Yazar: avadilyaman

  • İstifa belgesinde genel ifadelerin olması halinde istifanın somut nedenlerinin dava dilekçesi ile açıklanabileceği

    Özet: Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır.
    İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı Kanun’un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanununda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
    İstifa belgesine dayanılmakla birlikte işçiye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması, Türkiye İş Kurumuna yapılan bildirimde işveren feshinden söz edilmesi gibi çelişkili durumlarda, her bir somut olay yönünden bu çelişkinin istifanın geçerliliğine etkisinin değerlendirilmesi gerekir.
    İstifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda, işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu halde de istifanın ardındaki gerçek durum araştırılmalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 24İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • İstifa belgesinde genel ifadelerin olması

    T.C Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 09.03.2014 Tarih, 2013/7888 Esas  2014/7472 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin kusuruyla oluşan zararın kusur oranları ve zarar belirlenmeden işçinin muvafakati olsa da ücretten kesilemez

    Özet: Somut olayda, davalı işveren tarafından davacının kusuruyla sebebiyet verdiği zarardan ötürü dava konusu tazminat ve alacaklarından kesinti yapılmasına muvafakat ettiği belirtilerek fesih tarihinde düzenlenmiş olan 26.09.2011 tarihli muvafakatname ibraz edilmiş ise de, zarar miktarı ve davacının kusuru, varsa kusuruna isabet eden zarar miktarı belirlenmeden muvafakatnamenin ve buna dayalı olarak hazırlanan ibranamenin geçerli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu itibarla, davacının kusuru ve varsa kusuruna isabet eden zarar miktarı serbest mali müşavir olan bir bilirkişi aracılığı ile tespit edilerek sonucuna göre dava konusu işçilik alacakları hakkında karar verilmelidir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)

    T.C Yargıtay 22. hukuk Dairesi 11.02.2014 Tarih, 2013/3319 Esas 2014/2026 Karar  (daha&helliip;)

  • Toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikanın yaptığı protokolle ücretin düşürülmesi geçerlidir.

    Özet: Davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmadığı dönemde son günlük brüt ücretinin 29,20 TL olduğu, sendikal haklardan ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmaya başlandığı 15.03.2005 tarihinden sonra ise 25,41 TL olarak ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. TEDAŞ ile toplu iş sözleşmesi imzalayan TES-İŞ Sendikası arasında 31.05.2004 tarihinde yapılan protokol neticesinde, işçilerin toplu iş sözleşmesinden protokoldeki şartlar ve öngörüler doğrultusunda yararlandırılmaları kararlaştırılmış, getirilen özel hükümlere göre davacı ve şahsına ilişkin ücretinin düşürülmesi veya ücretinin işverence tek taraflı olarak düşürülmesi söz konusu değildir. Bu durum karşısında, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmaya başladığında ücretinin 25,41 TL olarak belirlenmesinde, davalı ve davacı adına hareket eden sendika ile işveren arasında imzalan 31.05.2004 tarihli protokol hükümlerinin esas alındığı açıktır. Davacıya yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken menfaatler davalı tarafça ödenmektedir. Bu şekilde davacının toplu iş sözleşmesinden faydalanmasıyla birlikte toplu iş sözleşmesinin işçiler lehine getirdiği akçalı menfaatlerden (giyim yardımı, gıda yardımı, yemek yardımı, ikramiye, ilave tediye gibi) de yararlanması mümkün olup, davacının gelirinde artış meydana gelmiştir. Kaldı ki davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi imzalanırken günlük brüt ücreti 29,20 TL olarak belirlenmiş ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma durumunda ücretin toplu iş sözleşmesi ile yeniden belirleneceği hususu düzenlenmiştir. Davacı sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğini belirttiğine göre, toplu iş sözleşmesi gereği belirlenen yeni ücretini kabul etmiş olup, hem toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sosyal hakları hem de kapsam dışı işçilere ödenen günlük brüt ücreti talep etmesi olanaklı değildir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 34 Ücretin gününde ödenmemesi
    • 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 36:Toplu iş sözleşmesinin hükmü

    T.C Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014 Tarih, 2013/37333 Esas  2014/2014 Karar (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında otuz işçi sayısının tespitinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihin esas alınır

    Özeti: 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin 1. fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli süreli-belirsiz süreli, tam süreli-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • İşe iade davasında 30 işçinin tespiti

    T.C  Yargıtay  (Kapatılan ) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014 Tarih,  2014/789 Esas  2014/1936 Karar (daha&helliip;)

  • Alt işveren değişmesine karşın işçinin çalışmasının işyeri devri hükmündedir.

    Özet: Dosya içeriğine göre, davalının temizlik hizmet alım sözleşmesine göre işçilerini çalıştırdığı, söz konusu ihalenin 31.08.2009 tarihinde sona erdiği, davalının yeni ihaleyi alamadığı, asıl işveren ile başka firma arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre de, davacının 01.09.2009 tarihinden itibaren ihaleyi alan yeni firma nezdinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. İşçi ihaleyi kazanan yeni şirketin işverenliğinde çalışmasını sürdürmektedir. Sadece müteahhit değişikliği işyeri devri niteliğindedir, iş sözleşmesinin feshi söz konusu olmadığından, feshe bağlı ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarını talep hakkı doğmamıştır. Söz konusu isteklerin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 işyerinin devri

    T.C.  Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi 11.02.2014  Tarih 2014/305 Esas 2014/1998 Karar (daha&helliip;)