Kategori: 9. Hukuk Dairesi

  • Vakıf Üniversitelerinde yardımcı doçentle belirli süreli iş sözleşmesi yapma zorunluluğu olmadığı-Belirsiz süreli iş sözleşmesi

    Özet: 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 23’üncü maddesinin birinci fırkasında; “bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır” kuralı öngörülmüş; aynı maddenin ikinci fıkrasında, yardımcı doçentlerin bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilecekleri, her atama süresi sonunda görevin kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Kanunun daha sonra yürürlüğe giren geçici 47’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise yardımcı doçentlik kadrosunda görev yapan öğretim elemanlarının çalışma sürelerindeki sınırlamanın kaldırıldığı belirtilmiştir. Buna göre 2547 sayılı Kanunda yardımcı doçentlerle belirli süreli sözleşme yapılması yolunda bağlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanunun 23’üncü maddesinde belirtilen ikişer veya üçer yıllık süreler, atama tasarrufu ile ilgili olup, vakıf üniversitelerinde çalışacak yardımcı doçentlerle iş sözleşmesinin belirsiz süreli olarak yapılmasına engel bir durum teşkil etmemektedir. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 9. HD. 23.2.2009 gün ve 2008/12778- 2009/3194 sayılı kararı).
    Somut olayda, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektirir objektif bir neden olmayıp sözleşme baştan beri belirsiz süreli kabul edilmelidir. Buna göre belirsiz süreli sözleşmelerde bakiye süre ücreti olmayacağından bu talebin reddi yerine kabulü hatalıdır.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 :kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 8:  İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 :Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 12: Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17: süreli fesih (İhbar tazminatı)

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No. 2012/7189 Karar No. 2014/11509 Tarihi: 07.04.2014 (daha&helliip;)

  • Genel tatil ücretinin gün olarak hesaplanır.

    Özet: Genel tatil ücreti gün üzerinden hesaplanmalıdır. Buna göre Sendikalı olup TİS kapsamında çalışan davacıya genel tatil çalışması karşılığı 3 gündelik ödeneceği ve bu 3 gündeliğe iş karşılığı olmayan tatil yevmiyesinin de dahil olduğu TİS hükmüdür. Buna göre davacıya genel tatil çalışması karşılığı ödenecek miktar 1+2=3 yevmiye olup, bu 1 yevmiye maktu ücret içinde ödendiğinden 2 yevmiye daha hesaplanıp ödenmelidir.
    Bu nedenle davalı kurumun müfettiş raporunda belirttiği şekilde 1 gün çalışma karşılığı 3 gün çalışmış gibi ödeme yapılması hatalı olduğundan kurumun davacıya ödediği 732,18 TL’nin istirdatı yasaya uygun olup Mahkemece bu miktarın genel tatil ücreti alacağı gibi düşünülmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.05.2014 Tarih, 2012/9420 Esas 2014/14317  Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılması Yargıtay uygulamasıdır, yasal bir düzenleme yoktur

    Özet : İşçinin fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Söz konusu alacakların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Ancak fazla çalışma, hafta tatili veya ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Tanık anlatımlarına göre ispat hâlinde yapılacak indirimin, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti miktarına göre takdir edilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 46  Hafta tatili ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 47 Genel tatil ücreti

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi    05.03.2024 Tarih,  2024/754 Esas,  2024/4198 Karar. (daha&helliip;)

  • Belirsiz alacak davasının koşullarının olmadığı durumda tamamlanabilir dava şartı olduğu kabul edilmelidir.

    Özet: Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde çalıştığı ve hizmet süresinde uyuşmazlık olmadığı, iş sözleşmesinin feshi nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminat alacaklarını belirsiz alacak davası konusu ettiği, kısmi miktar belirtilmesi nedeni ile kısmi eda külli tespit niteliğinde olduğu, davacının brüt ücretinin 1.560,00 TL olduğunu iddia etmesine rağmen, imzasız bordroda ücretin 1.490.76 TL brüt olduğu, hesap raporunun buna göre belirlendiği, ücretin taraflar arasında ihtilaflı ve tartışmalı olması nedeni ile tazminatların belirsiz alacak niteliğinde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O halde davacının kısmi eda külli tespit niteliğinde belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı vardır. Belirsiz alacak davasının esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
    Diğer taraftan somut uyuşmazlıkta bir an için tazminatların başlangıçta belirlenebileceği kabul edilse dahi, belirlenebilir olan tazminatlar hesap raporu ile belirlenmiştir. Alacak belirsiz alacak davası konusu yapılmayacağı kabul edilse dahi tamamlanabilir dava şartı olan hukuki yarar şartını yerine getirmesi için kesin süre verilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107  Belirsiz alacak davası
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109 Kısmi dava

    T.C. Yargıtay  (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 18.06.2014 Tarih, 2014/31734 Esas 2014/35646 Karar (daha&helliip;)

  • Çalışanlar arasında fazla çalışma ücreti konusunda mavi yakalı beyaz yakalı ayrımı yapılması eşit işlem borcuna aykırıdır

    Özet: Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre işyerinde çalışan bazı işçilere fazla çalışma ücreti % 100 zamlı, bayram ve genel tatil ücreti % 200 zamlı olarak ödenmiştir. Davalı vekili mavi yakalı çalışanlara belirtilen oranlar üzerinden ödeme yapıldığını açıklamakla birlikte, beyaz yakalı işçilere ise yasal oranların uygulanması gerektiğini savunmuştur. İş mevzuatında beyaz yakalı işçi mavi yakalı işçi ayrımı bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışanlar arasında fazla çalışma ve bayram genel tatil ücretleri bakımından farklı oranların uygulanması İş Kanunu’nun 5. maddesine aykırılık oluşturur. Bilirkişi raporunda, davaya konu işçilik alacaklarının işyeri uygulamasına göre zamlı olarak hesaplandığı seçenek bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve indirim husus da düşünülerek karar verilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 5 Eşit davranma ilkesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi   23.09.2014 Tarih  2012/36446  Esas  2014/27623 Karar (daha&helliip;)