Yazar: avadilyaman

  • İşçinin önel vererek iş sözleşmesini sona erdirdiği durumlarda da iş arama iznin kullandırılmasının gerekmesi

    Özet: Bildirim önelleri içinde işçiye verilmesi gereken yeni iş arama izni kamu düzenini ilgilendirmektedir. İşverenin bu yükümünü azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran sözleşme hükümleri geçersizdir. İşçinin işverene bildirim süresi tanımak suretiyle fesih yoluna gitmesi halinde de, işverence yeni iş arama izni verilmesi gerekir. Gerçekten yasada sadece bildirim süresinden söz edilmiş, bu süreyi işçinin ya da işverenin tanımış olması arasında ayrım yapılmamıştır. İşçinin ihbar öneli tanımak suretiyle feshinden sonra da işçinin iş arama ihtiyacı devam edebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesi düzenlemesi anlamında, ister işveren isterse işçi önel vererek feshetsin, işçiye günde 2 saat iş arama izni verilmesi gerekir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  27 Yeni iş arama izni
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)

    TC. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  13.02.2014 Tarih, 2011/53717 Esas , 2014/4374 Karar (daha&helliip;)

  • Geçmiş dönem hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacağı hesaplamasında geçmiş dönem ücretiyle hesaplamalıdır

    Özet: Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 16.2.2006 gün 2006/20318 E, 2006/3820 K.). Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Hafta tatili ve Fazla çalışma ücreti alacağı geçmiş dönemlere aitse geçmiş dönem  ücreti ile hesaplanır
    • Hafta tatili ve Fazla çalışma ücreti alacağı bilinmiyorsa  asgari ücrete oranlama yapılarak hesaplanır

    T.C Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 10.03.2014  Tarih, 2012/3467  Esas 2014/7609  Karar (daha&helliip;)

  • Bilirkişi raporunda doğru tespit edilen davacının 12 – 12 saat çalışma sisteminde fazla çalışma ücretinin yanlış hesaplanması

    Özet :Somut uyuşmazlıkta; karara dayanak alınan bilirkişi raporunda doğru tespit edilen davacının 12 – 12 saat çalışma sisteminin kabulünde davacının haftalık 12 saat fazla çalışması olduğunun tespit edildiği ve hesaplamanın da bu kabul üzerinden yapıldığının bildirilmesine rağmen hesaplama kontrol edildiğinde haftalık 3 saat fazla mesai yapıldığı kabulüne göre hesaplama yapıldığı ve tespit edilen hatalı miktara hükmedildiği anlaşılmıştır.
    Mahkemece davacının 12 – 12 saat çalışma sistemine göre haftalık 12 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplanacak miktar üzerinden takdiri indirim hususu da değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
    • Davacı hamurcu ustasının haftada 6 gün 12 saat çalışmasında fazla çalışma ücreti
    • Bilirkişinin fazla çalışma ücretini yanlış hesaplaması

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  02.03.2020 Tarih, 2016/14488Esas, 2020/3325 Karar (daha&helliip;)

  • Alman rant sigortasına giriş tarihinin Türk sigorta başlangıcından önce olması durumunda sigorta başlangıç tarihinin alman rant sigortası başlangıç tarihi olacağı

    Özet: Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
    Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır. Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malûllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde  38:Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi
    • Alman rant sigortasına giriş tarihinin Türk sigorta başlangıcından önce olması durumu

    T.C Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  06.11.2014  Tarih, 2014/21234 Esas 2014/22918 Karar  (daha&helliip;)

  • İşçinin rapor alarak hacca gitmesinin işverene haklı fesih olanağı vermeyeceği

    Özet: Davacı öğretmenin hacca gitme imkanını elde ettiği ve bu ibadet zamanının okulların açık olduğu döneme isabet etmesi nedeniyle işgörme edimini uzun bir süre yerine getiremeyeceği açık olup işyerinde 15 yıllık kıdemi bulunan davacıya bu ibadetini ifası için izin verilmemesi, işverenin işçiyi gözetme borcu gereği, işçinin kişiliğinin, özel yaşamının, sağlığının, bedensel ve ruhsal bütünlüğünün, ahlaki değerlerinin korunmasını da içerdiği dikkate alındığında, işçinin rapor alarak hacca gitmesinin işverene haklı fesih olanağı tanıyacağının kabulü mümkün görülmemektedir. İlk derece mahkemesince davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olmuştur.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  25 İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    • İşçinin rapor alarak hacca gitmesinin işverene haklı fesih olanağı vermez

    T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  12.02.2014 Tarih, 2014/664 Esas  2014/4313 Karar (daha&helliip;)