Etiket: SGK Hukuku

  • Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hatalı işlemlerinden doğan maddi ve manevi tazminat davalarına İş Mahkemesi’nde bakılacaktır

    Özet: Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hatalı işlemlerinden doğan maddi ve manevi tazminat davalarına İş Mahkemesi’nde bakılacaktır. Adli yargıda açılmış olan davada, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi halinde dosyanın idari yargı yerine gönderilmesi mümkün değildir.

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 101: Uyuşmazlıkların çözüm yeri
    • 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 5: Görev

    T.C. Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu 12.2.2014 Tarih, 2013/10-2277 Esas 2014/90 Karar

    (daha&helliip;)

  • SGK hizmetlerinin bildirildiği dönemin savunma ve yaşamın olağan akışı ile çelişmesi

    Özet: Davacı, 23.06.2009 günlü açıklama dilekçesinde ve 05.04.2010 günü mahallinde yapılan keşifteki beyanında; davalıya ait Bahçe Keyfi isimli içkili lokantada çalışmasının bulunmadığını, lokantanın bitişiğindeki tarla ve bahçede ziraat işleriyle uğraştığını ve bu bağlamda meyve ağaçlarının dikim ve bakımını geceleri de lokanta ve evlerinin bekçiliğini yaptığını, davalıya ait ahırda bulunan ineklerin bakımı ile ilgilenip sağdığı sütleri davalıya götürdüğünü beyan etmekte olup, davacıya ait, başka işyerlerinden Kuruma bildirilen hizmetlere ilişkin sigortalının imzasını havi fotoğraflı işe giriş bildirgesinin SGK özlük dosyasında bulunduğu halde, davacının oğlu olduğu anlaşılan Alper Eral’a ait 1022526 sayılı lokanta işyerinden 10.07.2000-03.01.2001 tarihleri arasında gerçekleştiği savunulup bozmadan sonra ortaya çıktığı ileri sürülen 175 günlük bildirimin adı geçen işverenin tek taraflı iradesiyle Kuruma verilmesinin, davacının; lokantada çalışmasının bulunmadığı, lokantanın bitişiğindeki tarla ve bahçede ziraat işleriyle uğraştığına dair savunmasıyla ve tanık anlatımlarıyla çeliştiği, keza mülkiyeti davalıya ait lokantanın işletmesinin vasıfsız işçi niteliğindeki davacı ile yürütülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında 506 sayılı Kanunun 2, 5510 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca sigortalıların bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılmasının mümkün bulunduğu da gözetilerek dava dışı AlperEral’a ait 1022526 sayılı lokanta işyerinden 10.07.200003.01.2001 tarihleri arasındaki 175 günlük bildirim dışlanılarak, ilk bozma kararı ve usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek 02.02.1996-10.06.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kısmenkabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir

    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 86:Prim belgeleri ve işyeri kayıtları

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi   15.04.2014 Tarih  2014/5755  Esas, 2015/8746 Karar (daha&helliip;)

  • Zaman ve bağımlılık koşulu gerçekleşmişse ücret koşulu gerçekleşmesede sigortalılık statüsünün doğacağı

    Özet: 506 sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliği için ücret zorunlu unsur değildir. Bu husus, anılan Kanunun 3-I-B, 6 ve 78/2. maddeleri hükmünde açıkça görülmektedir. Bilindiği gibi çalıştırılanlar, işe alınmalarıyla sigortalı olurlar (506 SK. m. 6). maddenin “çalıştırılanlar” sözüne yer verip, aksine, hizmet akdi ile çalıştırılanlar ifadesine yer vermemesi karşısında, zaman ve bağımlılık koşulu gerçekleşmiş ise ücret koşulu gerçekleşmese de, kişi, sigortalı sayılmalıdır. Bir diğer düzenleme olan 506 sayılı Kanunun 78/2. maddesinde günlük kazanç sınırları düzenlenirken “ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemenin gerekçesinde, maddenin, ücretsiz çalışanların prim kesintilerinin belirlenmesi amacıyla kaleme alınmış olduğu belirtilmektedir.

    T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  30.01.2015 Tarih, 2014/26435  Esas 2015/1649 Karar (daha&helliip;)

  • Sigortalı niteliğinin kazanılmasında ücretin zorunlu unsur olmaması

    Özeti: Pozitif hukukumuzda hizmet akdi Borçlar Kanununun 313. maddesinde tanımlanmış olup, her ne kadar tanımda “ücret” unsuruna yer verilmiş ise de, 506 sayılı Kanunun sistematiği ve takip eden diğer maddelerin düzenleniş şekli, anılan unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığını ortaya koymaktadır. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özelliği, “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.

    • Hizmet tespit davası
    • Hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özelliği, “zaman” ve “bağımlılık” unsuru
    • Sigortalı niteliğinin kazanılmasında ücretin zorunlu unsur olmaması
    • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 2 :Kapsam

    (daha&helliip;)

  • Sigortalılık niteliği için hizmet akdinin kurulmasının yanında fiili çalışmanında saptanmasının gerekmesi

    Özet: Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Bu maddelerde açıkça belirtildiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili çalışma saptanmadıkça, sadece hizmet akdine dayanılması halinde sigortalılık söz konusu olamaz.

    • SGK Sigortalılığın başlangıcı
    • 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu madde :2

    (daha&helliip;)