Kategori: (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay kapatılan  7. hukuk dairesinin iş hukuk kararları

  • Son alt işveren ve asıl işveren feshe bağlı işçilik alacaklarının tamamından sorumludur.

    Özet: Sorumluluk süre ve miktarının değişmesi dolayısı ile çalışma süresinin ve işyeri devrinin tespiti sorumluluğun belirlenmesinde büyük önem taşır. İhale ile alt işverenlerin değiştiği işyerlerinde ihale sürecinin uzaması nedeniyle yeni ihale alan şirketin eski çalışanları işe başlatması arasında sigortasız geçen dönemlere sıkça rastlanmaktadır. Arada geçen sürede işçinin asıl işveren yanında çalışmaya devam edip etmediği, bu dönem içerisinde işçinin sözleşmesinin işçi veya devreden alt işveren veya asıl işveren tarafından feshedilip feshedilmediğinin tespiti ile sonuca gidilmesi gerekir. Devreden işverenin işçileri yanında alıp götürmeden asıl işveren yanında bırakması ve işçilerin burada çalışmaya devam etmeleri halinde hizmet akdi devrinin varlığı kabul edilmelidir. Yeni ihale alan şirketin aynı işçileri devralması ile işyeri devri ve hizmet akdi devri hükümleriyle sorumluluk belirlenecektir. Hizmet akdi devirlerinde devralan önceki tüm çalışma döneminden de sorumludur.
    Davacının Kutsan Gıda Şirketi yanında iş sözleşmesinin 31.01.2009 tarihinde sona ermesinden sonra 13.02.2009 tarihinde davalı şirketlerin ortak girişim grubu nezdinde sigortalı çalışmaya başladığı görülmektedir. Davacının aradaki 13 günlük süre içerisinde fiilen üniversite nezdinde çalışıp çalışmadığı taraflardan ve tanıklardan sorulmadan, işyeri devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 :Asıl işveren alt işveren
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 6 İşyerinin veya bir bölümünün devri

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi  05.11.2014 Tarih ,2014/10401 Esas  2014/20271 Karar

    (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında isçinin altı aylık kıdeminin hesabında işçinin farklı işkollarındaki çalışmalar toplanır

    Özet: Dolayısıyla davalı şirket ile dava dışı söz konusu şirketler arasındaki ilişki tespit edilmesi gerekmektedir ki kıdem koşulu değerlendirilebilsin.
    Sonuç olarak davalı şirket ile diğer şirketler arasındaki ilişkinin belirlenmesi için hizmet cetvelinde görülen dava dışı şirketlere ait tüm kayıtlar yanında, varsa aralarındaki ilişkinin belirlenmesine yarar belgelerin de dosya arasına alınarak çalışma süresinin birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı ve neticeden işyerinde 6 aydan fazla kıdeme sahip olup olmadığı ortaya konulmalıdır.
    Bununla birlikte davalı şirket ile diğer şirketler arasında hukuki ya da fiili bir bağın tespit edilememesi halinde bu kez de ilk dönem çalışmasının davalı şirket tarafından gerçek bir irade ile tasfiye edilip edilmediği üzerinde durulmalıdır. Yani davalı işveren, ilk dönem çalışmasını gerçekten tasfiye etmiş, aradan geçen 1 yıl kadar süre sonra tekrar davacı ile iş sözleşmesi imzalamış ise o halde ilk dönem çalışma süresi tasfiye edilmiş olup ikinci dönem çalışması süresi esas alınmalıdır.
    Bu kapsamda, gerçek bir tasfiyeden bahsedilmesi ve diğer şirketler ile davalı şirket arasında hukuki ya da fiili bir bağın tespit edilememesi halinde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmeli, aksi halde hizmet süreleri birleştirilip kıdem koşulu oluştuğu kabul edilerek feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
    Bu hali kapsamayan ve eksik araştırmaya dayanan kararın bozulması gerekmektedir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 14.10.2014 Tarih ,2014/12921 Esas  2014/18766 Karar

    (daha&helliip;)

  • Altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen iş koşullarında esaslı değişiklik önerisinin işçiyi bağlamayacağı

