Kategori: 9. Hukuk Dairesi

  • Ara dinlenmelerinin 7,5 saatlik iş gününde yarım saat 11 saatlik iş gününde bir saat 11 saat ve daha fazla süren iş günlerinde 1,5 saat olarak uygulanır

    Özeti: İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı  olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 fazla  çalışma süresi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 ara dinlenmesi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde73 gece çalışması

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30.04.2012 Esas  2010/7031  Esas . 2012/15007Karar (daha&helliip;)

  • İşverenin iflası durumunda işçinin açmış olduğu dava

    Özeti: Mahkemece, yapılacak iş; iflasın açılıp açılmadığı, açılmış ise ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığını araştırmak, iflas idare memurlarına dava dilekçesini duruşma gün ve saatini tebliğ etmek ve delillerini bildirmeleri için süre vererek taraf teşkilini sağlamak, davalı şirketin iflasına ilişkin dosyanın suretini getirtmek, dava konusu alacakların sıraya kaydedilip edilmediğini araştırmak, eğer itiraz olunmayan sırasına kaydedilmişse davanın konusuz kaldığına karar vermek, aksi taktirde davayı esastan sonuçlandırarak alacağın varlığının tespiti halinde, tahsil şeklinde değil; mükerrer tahsilata yol açılmamak üzere alacakların masaya kaydına şeklinde hüküm oluşturmaktır. Mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucun yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
    • 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu madde 193 İşverenin İflası
    • 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 193 Hukuk davalarının tatili

    Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi: 12.05.2014  Tarih 2014/3359 Esas 2014/10477 Karar (daha&helliip;)

  • İş sözleşmesinin askıya alındığı dönem için kıdem tazminatı hesaplanamaz

    Özet: 1475 sayılı Yasanın 14/2. maddesine kıdem tazminatının işçilerin işyerinde geçen çalışma sürelerine göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. İş sözleşmesinin askıya alındığı ve işçinin fiili çalışmasının olmadığı dönem için kıdem tazminatı ödenmesi yasaya aykırıdır. Davalı işverence birkaç işçiye hatalı olarak askıda geçen süreler için kıdem tazminatı ödenmesi, aksine işyeri uygulamasının varlığını ortaya koymaz. İşverence birkaç işçiye fazladan kıdem tazminatı ödenmiş ancak daha sonra bu hatasından dönerek davacı ve diğer işçilere fiili çalışma sürelerine göre kıdem tazminatı ödemiştir. Hatalı ödeme durumu, çalışmış olan ve halen çalışmaya devam eden tüm işçiler bakımından hak bahşetmez.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • İş sözleşmesinin askıya alındığı dönem

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 18.03.2015 Tarih, 2013/16764 Esas  2015/11083Karar (daha&helliip;)

  • Fesihten önce işçinin bir başka yerde iş bulup sonra feshe başvurması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

    Özeti: Somut uyuşmazlıkta davacı işçi yasal koşullara sahip olmasına rağmen, önce iş bulmuş ve sözleşme imzalamış, daha sonra ise iş sözleşmesini yaş hariç emeklilik koşullarını taşıdığı gerekçesi ile feshetmiştir. Davacı işçi Medeni Kanunu’nun 2. Maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 23. Maddesi düzenlemesi karşısında fesih hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmamıştır. Davacının iş akdini yeni bir iş bulup, iş sözleşmesi imzalaması üzerine sona erdirdiği açıktır. Hakkın kötüye kullanımını hukuk korumamalıdır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • Fesih hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmaması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  23 yeni  işverenin sorumluluğu

    T.C Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 04.03.2015  Tarih, 2013/11223 Esas 2015/9012 Karar (daha&helliip;)

  • Tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi işleri İş Kanununun kapsamının dışındadır

    Özeti: Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
    Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
    Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır. (daha&helliip;)