Yazar: avadilyaman

  • Trafik kazası pasif dönem hesabında ertelemeli tam hayat annüitesi yöntemi kullanılamaz

    Özet :Gerçek zarar hesabı yapılırken tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kaza tarihinde 17 yaşında olan davacının TRH 2010 tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresi 56,87 yıl olduğu halde, raporda bakiye ömür süresinin kaç yıl kabul edildiği belirtilmemiş, 65 yaştan sonraki dönem için 45 yıl ertelemeli tam hayat annüitesi kullanıldığı belirtilmiş olup,bu yönüyle rapor denetime elverişli değildir. Şu halde, davacının bakiye ömür süresi, aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) tazminat hesabının yapılması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek raporu alınıp karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. (daha&helliip;)

  • Devlet memurunun geçici işgöremezlik zararı hesabı

    Özet: Mahkemece davacının devlet memuru olması sebebiyle çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam ettiğinden geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı gerekçesiyle bu talebi reddedilmiştir. Davacı yönünden geçici iş göremezlik zararı, maaşını almış ise çalışamadığı dönemde eğer alıyorsa fazla çalışma ücreti, ikramiye gibi yan ödemelerden ibaret olduğu göz önüne alınmalıdır. Davacının çalışamamaktan dolayı ikramiye, fazla çalışma ücreti gibi yan ödemeleri alamamasından kaynaklanan zararı olmuş ise çalıştığı kurumdan bu hususlar sorularak, bunun geçici iş göremezlik zararı olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. (daha&helliip;)

  • Askerlik borçlanmasıyla kazanılan sürenin ölüm aylığı için gerekli prim gün sayısının tespitinde dikkate alınmaz

    Özeti:Bu durumda, 01.02.2009 günü vefat eden sigortalının hak sahibi davacının; 01.10.2008 tarihinden sonra talepte bulunarak yine 01.10.2008 tarihinden sonra ödenen askerlik borçlanması ile kazanılacak sürenin, 5510 sayılı Kanunun 32/2-a maddesinde öngörülen 900 günün hesabında dikkate alınmaması, aynı madde gereği varsa en az 1800 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin bildirilmiş olup olmadığı araştırılmalı ve ölüm aylığı şartlarının buna göre belirlenmesi gerekmektedir. (daha&helliip;)

  • İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranması

    Özeti: Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir. İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranmasının yaptırımı değinilen Yasanın 5 inci maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hükme göre işçinin dört aya kadar ücreti tutarında bir ücretten başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep imkânı bulunmaktadır. Söz konusu fıkra metni emredici nitelikte olduğundan, anılan hükme aykırı olan sözleşme kuralları geçersizdir. Geçersizlik nedeniyle ortaya çıkan kural boşluğu eşit davranma ilkesinin gereklerine uygun olarak doldurulmalıdır.
    Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır. (daha&helliip;)

  • Yurt dışında bulunan  ev kadını  kesin dönüş yapmadan yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanamaz

    Özeti: Yurda kesin dönüş koşulu borçlanma yoluyla aylık talebinde bulunanların tümü için geçerli olup evli olsun ya da olmasın yurt dışında ev kadını olarak bulunan Türk vatandaşlarının da aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapmaları gerekir. Bu konuda kanun koyucu tarafından ev kadınları yararına herhangi bir ayırıma gidilmemiştir.
    Yurt dışında işçi sıfatıyla çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkisini bitirmeden geçici sürelerle yurda giriş yapmak ve yabancı ülke sosyal güvenlik kuruluşlarından yardım almak kesin dönüş yapıldığı anlamına gelmez. Sigortalının yaşlılık aylığı talep tarihinde yurt dışında bulunması aylık talep etmesine engel olmadığı gibi yurt dışında bulunmak tek başına yurda kesin dönüş yapılmadığı anlamına gelmez.
    Yurt dışında yaşlılık veya maluliyet aylığı bağlanması, çalışma ve sigortalı ilişkisinin sona erdiğini gösterdiğinden kesin dönüşe karinedir, işçinin, çalıştığı ülkeden işsizlik yardımı, hastalık, geçici işgöremezlik ve benzeri çalışmaya veya sigortalılığa dayalı yardımlar alması halinde sigortalının kesin dönüş yapmadığı kabul edilmelidir.
    İkamet şartına bağlı olmayan sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği kesin dönüşe engel değildir. (daha&helliip;)