Yazar: avadilyaman

  • İşçinin kıdemi, ücreti işveren tarafından bilinebilir olduğundan alacağın likit olmadığının ileri sürülemeyeceği

    Özet: Somut olayda işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlar olduğundan alacağın likit olmadığından söz edilemez.
    Hal böyle olunca, İ.İ.K. 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Yasanın değişikliğe ilişkin maddesi Resmi Gazetede yayımlandığı 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve İİK.’nun 67/2.maddesindeki düzenleme emredici olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal etkisini göstereceğinden tamamlanmamış tüm hukuki durumlara uygulanması gerekeceği dikkate alındığında, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
    • İtirazın İptali davası icra inkar tazminatı

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi 12.05.2014 Tarih, 2014/1976  Esas  2014/10474 Karar

    (daha&helliip;)

  • Toplu İş sözleşmesinde dayanışma aidatından faydalanma

    Özet: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasına göre, Toplu İş Sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma, imza tarihinde işyerinde çalışma halinde mümkün olmaktadır. Davacının, işyerinde uygulanan TİS’den dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanması 31.12.2010 ve öncesi dönem için söz konusudur. Her Toplu İş Sözleşmesi için ayrı ayrı ve imza tarihinden sonra dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talebinde bulunmak gereklidir. Davacı, 01.01.2011- 31.12.2012 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesini imzalandığı tarih olan 17.05.2013 tarihinde işyerinde çalışmadığı için, bu TİS’den ve bu TİS’e mahsuben yapılan avans ödemelerinden yararlanması da mümkün değildir.

    • 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 39 Toplu iş sözleşmesinden yararlanma

    T. C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi  10.11.2014 Tarih, 2014/12431  Esas  2014/20448 Karar

    (daha&helliip;)

  • Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi gerekir

    Özet: 4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  57  Yıllık izin ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  59 Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti

    T. C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 03.04.2014 Tarih,  2013/22924  Esas 2014/7403 Karar
    (daha&helliip;)

  • Elektrik Piyasası Kanunu hizmet alımı yapılmasına izin verir. Kanuna uygun ve muvazaaya dayanmayan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcuttur.

    Özet: Elektrik Piyasası Kanununun 22.maddesinde: Lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilecekleri, ancak, bu durumun ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmeyeceği, hangi faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılabileceği Elektrik Piyasası Kurulu tarafından belirleneceği bildirilmiştir. Lisans sözleşmelerine konu edilebilecek, üretim, dağıtım vb. faaliyetler bu kapsamda değerlendirilmektedir. Lisans sahibi şirketin lisanstan dolayı yükümlülüklerinin devam etmesi ve müşterek sorumluluğu dolayısıyla herhangi bir usulsüz işlemde lisansının da iptal edileceği hususu göz önünde bulundurularak bazı müdahalelerde bulunması, aralarındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu göstermez. Somut olayda davacıya verilen iş tesisin işletilmesi, bakımı ve temizliği olduğundan ve davacı da bu işlerde çalıştırıldığından, taşeron işçilerinin denetlenmesi ve EÜAŞ işçileriyle birlikte çalışmaları 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 15.maddesine uygun olduğundan, kanuna uygun ve muvazaaya dayanmayan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup işçi temini ve muvazaalı işlerde çalıştırılma sözkonusu olmadığından bu yönde bir iddia da bulunmadığından davanın reddi gerekirken mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 İş hukukunda muvazaa
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/6 Asıl işveren alt işveren

    Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Esas  03.04.2014 Tarih, 2013/25332  Esas, 2014/7330 Karar

    (daha&helliip;)

  • Fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduğunun kararlaştırılması halinde yılda 270 saatin üzerindeki çalışmalar için fazla çalışmaya hükmedileceği

    Özeti : Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 6.maddesi ve İş Kanununun 41.maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücrete dahildir. Bu yön gözetilmeksizin günlük 5 saat, haftalık 30 saatin üzerindeki fazla çalışmanın karşılığı olarak hesaplanan fazla çalışma ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Şu durumda mahkemece yıllık 270 saatlik sınırın davacının çalıştığı süreye oranlanarak bulunacak süredeki fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kabul edilip, onun üzerindeki çalışmanın karşılığı olarak fazla çalışma ücreti hesaplattırılmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Anılan husus dikkate alınmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 9 Türü ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Radyoloji teknsiyenin fazla çalışma ücreti hesabı

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi 03.04.2014 Tarih,  2013/15880 Esas  2014/7395 Karar

    (daha&helliip;)