Kategori: İş hukuku

  • İşe iade davasında asıl işveren allt işveren ilişkisinin muvazaalı veya yasaya aykırı olup olmadığının belirlenmesinde dikkat edilecek ölçütler

    Özet Asıl alt işveren ilişkisinde ilişkinin muvazaalı veya yasadaki unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesinde;Biri asıl diğeri hukuksal ve ekonomik bağımsızlık ile ayrı bir iş organizasyonuna sahip iki ayrı işverenin bulunup, bulunmadığının, Alt işveren işçilerinin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadıklarının, Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığının, alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığının, Alt işverende daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığının,Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığının,
    İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığının,
    Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığının, Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığının,
    Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığının araştırılması ve irdelenmesi gerekir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 muvazaa
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 012.10.2014 Tarih 201410352  Esas  2014/18531 Kaear

    (daha&helliip;)

  • İşçinin fiilen çalışmasının belirlendiği durumlarda SGK kayıtlarına itibar edilemez

    Özet: Somut olayda, davacı, dava dilekçesi ile işe girişi ile hemen sigorta girişinin yapılmadığı ve resmi kayıtlardan daha uzun süre çalıştığını bildirerek kıdeminin, 21.10.2007-14.8.2012 tarihleri arasında olduğunu bildirmiş ve buna göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının kıdeminin, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, SGK kayıtları gibi, 2.1.2008-14.8.2012 tarihleri arasında 4 yıl 7 ay 12 gün olduğu kabulüyle kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmıştır. Ancak dosyaya sunulmuş mazot alım fişlerinin incelenmesinden, davacının davalıya ait araçlara 1.12.2007 tarihinde mazot aldığı ve bu tarih itibariyle davalının işçisi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının kıdeminin 1.12.2007 tarihinden başlatılması gerekirken, resmi kayıtlara itibarla eksik süreli olarak belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir. Kıdem süresinin değişmesi nedeniyle, yapılan tüm hesaplamaların yeniden değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi  13.10.2014 Tarih, 2014/11960 Esas  2014/18676  Karar

    (daha&helliip;)

  • TİS zamlarından ancak yetkili TİS tarafı sendika üyesi işçi yararlanır

    Özet: davacı davalı işyerinde işçi olarak çalışırken iş akdi sonlandırılmış ve mahkemece iadesine karar verilmiş olup, davalı işe iade etmeyip işçinin son çalıştığı ücretine göre tüm haklarını ödemiştir. Davacı işçinin, yetkili sendika üyesi olmadığı için, son dönem yürürlükte olan TİS’den yararlanmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, fesihten önce, en son 2.561,89 TL ücret almaktadır. Söz konusu ücret asgari ücretin üzerinde bir ücrettir. Davalı işyerinde, davacını çalıştığı dönem boyunca asgari ücrete yapılan zamların işçilere verileceğine dair bir işyeri uygulaması bulunmadığı gibi, bu konuda yasal bir düzenleme de yoktur. İşe iade kararı sonrasında davalı kurum, davacıya boşta geçen süre alacağı ve iş güvencesi tazminatı ile kıdem ve ihbar tazminatları farkını da ödemiştir. Davacının yürürlükteki TİS’den yararlanması mümkün olmadığına göre, başka bir alacağının kalmadığı kabulü ile davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde asgari ücret farkının ödenmesine karar verilmesi isabetsiz olup karar bozulmalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi

    Yargıtay  (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi  13.10.2014 Tarih, 2014/22108 Esas  2014/18659  Karar

    (daha&helliip;)

  • Her yıl yasa gereğince yenilenen sözleşmeli özle eğitim kurumlarında çalışan işçi iş güvencesinden yararlanabilir

    ***İçtihat hükmünü yitirmiştir

    Özet:5580 sayılı Yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile Yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabulü gerekir.
    Somut olayda, 2011 yılından beri her Yıl yasa gereği yapılan sözleşmelerle davacının davalı özel öğretim kurumunda çalıştığı, bu sözleşmelerin asgari süreli olduğu, davacının bu yönden iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, dosya içeriğine göre yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, feshin geçerli olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Madde 9:Özlük Hakları Ve Sorumluluklar

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 27.05.2015 Tarih, 2015/9148 Esas 2015/19325 Karar

    (daha&helliip;)

  • Özel öğretim kurumunda asgari süreli ile sözleşme ile çalışan işçi iş güvencesinden yararlanır.

    ***İçtihat hükmünü yitirmiştir. T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu   23.2.2018 tarih 2017/1 Esas  2018/2 Kararına göre :Dava, işe iade istemine ilişkindir. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile eğitim ve öğretimin, öğrenciler bakımından kesintisiz devam etmesi amaçlandığından, “en az bir takvim yılı süreli” sözleşme imzalanmasını öngören 5580 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi, diğer maddelerle birlikte değerlendirildiğinde özel öğretim kurumları personeli ile yapılan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır.

    Özet: 5580 sayılı Yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile Yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabulü gerekir.
    Somut olayda, 2011 yılından beri her Yıl yasa gereği yapılan sözleşmelerle davacının davalı özel öğretim kurumunda çalıştığı, bu sözleşmelerin asgari süreli olduğu, davacının bu yönden iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, dosya içeriğine göre yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, feshin geçerli olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır

    • 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Madde 9:özlük hakları ve sorumluluklar
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 27.05.2015 Tarih  2015/9148 Esas 2015/19325  Karar

    (daha&helliip;)