Kategori: (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

  • Manevi tazminat bölünemez

    Özet: Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nın 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 Karar’ı ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı Karanda bu doğrultudadır.
    Hal böyle olunca davacı sigortalının manevi zararlarına karşılık olarak 2.000,00 TL aldığının davaya konu ibranameden ve taraf beyanlarından anlaşılması karşısında manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi göz ardı edilerek davacı sigortalı için manevi tazminat isteminin reddi yerine kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 12: İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 56 manevi tazminat

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  21. Hukuk Dairesi  01.06.2015 Tarih,  2015/6169 Esas  2015/12432 Karar (daha&helliip;)

  • SGK prim alacaklarında zaman aşımı süresinin on yıl olması

    Özet: Zamanaşımı süresi bakımından. 08.12.1993 günü öncesine ve 06.07.2004 sonrasına ilişkin prim ve diğer alacaklar yönünden Kurumun alacak hakkı. Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde öngörülen (10) yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanun’un 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de uygulama alanı bulmaktadır. 08.12.1993 – 05.07.2004 dönemine ait prim ve diğer alacaklar yönünden ise. 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanmakta, anılan madde hükmüne göre (5) yıl olan zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak kabul edilmelidir.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 146: On yıllık zamanaşımı

    T.C. Yargıtay  (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi  19.02.2015 Tarih, 2014/23783 Esas  2015/2915 Karar (daha&helliip;)

  • 18 yaşından önce başlayan sigortalılık

    Özet: Sigortalı işe ilk başlangıç tarihinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir.”

    Öte yandan 506 sayılı Kanunun 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primlerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edileceği bildirilmiştir.

    İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK. /60

    T.C. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi 20.01.2015 Tarih, 2014/582 Esas  2015/559 Karar (daha&helliip;)

  • İş kazasında zamanaşımı başlangıcı

    Özet: Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Kuyruk sokumu ve kalça kemiği kırılan davacı bakımından değişen ve gelişen durumun olmadığı ve çalışabileceğine dair rapordan itibaren zamanaşımı süresinin hesaplanması gerekir. Bu sebeple davacı vekilinin ek maddi tazminatları yönünden zamanaşımı gerçekleştiğinden bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

    Manevi Tazminatta Zenginleşme Yasağı :Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

    • 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 56 Manevi Tazminat
    • 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 56 Manevi Tazminat

    (daha&helliip;)

  • Müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide,  sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme geçerlidir.

    Özet : Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.

    • 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 167 (Alacaklıya Halef Olma)
    • Kimse Kendi Kusuruna Dayanarak Hak İddia Edemez Prensibinin İstisnası

    (daha&helliip;)