Etiket: İşe iade davası

  • İşe iade davası işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları

    Özeti: Dosya içeriğine göre tanıtım ve satış sorumlusu olarak işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesi, yapmadığı doktor ziyaretini yapmış gibi şirket kayıt sistemine girmek suretiyle yalan beyanda bulunulduğu gerekçe gösterilerek haklı sebeple sona erdirilmiş, davacı da işverene verdiği savunmasında eylemini kabul etmiştir. Davacının bu davranışı doğruluk ve bağlılığa uymadığından, işverence yapılan fesih haklı sebebe dayanmakta olup davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 25 ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller
    • tıbbi satış temsilcisinin doktor ziyareti yapmaması

    (daha&helliip;)

  • Belirli süreli iş sözleşmesi yapılması koşulları

    Özet: Belirli süreli iş sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, sözleşmenin süreye bağlanmış olması ve belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için objektif sebeplerin bulunması gerekir.

    • Belirli süreli iş sözleşmesi
    • Belirli süreli iş sözleşmesi  objektif ve esaslı şartlarının varlığı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 11 Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
    • İşin niteliği gereği belirli bir süre devam etmesi
    • Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması
    • İşe iade davası
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması

    (daha&helliip;)

  • işe iade davası asıl işveren ve alt işverene birlikte açılmalıdır.

    Özeti: İşe iade davasının yalnızca asıl işveren veya alt işveren aleyhine açılması durumunda, mahkemece, dava hemen reddedilmemeli, davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene davanın teşmili için davacı tarafa süre verilmeli, verilen süre içinde, diğer dava arkadaşına teşmil edilirse davaya devam edilmeli, aksi halde dava sıfat yokluğundan reddedilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 Asıl işveren alt işveren
    • HMK madde 59 zorunlu dava arkadaşlığı

    (daha&helliip;)

  • İş koşullarında esaslı değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını işveren kanıtlamak zorundadır

    Özeti: Dosya içeriğine göre davalı işverenin ekonomik tedbir ve tasarruf sebebinin gerekçe göstererek, işyeri düzenlemesi ve uygulaması ile kanuni izin süresinden fazla olarak kullandırılan izin sürelerini kanuni izin sürelerine çekme kararı aldığı ve bu kararı tüm işçilere tebliğ ettiği, tebliğ etmeyen davacı dahil 13 işçinin iş sözleşmelerini “Tasarruf tedbirleri nedeni ile izin süresinin yasal izin sürelerine çekilmesini kabul etmemesi” sebebi ile yazılı bildirim ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. ve 17. maddeleri uyarınca feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı işverenin aldığı kararın izin süresini azaltması sebebi ile iş şartlarında esaslı değişiklik olduğu açıktır. Davalı işveren kabul etmeyen işçilerin iş sözleşmelerini feshetmiş ise de ekonomik ve tasarruf tedbirine gereksinimi olduğunu, bir başka deyimle iş şartlarında esaslı değişikliğin geçerli sebebe dayandığını ispatlayamamıştır. Bu gerekçelerle davanın kabulü gerekmiştir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • iş şartlarında esaslı değişiklik
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  22 Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
    • Geçerli fesih sebebinin işverence kanıtlanamaması

    (daha&helliip;)

  • Adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi ona karşı da dava açılamaz

    Özeti: Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Hal böyle olunca ve özellikle adi ortaklığı ait olan işyerindeki iş akdine dayalı çalışma nedeniyle alacağın tahsili istemiyle açılan davanın konusunun para olduğunun belli bulunmasına göre davanın adi ortaklığın ortaklarından biri ya da birkaçına karşı açılması gerekir. (daha&helliip;)