Kategori: İş hukuku

  • İşçinin hatırlatıldığı halde görevini hiç yerine getirmemesi işveren açısından haklı fesih nedenidir.

    Özet: İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli sebeple fesih hakkı verir. 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h. bendi işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesini bir haklı fesih sebebi olarak kabul etmektedir. Buna karşılık 4857 sayılı Kanun’un gerekçesine göre, işçinin işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi geçerli fesih sebebidir. İşçi görevini uyarıya rağmen hiç yerine getirmezse işveren haklı sebeple derhal, eksik, kötü yetersiz bir biçimde yerine getirirse süreli geçerli fesih hakkını kullanabilecektir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

    Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi 11.12.2014 Tarih, 2013/25813 Esas  2014/35243 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin gerçek ücretinin belirlenmesi için emsal ücretin araştırılması gerekir.

    Özet: Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi

    T.C. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi  10.12.2014 Tarih, 2014/25975 Esas 2014/35090Karar (daha&helliip;)

  • Kısa kararın tefhiminde hak ve borçların sıralanarak net bir şekilde belirlenmesi gerekmesi

    Özet: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
    Taraflar hükmün tefhiminin 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir.
    Bu sebeplerle hükmün tefhimi sırasında 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur.
    6100 sayılı Kanun’un 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatların Birleştirilmesi Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma sebebidir.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 292:Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  22. Hukuk Dairesi 31.12.2014 Tarih, 2013/17935 Esas 2014/37406 Karar (daha&helliip;)

  • işverenin feshi haklı nedenlere dayanmıyorsa ihbar tazminatı öder

    Özet: İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve aynı Kanun’un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • işverenin feshi haklı nedenlere dayanmıyorsa ihbar tazminatı öder

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  22. Hukuk Dairesi Esas 10.02.2015 Tarih, 2013/29677  Esas 2015/4346 Karar (daha&helliip;)

  • İşyerinin fesihten kısa bir süre sonra kapanması – geçerli fesih

    Özet: Somut uyuşmazlıkta, iş yerinde üretimin azaldığı ve fesihten kısa bir süre sonra da iş yerinin kapandığı sabittir. Bozma sonrası mahkemece yapılan araştırma sonucu davacı işçinin yapabileceği işler için yeni işçi alınmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi öncesi ve sonrası yeni alınan personelin davacı ile aynı konum ve görev tanımına uygun nitelikte olmadıkları, feshin son çare ilkesine uygun hareket edildiğinden iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsizdir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay  (Kapatılan ) 22. Hukuk Dairesi 18.02.2015 Tarih, 2015/3532 Esas  2015/5423 Karar (daha&helliip;)