Yazar: avadilyaman

  • İşçinin özen borcuna aykırı davranması halinde işveren kusurlu olsa da fesih geçerlidir

    Özeti: iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-ı bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı yönündeki tespitleri yerindedir. Ancak yapılan işin niteliği gereği çalışan işçinin özen yükümlülüğünün ağırlaştırılmış olduğu, buna rağmen davacının işini düzgün ve kurallara uygun şekilde yapmadığı, daha önce bu yönde iki kez uyarılmasına rağmen olay günü de bir başka işçiye çarpmak suretiyle yaralanmasına neden olduğu, davacının davranışlarının kusur olarak değerlendirildiği ve iş sözleşmesinin davranışa dayalı olarak feshi için kusurun da yeterli olduğu, kastın bulunmasının zorunlu olmadığı ve bu hali ile tutum ve davranışlarının haklı neden boyutunda olmamakla birlikte geçerli neden olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, feshin haklı ya da geçerli olup olmadığı tartışılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi işçinin tutum ve davranışları ile iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshine neden olduğu somut olayda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

    4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih

    4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı (daha&helliip;)

  • İşverenin yönetim hakkının kapsamı ve sınırları 

    Özet: Şu halde işveren, diğer işçilerin lehine fakat bir veya birkaç işçinin aleyhine sonuç doğuracak eşitsizlik yaratacak talimatlar veremeyeceği gibi işçiye eza ve cefa vermek amacıyla da talimatlar veremez. Buna göre, işveren talimat verirken eşit işlem borcuna riayet etmekle de yükümlüdür.

    Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerinde Tıbbi Tanıtım mümessili olarak çalıştığı, iş akdinin Temmuz 2013 ayında Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden ayrılmış olan Dr. B. B’yi 13 Ağustos, 27 Ağustos ve 17 Eylül tarihlerinde ziyaret ettiğini raporladığı gerekçesiyle haklı nedenle iş akdinin feshedildiği belirtilmiş ise de 03.02.2014 tarihli olup davalı işverence sunulan belgelerde ve ziyaret raporu çıktılarında fesih gerekçesi olarak ileri sürülen hususlara yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davacının fesih bildiriminde belirtilen aylara ait Temmuz-Eylül arası aylık raporlarının incelenerek fesih konusu iddiaların gerçek olup olmadığı hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 5 Eşit davranma ilkesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 8 İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi

    (daha&helliip;)

  • İmzalı ücret bordrolarında gösterilen fazla çalışmaların bağlayıcı olduğu aksinin yazılı delille kanıtlanmalıdır 

    Özeti: Somut olayda dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre davacının Tübitak’a ait gözlemevinde 5 gün çalışıp, 5 gün çalışmadığı, bu çalışmanın 5 gününde işyerinden hiç ayrılamadığı anlaşılmaktadır. Davacı emsali çalışan Radyolink İstasyonundaki işçiler için Hukuk Genel Kurulu çalışmanın günlük 14 saat olacağını kabul etmiştir. Bu nedenle davacının çalışma süresi haftalık olarak hesaplanmalı, hangi hafta çalışması var ise o haftalık çalışmasında işyerinde bulunduğu günler için çalışma süresi günlük 14 saat üzerinden hesaplanmalıdır. Bu ilkelere göre davacının fazla çalışma alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, aylık çalışma üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre fazla çalışma alacağı talebinin reddedilmesi hatalı olmuştur.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 :Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 : Ücret

    (daha&helliip;)

  • Toplu iş sözleşmesi yetki süreci sendikal nedenlerle fesih

    Özeti: Somut olayda davalı işyerinde sendikal örgütlenmeye başlanması ve örgütlenme süreci, toplu iş sözleşmesi yetki süreci, sendika üyesi işçilerin işten çıkarılmaları ve sendika üyesi olmayan ya da üyelikten istifa eden işçilerin görev yerlerinin değiştirilerek çalışmaya devam etmeleri, 11 aylık süreç içinde işyerindeki Şeker-İş Sendikası üyesi işçilerin çalışan işçilere oranının %50’den %13’e kadar düşmesi birlikte değerlendirildiğinde olayların kronolojik gelişimine bakıldığında davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. (daha&helliip;)

  • İşyeri devri önceki işverenin sorumluluğu : devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir

    Özeti: İş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından sözkonusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır..

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 6 İşyerinin veya bir bölümünün devri
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı

    Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 11.06.2014  Tarih,  2013/14108 Esas 2014/16814  Karar (daha&helliip;)