Kategori: 9. Hukuk Dairesi

  • Çalışanlar arasında fazla çalışma ücreti konusunda mavi yakalı beyaz yakalı ayrımı yapılması

    9. Hukuk Dairesi         2016/32921 E.  ,  2020/18002 K.
    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK
    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davalı işyerinde proje sorumlusu olarak 3.500,00 TL brüt ücret ile hafta içi 08.00-18.00 saatleri arası ve cumartesi 08.00-13.00 saatleri arası çalıştığını, iş sözleşmesini emekliliğe hak kazanması sebebi ile haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatının ödendiğini ancak fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının üst düzey yönetici sıfatı ile çalıştığını, hafta sonu çalışma yapılmadığını, işler yetişmediği takdirde kendi insiyatifi ile cumartesi çalışmaların fazla çalışma olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, haftalık 45 saati aşar şekilde cumartesi çalışmalarının tanık anlatımları ile ispatlanamadığı, davacı tanıklarının anlatımlarının fazla çalışmaları ispat için yeterli ve somut olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar yasal süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Somut olayda; davacı hafta içi 08.00-18.00 saatleri arası, cumartesi günleri 08.00-13.00 saatleri arası çalıştığını, idari kadro olduğu gerekçesi ile fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı taraf ise davacının beyaz yakalı yönetici pozisyonunda çalışan olduğunu hafta sonu mesaisi olmadığını savunmaktadır. Dosya kapsamında yargılama sırasında dinlenen ve davalı taraf ile aralarında husumet bulunmadığı anlaşılan davacı tanıkları; hafta içi mesainin 08.00-18.00 saatleri arası olduğunu, fabrika müdürünün hafta sonu çalışmaya zorladığını, davacının hemen hemen her cumartesi çalıştığını, cumartesi gelenlerin öğlen çıktığını ifade etmiştir. Davalı tanıkları ise haftanın beş günü mesainin 08.00-18.00 saatleri arası olduğunu, cumartesi günleri çalışma zorunluluğu olmadığını, beyan etmekte, fabrika müdürü olarak görev yapan davalı tanığı ise yetiştirilemeyen iş olduğunda cumartesi günleri 1-2 saat geldiklerini, davacının kendi çalışma programına göre kendi çalışmasını ayarlayan beyaz yaka grubundan olduğunu belirtmiştir. Bilirkişi raporunda tanık beyanları dikkate alınarak haftada 5 gün 08.00-18.00 saatleri arası 1 saat ara dinlenme düşümü ile 9 saatten 45 saat ve her cumartesi ara dinlenme hariç 3 saat çalıştığı kabulü ile haftalık 48 saat çalıştığı tespit edilmiş, davacının haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı belirlenerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece cumartesi çalışmalarının tanık anlatımları ile ispatlanamadığı, davacı tanıklarının anlatımlarının fazla çalışmaları ispat için yeterli ve somut olmadığı gerekçesi reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulu ücret bordroları fazla çalışma tahakkuku içermediğinden fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. Dosya kapsamına göre dinlenen davacı tanıklarının davacı ile birlikte 2007-2014/Şubat arası çalıştığı, mesai saati ve çalışma düzeni hakkında bilgi sahibi olduğu, davalı ile aralarında husumet bulunmadığı, fabrika müdürü olarak dinlenen davalı tanığın iş yetişmediği zaman davacının cumartesi işyerine 1-2 saat geldiğini beyan ettiği, davalı tanıklarının halen aynı işyerinde çalıştığı ve 2010 yılından itibaren çalışmaya başladıkları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının cumartesi günleri çalıştığı ve haftada 3 saat fazla çalışma yaptığı her iki taraf tanıkları ile ispatlanmıştır. Bilirkişi Raporu dikkate alınarak, davacı tanıkları ile birlikte çalışma süresi gözetilerek haftada 3 saat fazla çalışma yaptığı kabulüne göre indirim de düşünülerek karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

  • işverenin haklı nedenlere dayanarak iş sözleşmesini geçerli feshi : makine operatörünün görevi başında uyuması

    Özet: Davacı, iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ve işçilik alacakları talepli dava açmıştır. Davalı işveren feshinin haklı olduğunu savunmuş, davacının makine operatörü olup görevi başında uyuduğu için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. İlk defa uyuyan işçinin eylemi haklı fesih ağırlığında değildir. Dosyada davacının 18.07.2014 tarihindekinden başka uyuduğuna dair delil bulunmadığından fesih geçerli olup, haklı değildir. Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması

    T.C.  Yargıtay 9. Hukuk Dairesi,  04.11.2020 Tarih    2016/30960 Esas,  2020/14674 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi Haklı fesih

    Özet: Tüm dosya kapsamı ile özellikle ceza ve tazminat dosyalarında alınan bilirkişi raporlarına göre davacının daha seri çalışmayı sağlamak için emniyet tertibatını devre dışı bıraktığı ve iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının eyleminin, İş Kanunu 25/II-ı bendi kapsamında işçinin kendi isteği ile veya işini savsaması sonucu işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi niteliğinde olduğu ve işverenin buna dayanarak yaptığı feshin haklı olduğu anlaşıldığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • İşçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi Haklı fesih
    • Seri çalışmayı sağlamak için emniyet tertibatını devre dışı bırakılması haklı fesih nedenidir
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.05.2014 Tarih, 2012/9461  Esas  2014/14283 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşletmesel kararın yargısal denetimi feshin son çare olma ilkesi

    Özet: Somut olayda, davacı fesih tarihinde bölge yöneticisi olarak çalışmaktayken iş sözleşmesi davalı şirket tarafından bu pozisyonların bazılarının kapatılması sonucunda feshedilmiştir. Feshin hemen öncesi ve sonrası çok sayıda tıbbi tanıtım sorumlusunun işe alındığı anlaşıldığından, davalı işverenlik tarafından davacıya feshin son çare olması ilkesi uyarınca bu pozisyonun teklif edilip edilmediği yukarıdaki ilkelere göre araştırılarak sonucu doğrultusunda karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 03.04.2014 Tarih, 2014/761 Esas 2014/11250 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşe iade davası devam ederken yapılan işe davet geçerli olamaz

    Özet: Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının, davalı işveren tarafından yapılan işe daveti kabul etmeyerek işe iade talebinde samimi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı işveren tarafından dava kabul edilmemiş olup, yargılama devam ederken yapılan işe davet geçerli değildir. Yine davalı tarafından feshin haklı ya da geçerli olduğu da ispat edilememiştir. Bu sebeplerle davacı işçinin işe iade talebinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.05.2014 Tarih, 2014/2273 Esas 2014/14184 Karar (daha&helliip;)