Kategori: Sosyal Güvenlik Hukuku

  • Ölüm aylığının bağlanması İş kazası tespiti

    Özet: Dava dilekçesinde; davacının vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı istediği kabul edilerek, mahkemece bu yönde irdeleme yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 76.maddesi uyarınca, dava dilekçesinin yorumu ve bahsedilen olaylara ilişkin hukuki nitelendirmenin hakime ait bir görev olduğu da dikkate alınarak, davacının talebi de açıklattırılmak suretiyle, davacının meydana gelen olayın iş kazası olduğunun ve bu nedenle kendisine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitini isteyip istemediği belirlendikten sonra, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

    • 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 54 : Ölüm aylığı
    • İş kazası tespit davası
    • Ölüm aylığı bağlanma şartları

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  17.03.2014 tarih 2013/10776 Esas  2014/6042 Karar (daha&helliip;)

  • Yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı kanunun 1-b maddesine göre kabul edilmelidir

    Özet: Borçlanılan çalışma sürelerinin 4(1)-B kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Davacının 4-1/a çalışması varsa usulünce araştırılmalıdır.

    Yargıtay 10 .Hukuk Dairesi  19.12.2014 tarih, 2014/12451 Esas  K.2014/27413 Karar (daha&helliip;)

  • Ölüm aylığı bağlanma şartları her türlü borçlanma süreleri hariç 5 yıl sigortalılık ve 900 gün prim bildirilmiş olmasının gerekmesi

    Özet: Somut olayda, davacının murisi Mehmet Sıddık Aktas’ın her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödeme şartının gerçekleşmemiş olmasına rağmen davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 32: Ölüm Aylığı
    • Ölüm aylığı bağlanma şartları

    (daha&helliip;)

  • Hak sahibi kız çocuğunun aylığının kesilmesi

    Özet: 506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesi aylık bağlanma koşulları yönünden, “evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin (VI) numaralı bendi, kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteyken; 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle, söz konusu (VI) numaralı bende “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek böylelikle “Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir. 68. maddenin son cümlesi “evliliğinin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmünü içermektedir. Benzer düzenleme 5510 sayılı Kanunun 54. maddesinde de vardır.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 54  Aylık ve gelirlerin birleşmesi
    • Evliliğinin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenmesi
    • SGK Ölüm aylığı
    • SGK yetim aylığı

    (daha&helliip;)

  • Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde takip işlemlerinde yetkili mahkeme kurum müdürlüğünün bulunduğu yerdir.

    Özet: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde; “sosyal güvenlik il müdürlükleri” ile “sosyal güvenlik merkezleri”nin takip işlemlerinde yetkili olduğu, işyerinin adresi Bağcılar (Bakırköy) ise de, işlemi yapan Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezi olup, İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan, Bakırköy iş mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 88: Primlerin ödenmesi

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  28.02.2014 Tarih, 2014/2922  Esas  2014/4251  Karar

    (daha&helliip;)