Özet: Kural olarak bedensel zarar nedeniyle tazminat ileri sürme hakkı zarar görene aittir. (BK.m.47). Ancak, kişisel hakları zarara uğrayanların da tazminat talep hakları vardır. (BK.m.49). Burada da, kural olarak, doğrudan doğruya zarar görme koşulu mevcuttur. Ancak, kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesi de hayatın olağan akışına, yerleşik değer yargılarına ve tecrübe kurallarına dayalı olarak belirlenecektir. Bir kimsenin beden ve ruh tamlığının ihlali sonucunda, onun yakınlarının da korunan varlıkları doğrudan zarara uğramış olabilir. BK.m.49 genel bir kural olup, öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde, ruhsal uyum ve dengesi sarsılanın, kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebilmesi olanağı vardır. Ailenin, kişisel değerler arasında önemli ve üstün bir yeri vardır ve kişilik hakkı aile ilişkilerini de kapsar.
Somut olayda, yaralanmanın niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda, yaralanın eşi ve annesi olan davacıların kişilik değerlerinde eksilme duygusunu yaşadıkları, tecrübe kuralları ile sabit olup; ayrıca bu bakımdan bir ispat yükümlülüğü altında dahi değillerdir. Mahkemece davacılar … ve … hakkında da uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22.11.2011 Tarih, 2011/3419 Esas 2011/12261 Karar (daha&helliip;)
Etiket: İş gücü kaybı
-
İşgücü kaybından doğan veya destek kaybından doğan maddi tazminat hesaplamasında pasif dönemin zararı asgari ücret üzerinden hesaplanmalıdır