Kategori: İş hukuku

  • Gerçek ücretin belirlenmesi için ücret araştırması yapılmalıdır.

    Özet: Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili kuruluşlardan emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi (daha&helliip;)
  • Birden fazla İl ve İlçeyi kapsayan bölgede çalışan Tıbbi Tanıtım Sorumlusu

    Özet: Birden fazla İl ve İlçeyi kapsayan bölgede çalışan Tıbbi Tanıtım Sorumlusu bu bölgelerde bulunan İş Mahkemelerinin herhangi birinde dava açabilir.

    • Tıbbi tanıtım sorumlusu
    • Birden fazla İl ve İlçeyi kapsayan bölgede çalışan Tıbbi Tanıtım Sorumlusu
    • 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesi :Yetkili ve görevli mahkeme

    (daha&helliip;)

  • İş koşullarında esaslı değişikliğin işçi açısından en az olumsuzluk yaratacak şekilde olması gerekir

    Özeti: Başka bir anlatımla mahkeme kabulü eksik incelemeye dayandırılmıştır. Bu itibarla mahalinde içlerinde hukukçu bilirkişi de olmak üzere tekstil alanında uzman bilirkişiler katılımı ile keşif yapılmalı, davacının fesih tarihi öncesinde çalıştığı bölümdeki iş ortamı, yaptığı iş ve benzeri unsurlar ile yeni atandığı bölümdeki iş ve çalışma koşulları karşılaştırılmalı, bu değişikliğin aleyhe bir durum yaratıp yaratmadığı tespit edilmeli, gerekirse taraf tanıklarının yeniden beyanları alınmalı ve toplanmış deliller toplanacak deliller ile birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Yukarıda özetlenen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  22 Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
    • Çalışma koşullarında esaslı değişiklikte işçinin yazılı onayı alınmalıdır.

    (daha&helliip;)

  • İşçinin özen borcuna aykırı davranması halinde işveren kusurlu olsa da fesih geçerlidir

    Özeti: iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-ı bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı yönündeki tespitleri yerindedir. Ancak yapılan işin niteliği gereği çalışan işçinin özen yükümlülüğünün ağırlaştırılmış olduğu, buna rağmen davacının işini düzgün ve kurallara uygun şekilde yapmadığı, daha önce bu yönde iki kez uyarılmasına rağmen olay günü de bir başka işçiye çarpmak suretiyle yaralanmasına neden olduğu, davacının davranışlarının kusur olarak değerlendirildiği ve iş sözleşmesinin davranışa dayalı olarak feshi için kusurun da yeterli olduğu, kastın bulunmasının zorunlu olmadığı ve bu hali ile tutum ve davranışlarının haklı neden boyutunda olmamakla birlikte geçerli neden olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, feshin haklı ya da geçerli olup olmadığı tartışılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi işçinin tutum ve davranışları ile iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshine neden olduğu somut olayda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

    4857 Sayılı iş Kanunu madde 18- 21 İşe iade davası geçersiz fesih

    4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı (daha&helliip;)

  • İmzalı ücret bordrolarında gösterilen fazla çalışmaların bağlayıcı olduğu aksinin yazılı delille kanıtlanmalıdır 

    Özeti: Somut olayda dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre davacının Tübitak’a ait gözlemevinde 5 gün çalışıp, 5 gün çalışmadığı, bu çalışmanın 5 gününde işyerinden hiç ayrılamadığı anlaşılmaktadır. Davacı emsali çalışan Radyolink İstasyonundaki işçiler için Hukuk Genel Kurulu çalışmanın günlük 14 saat olacağını kabul etmiştir. Bu nedenle davacının çalışma süresi haftalık olarak hesaplanmalı, hangi hafta çalışması var ise o haftalık çalışmasında işyerinde bulunduğu günler için çalışma süresi günlük 14 saat üzerinden hesaplanmalıdır. Bu ilkelere göre davacının fazla çalışma alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, aylık çalışma üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre fazla çalışma alacağı talebinin reddedilmesi hatalı olmuştur.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 :Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 : Ücret

    (daha&helliip;)