Özet : avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder (1136 sayılı kanun madde 1). IHAS’ın 6. maddesinden daha geniş bir teminat alanı oluşturarak kanunda öngörülen cezanın asgarî haddi kriterine göre müdafiin hukuki yardımını zorunlu kılan hukuk sisteminin, bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını da garanti ettiği söylenmelidir. Bu cümleden olarak, seçilmiş müdafii ile aynı görevi, aynı şartlarda eda eden, hatta bazı durumlarda (CMK madde 188 gibi) daha fazlasını yapmak mecburiyeti bulunan zorunlu/görevlendirilmiş müdafiin alacağı ücretin, seçilmiş müdafii ile eşit olması beklenmese de, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edebilmesi adına, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı ve meslek onuruna yaraşır bir miktara tekabül etmesi gerekir. İlgili Bakanlıkların ihtilaf konusu uygulamayı 2025 yılında da sürdüre gelmesi, bu bilinç ve tercihin tezahürü olarak değerlendirilmelidir.” (daha&helliip;)
Yazar: avadilyaman
-
İşçilik alacakları bozmadan sonra ıslah mümkündür
Özet : Kısaca ister usule ilişkin ve isterse esasa yönelik bozma kararı verilsin bozmadan sonra araştırma yapılarak tahkikat devam ediyor ise bozmadan sonra ıslah mümkün kabul edilmelidir. Ancak esasa ilişkin bozma kesin ve araştırma yapılmasını gerektirmeyen, kısaca tahkikat yapılmasını gerektirmiyor ise bozmadan sonra ıslah kabul edilmemelidir. Bozma içeriğine göre bozmadan sonra araştırma yapılmış ve tahkikat devam etmiştir. Tahkikat devam ettiğine göre davacı tarafın ıslah işleminin kabulü gerekirdi. Mahkemece ”bozmadan sonra ıslah mümkün değildir” gerekçesi ile davacının ıslah talebinin reddi hatalıdır.
- 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
- 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 176: Islahın kapsamı ve sayısı
- 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 177: Islahın zamanı ve şekli
Yargıtay .9. Hukuk Dairesi 20.01.2014 Tarih, 2014/580 Esas 2014/653 Karar (daha&helliip;)
-
Prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı dikkate alınmalıdır.
Özet:Dosya içerisindeki bordrolarda bazı aylar için prim ödemesi adı altında ödemeler yer aldığı anlaşılmaktadır. Şu halde prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İlgili ay için ödenen prim fazla ücretini tam olarak karşılıyorsa anılan ay bakımından fazla çalışma ücretinin ödendiği kabul edilmeli, işçiye ödenen priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesine karar verilmelidir.
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 : Fazla çalışma ücreti
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 46 : Hafta tatili ücreti
Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 05.07.2013 Tarih, 2013/10409 Esas, 2013/12730 Karar (daha&helliip;)
-
İş davalarında yetkili mahkeme İşçinin işini yaptığı işyeri mahkemesi yetkilidir
Özet: SSomut olayda tüm dosya kapsamından davalı işçinin işini yaptığı ve davacı şirkete ait işyerinin davanın açıldığı tarihteki adresinin … olduğu açıkça anlaşılmıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesinde, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir denmektedir. Yasa bu şekilde davacıya yetki konusunda seçimlik bir hak vermiştir. Davacı isterse davasını davanın açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde açabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de (somut olay açısından … İş Mahkemesinde de) açabilir. Somut olayda davacı bu seçimlik hakkını kullanarak davasını işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede yani … İş Mahkemesinde açmış olup mahkemece yanılgılı bir değerlendirme ile … İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.- İşçinin işini yaptığı işyeri mahkmesi yetkilidir
- Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 5 : Yetkili Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 13.11.2013 Tarih, 2011/33218 Esas 2013/29070 Karar (daha&helliip;)
-
Yargıtay ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda görüş değiştirdi kadına takılan kadına erkeğe takılan erkeğe aittir.
Özet : Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; “Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir” yönündedir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir.
- 4721Sayılı Türk Medeni Kanunu madde 220: Kişisel mallar
- 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 50 : Zararın ve kusurun ispatı
- 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 51 Tazminatın belirlenmesi
- Yargıtay ziynet eşyalarının paylaşımı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 Tarih 2023/5704 Esas, 2024/2402 Karar (daha&helliip;)