Etiket: iş kazası

  • İş kazasının zamanaşımı süresinin başlangıcı olay tarihi değil, maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarihtir

    Özel: Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının 22.11.2000 tarihinde açtığı eldeki davada, Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık ve Maluliyet İşleri Daire Başkanlığı tarafından 30.11.2001 tarihinde sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak tespit edildiğini öğrenmiştir. Davacı vekilinin 06.02.2002 tarihinde müvekkilinin sağ kolunun tamamen kullanılamaz hale geldiği belirtilerek sürekli iş göremezlik oranının yeniden belirlenmesi için itiraz etmesi üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.03.2003 tarihli raporu ile sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet gerekmediğine karar verilmiştir. Davacının, beden gücü kayıp oranının tartışmalı bulunması ve 23.11.2003 tarihinde açılan sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemi ile dava edilmesi üzerine sorunun çözümü için Adli Tıp Kurumundan görüş sorulmuş ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 29 Ağustos 2007 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 15,2 olduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 21 Ağustos 2008 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranı %11,2 olarak son ve kesin olarak saptanmıştır. İşte davacı ortaya çıkan bu yeni ve kesin olguya dayalı olarak zamanaşımını kesmek amacıyla istemde bulunduğuna göre davanın zaman aşımına uğradığını kabul etmek mümkün değildir.

    • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde  76 Islahın kapsamı ve sayısı
    • Islah Dilekçesi İle Talep Edilen Tazminat İstem
    • Tazminat İsteminin Zamanaşımına Uğrayıp Uğramadığı
    • İş Kazası Sonucu Bedensel Zarara Uğrama
    • Borçlar Kanunu(Mülga) (818) Madde 332
    • Borçlar Kanunu(Mülga) (818) Madde 125
    • Borçlar Kanunu(Mülga) (818) Madde 132
    • Borçlar Kanunu(Mülga) (818) Madde 133
    • Türk Ticaret Kanunu  (Mülga 6102) Madde 662

    T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  15.5.2015 Tarih, 2013/21-2035  Esas  2015/1345 Karar

    (daha&helliip;)

  • İş kazası nedeniyle manevi tazminat takdiri -manevi tazminatın yetersizliği

    Özet: Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmedilen 30.000.00-TL manevi tazminat ile çocuk yönünden hükmedilen 20.000.00-TL manevi tazminat ile anne-baba yönünden hükmedilen 10.000.00’ar-TL manevi tazminatların az takdir edildiği ortadadır.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 ölüm
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 destekten yoksun kalma tazminatı
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 55 Tazminatın belirlenmesi

    T.C.  Yargıtay (Kapatılan)21. Hukuk Dairesi  06.11.2012   Tarih,  2011/12275 Esas, 2012/18780 Karar.
    (daha&helliip;)

  • İş kazası nedeniyle ihtiyati haciz talep edilebilir.

    Özet: İİK’nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Somut olayda haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açıktır. Sadece olayın iş kazası olup olmadığı failin kim olduğu ve kusur durumu çekişmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup ihtiyati haciz talebinin incelenmesi gerekirken, yerel mahkemece, davacının isteği ile ilgili niteleme ve hukuki tavsifte yanılgıya düşülerek ihtiyati tedbir koşullarının tartışılması ve ihtiyati haciz talebiyle ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir

    • 2004 Sayılı  İcra İflas Kanunu madde 257 İhtiyati Haciz

    Yargıtay 10 . Hukuk Dairesi 27.10.2014 Tarih,  2014/21038  Esas,  2014/21387 Karar (daha&helliip;)

  • İşçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi Haklı fesih

    Özet: Tüm dosya kapsamı ile özellikle ceza ve tazminat dosyalarında alınan bilirkişi raporlarına göre davacının daha seri çalışmayı sağlamak için emniyet tertibatını devre dışı bıraktığı ve iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının eyleminin, İş Kanunu 25/II-ı bendi kapsamında işçinin kendi isteği ile veya işini savsaması sonucu işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi niteliğinde olduğu ve işverenin buna dayanarak yaptığı feshin haklı olduğu anlaşıldığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • İşçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi Haklı fesih
    • Seri çalışmayı sağlamak için emniyet tertibatını devre dışı bırakılması haklı fesih nedenidir
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.05.2014 Tarih, 2012/9461  Esas  2014/14283 Karar

    (daha&helliip;)

  • İş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir.

    Özet : Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, alt işveren olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren alt işverenle birlikte olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 Sayılı Yasa’nın 2/6 maddesi uyarınca sorumlu olur.

    • 4857 Sayılı İş Yasası 2/6 Asıl işveren Alt işveren
    • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde  12 Asıl işveren lş işveren
    • 6098 sayılı Borçlar Kanunu Madde 51 maddi tazminat
    • 6098 sayılı Borçlar Kanunu Madde 56 manevi tazminat
    • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde  12 Asıl işveren Alt işveren

    (daha&helliip;)