    Özet: Somut olayda, davacının 4 yıldan beri davalıya ait işyerinde son iki senedir tanıklarca da ifade edildiği üzere makina ayar ve bileyleme ustası olarak çalıştığı anlaşılmıştır. 27.05.2013 tarihinde davacıdan izinli olduğu için işe gelmeyen işçi E.. K..’ının yaptığı işi yapması istenmiş ve E.. K..’nın operatör yardımcısı olduğu da davalı tanığı Y.. Ü.. tarafından ifade edilmiştir. Yine davacının 5 makinaya birden hakim olabilecek kapasitede olduğu ve davacının görevlendirildiği işi yapmaması nedeniyle kullandığı bileyleme odasının kilitlendiği de aynı tanık tarafından ifade edilmiştir. Davacı hakkında işverence 27,28,29.05.2013 tarihlerinde bileyhanede oturup görevlendirildiği makinede çalışmadığına dair tutanak tutulmuş ve davacıdan savunma talep edilmiştir. Davacının 05.06.2013 tarihli Düzce Noterliği kanalıyla gönderdiği savunmasında ihtara konu tarihlerde kendisinden yapması istenilen işin makineye malzeme verme ” besleme” diye tabir edilen bir iş olup uzmanlık gerektirmediği ve ameliye işi olduğundan işyerinde yeterli eleman bulunduğunu, davalı şirketçe yaptırılmak istenilen işin iş koşullarında esaslı değişiklik teşkil edeceği ve işverence yazılı yapılmasının gerekli olduğu , davacının kendisine yaptırılmak istenilen işin iş koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğinden kabul edilmediği ve usulüne uygun yapılmayan teklifi reddetmenin de talimatlara uymama anlamına gelmeyeceği ifade edilmiştir. Bu savunma üzerine davalı işveren davacıyı Powermat 500-1 makinasında operatör olarak görevlendirmiştir. Davacı hakkında 22,24,25.06.2013 tarihlerinde yine peşpeşe tutanak tutulmuştur. Davacı 4 yıl 3 ay çalıştığı halde son 1 ayda tutanaklar tutulmuş ve bütün tutanakların sonunda İş kanunu 25/2 ve Kurum Kültürü Kitapçığına göre fesih yapılacağı şeklinde ibare yer almıştır. 01.03.2009 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi başlıklı sözleşmede ise Yapılacak iş kısmına sıkıştırılmış şekilde farklı yazı stiliyle görev tanımı eklenmiştir.İşe giriş bildirgelerinde davacının meslek kodunun 7523.21 (Ahşap İşleme makinaları operatörü) olduğu, yerine görevlendirilmek istenildiği işçi E.. K..’nın işe giriş bildirgesindeki meslek kodunun 9622.02(beden işçisi genel)şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm tanıkların halen işyerinde çalıştığı ve davacı tanıkları tarafından davacının makine ayar ve bileyleme ustası olduğunun ifade edildiği ve davacıyla yapılan iş sözleşmesinde makina sorumlusu olarak işe alındığı anlaşılmaktadır. Operatör, Makina ayarlama ve bileyleme ustası, operatör yardımcılığı işlerine ait görev tanımları davacıya ait sözleşme aslı ve davacının makina ayar ve bileyleme ustası olarak çalıştığı döneme ait vardiya veya diğer işyeri kayıtları bir bütün halinde değerlendirilerek gerekirse işyerinde ahşap makinaları konusunda uzman makine mühendisi, endüstri ve İnsan kaynakları uzmanı ve hukukçu bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetiyle keşif de yapılarak davacının fesih tarihi öncesinde çalıştığı bölümdeki iş ortamı, yaptığı iş ve benzeri unsurlar ile yeni atandığı bölümdeki iş ve çalışma koşulları karşılaştırılmalı, bu değişikliğin aleyhe bir durum yaratıp yaratmadığı tespit edilmeli, gerekirse taraf tanıklarının yeniden beyanları alınmalı ve toplanmış deliller toplanacak delilller ile birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Yukarıda özetlenen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
    O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  22 Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 24İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı

    T.C. Yargıtay  (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi  15.10.2014 Tarih ,2014/11841 Esas 2014/18857  Karar

    (daha&helliip;)

  • İşe iade davasında asıl işveren allt işveren ilişkisinin muvazaalı veya yasaya aykırı olup olmadığının belirlenmesinde dikkat edilecek ölçütler

    Özet Asıl alt işveren ilişkisinde ilişkinin muvazaalı veya yasadaki unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesinde;Biri asıl diğeri hukuksal ve ekonomik bağımsızlık ile ayrı bir iş organizasyonuna sahip iki ayrı işverenin bulunup, bulunmadığının, Alt işveren işçilerinin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadıklarının, Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığının, alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığının, Alt işverende daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığının,Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığının,
    İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığının,
    Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığının, Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığının,
    Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığının araştırılması ve irdelenmesi gerekir.

    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 muvazaa
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 18 Feshin geçerli sebebe dayandırılması
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  19 Sözleşmenin feshinde usul
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde  20 Fesih bildirimine itiraz ve usulü
    • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 21 Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

    T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 012.10.2014 Tarih 201410352  Esas  2014/18531 Kaear

    (daha&helliip;)

  • İşçinin fiilen çalışmasının belirlendiği durumlarda SGK kayıtlarına itibar edilemez

    Özet: Somut olayda, davacı, dava dilekçesi ile işe girişi ile hemen sigorta girişinin yapılmadığı ve resmi kayıtlardan daha uzun süre çalıştığını bildirerek kıdeminin, 21.10.2007-14.8.2012 tarihleri arasında olduğunu bildirmiş ve buna göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının kıdeminin, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, SGK kayıtları gibi, 2.1.2008-14.8.2012 tarihleri arasında 4 yıl 7 ay 12 gün olduğu kabulüyle kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmıştır. Ancak dosyaya sunulmuş mazot alım fişlerinin incelenmesinden, davacının davalıya ait araçlara 1.12.2007 tarihinde mazot aldığı ve bu tarih itibariyle davalının işçisi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının kıdeminin 1.12.2007 tarihinden başlatılması gerekirken, resmi kayıtlara itibarla eksik süreli olarak belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir. Kıdem süresinin değişmesi nedeniyle, yapılan tüm hesaplamaların yeniden değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

    • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı

    T.C. Yargıtay (Kapatılan)  7. Hukuk Dairesi  13.10.2014 Tarih, 2014/11960 Esas  2014/18676  Karar

    (daha&helliip;)