküm altına alınmalı, bu durumda davacının kıdem tazminatı talep edebileceği de dikkate alınarak alacaklar hakkında bir karar verilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Her ay sabit bir tutarın bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilmiş olması

    (daha&helliip;)