Kategori: İş hukuku

  • Haklı Fesih nedenlerinin bulunmadığı durumlarda özel nedenlere dayanarak istifa ediyorum diyen işçi kıdem tazminatı alamaz

    Özet: İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir.

    T.C. Yargıtay  Kapatılan 7. Hukuk Dairesi Esas No. 2013/24078 Karar No. 2014/6933 Tarihi: 27.03.2014

    (daha&helliip;)

  • Yeni HMK döneminde yargıcın resen yemin teklif edemeyeceği

    Özet: Dava 1086 sayılı HUMK döneminde açılmış olup davalı vekili 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden önce vermiş olduğu cevap dilekçesinin deliller bölümünde “sair delil” ibaresi ile yemin deliline dayanmıştır. Davanın devamı sırasında 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 448, 450 ve Geçici 1.madde hükümlerine göre yemine ilişkin hükümlerinin davada uygulanması gerekmektedir. Buna göre hakimin taraflara yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması gerekmediği gibi resen yemin teklif etmesi de mümkün değildir. Ancak bu şekilde 1086 sayılı HUMK döneminde açılan davada açıkça ya da “sair delil” “her türlü yasal delil” ibaresi ile yemine deliline dayanan taraf, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra dahi kendisine yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması gerektiği halde hatırlatılmadığını temyiz yolu ile ileri sürdüğü taktirde tarafın bu temyizine itibar etmek gerekip karar bu nedenle bozulmalıdır.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 225 yemin konusu
    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 448 Zaman bakımından uygulanma

    T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 11.03.2014 Tarih, 2013/200076 Esas  2014/5616 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşyerinin devir sonrası devir eden ve devir alan işverenlerin sorumlulukları

    Özet: İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 6 İşyerinin veya bir bölümünün devri
    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı

    T.C. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi  11.03.2014 Tarih,  2013/23898  Esas  2014/5725 Karar

    (daha&helliip;)

  • Adi Ortaklığın davada taraf ehliyeti yoktur. Ortakların davaya dahil edilmesi gerekir

    Özet: Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir.
    Hal böyle olunca, tüzel kişiliği bulunmayan Adi Ortaklığın davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de tevcihte hata kabul edilerek ve alacağın tahsili istemiyle açılan davanın konusunun para olduğunun belli bulunmasına göre adi ortaklığı oluşturan ortaklar davaya dahil ederek taraf teşkilinin sağlanması bundan sonra davanın esasına girilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup bu husus kamu düzenini ilgilendirdiğinden temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın karar bozulmalıdır.

    • Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 620 adi ortaklık
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 639 temsilin sonuçları
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2 /1 işyeri

    T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 10.03.2014 Tarih, 2013/22630 Esas   2014/5569 Karar

    (daha&helliip;)

  • Fazla çalışma alacağını ortadan kaldırmak için bordrolarda sembolik fazla çalışma gösterilmesi

    Özet: Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre işverence işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 100 kısmi ödeme

    Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 10.03.2014 Tarih, 2013/22464  Esas . 2014/5560 Karar

    (daha&helliip;)