Etiket: İhbar tazminatı

  • Minibüs sahibinin bizzat çalışması durumunda esnaf sayılacağı farklı tarafların davaları ayrılmalıdır

    Özet: Dosya içeriğine göre, davacının minibüs şoförü olup,.. plakalı araçta 15.01.2011-15.11.2003 tarihleri arasında çalıştığı, aracın sahiplerinin İ.. S.., Z.. S.., E.. O.. olduğu; ayrıca davacının .. plakalı araçta ise 09.02.2004-31.10.2006 tarihleri arasında çalıştığı, aracın sahiplerinin ise N.. D.. ile M.. S.. olduğu, her iki aracın sahiplerinin ve davacının bu araçlardaki çalışma dönemlerinin farklı olduğu hususları göz önünde bulundurularak her iki araçla ilgili davanın aynı davada görülmesi iş hukuku bakımından davalılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı hususları göz önünde bulundurularak davaların tefrik edilmesi gerekirken birlikte görülmüş olması bozma nedenidir.
    Kabule göre de ruhsat sahibi davalıların, araçlarda kendilerinin çalıştığını iddia ettikleri hususu değerlendirilerek esnaf olup olmadıklarının araştırılması gerekirken mahkemece yazılı şekilde görev hususu irdelenmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • Minibüs sahibinin esnaf olup olmadıkları araştırılmalıdır.
    • davacının bu araçlardaki çalışma dönemlerinin farklı olduğundan davalar tefrik edilmelidir.
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 167: Davaların ayrılması

    T.C. Yargıtay  (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi  18.09.2014 Tarih, 2013/16614 Esas 2014/24521 Karar (daha&helliip;)

  • 6100 sayılı yeni HMK döneminde hakimin taraflara yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması gerekmediği gibi, resen yemin teklif etmesi de mümkün değildir

    Özet: Dava 1086 sayılı HUMK döneminde açılmış olup davalı vekili 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden önce vermiş olduğu cevap dilekçesinin deliller bölümünde “sair delil“ ibaresi ile yemin deliline dayanmıştır. Davanın devamı sırasında 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 448, 450 ve Geçici 1.madde hükümlerine göre yemine ilişkin hükümlerinin davada uygulanması gerekmektedir. Buna göre hakimin taraflara yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması gerekmediği gibi resen yemin teklif etmesi de mümkün değildir.
    Ancak bu şekilde 1086 sayılı HUMK döneminde açılan davada açıkça ya da “sair delil” “her türlü yasal delil” ibaresi ile yemine deliline dayanan taraf, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra dahi kendisine yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması gerektiği halde hatırlatılmadığını temyiz yolu ile ileri sürdüğü taktirde tarafın bu temyizine itibar etmek gerekip karar bu nedenle bozulmalıdır.
    Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesinin deliler bölümünde “sair delil” ibaresi ile yemin deliline dayanmış bu hakkın hatırlatılmadığını açıkça temyize getirdiğinden bu hususun bozma nedeni yapılması gerekmektedir. Bu itibarla davalı vekiline yıllık izin açısından davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı, sonucuna göre usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra yıllık izin ücret alacağı hakkında karar verilmelidir.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 225: Yeminin konusu

    T.C. Yargıtay  7. Hukuk Dairesi 11.3.2014 Tarih, 2013/20076 Esas . 2014/5616  Karar
    (daha&helliip;)

  • işverenin feshi haklı nedenlere dayanmıyorsa ihbar tazminatı öder

    Özet: İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve aynı Kanun’un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • işverenin feshi haklı nedenlere dayanmıyorsa ihbar tazminatı öder

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  22. Hukuk Dairesi Esas 10.02.2015 Tarih, 2013/29677  Esas 2015/4346 Karar (daha&helliip;)

  • İstifa halinde kıdem tazminatı ödenmesini öngören iş sözleşmesi hükümleri geçerlidir

    Özet: İstifa halinde dahi işçiye kıdem tazminatı ödeneceğini öngören sözleşme hükümleri ile işyeri uygulamaları, 4857 sayılı Yasaya göre geçerli olup, bu halde kıdem tazminatı 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesine göre hesaplanmalı ve anılan maddedeki kıdem tazminatı tavanı gözetilmelidir. Belirtmek gerekir ki, sözü edilen Yasada düzenlenen kıdem tazminatı tavanı mutlak emredici niteliktedir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)

    Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 03.04.2014 Tarih, 2013/25863  Esas 2014/7372 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşçi haklı nedenlerle de iş akdini feshederse ihbar tazminatı alamaz

    Özet: İş akdini emeklilik sebebiyle fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Haklı sebep de olsa; iş akdini evlilik, askerlik ve emeklilik gibi sebeplerle fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz.

    TC. Yargıtay  (Kapatılan ) 7. Hukuk Dairesi 16.06.2014 Tarih, 2014/7368 Esas  2014/13547 Karar (daha&helliip;)