Kategori: 10. Hukuk Dairesi

  • SGK rücu davası Sürekli iş göremezlik oranının düşmesi

    Özet: Sürekli iş göremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen işgöremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
    Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle düşen işgöremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle fazladan (yüksek işgöremezlik oranı ile düşen işgöremezlik oranı arasındaki fark iş göremezlik nedeniyle) ödenen fark gelirlerin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire ilavesi gereği bulunmaktadır.

    • 5510 Sayılı Kanun madde 21 SGK rücu davası
    • Madde 21 İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
    • İş kazası işgöremezlik hesabında TRH 2010 tablosu kullanılmalıdır.

    (daha&helliip;)

  • İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu

    Özet: Somut olayda, mahkemece SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için yapılan ödemenin araştırılarak, bu ödeneğin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzili yoluna gidilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olacak şekilde geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmı tazminat alacağından indirilmeksizin yapılan hesabın hükme esas alınması hatalı olmuştur.

    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 52 Tazminatın indirilmesi
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 54 Sürekli göremezlik
    • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 54 Bedensel zararlar
    • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde  55 tazminatın belirlenmesi
    • hesaplanan tazminat miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz
    • 5510 SSK kanunu madde 21İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu

    (daha&helliip;)

  • İşçi prime esas kazancın tespiti davası

    Özet: 5510 sayılı Kanun 82. maddede (506 sK. M. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
    Eldeki davada, yazılı delil olmayan dönemler bakımından talebin tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu hususu yukarıda izah edilenler kapsamında değerlendirilmek suretiyle belirlenip, gözetilmeli ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir,

    • 5510 sayılı Kanunu madde 80 :Prime Esas Kazançlar
    • Prime Esas Kazancın tespiti davası
    • SGK PEK davası

    Yargıtay 10.Hukuk Dairesi  16.02.2022 Tarih,2021/8965 Esas, 2022/1960 Karar

    (daha&helliip;)

  • Sigortalılık niteliği için hizmet akdinin kurulmasının yanında fiili çalışmanında saptanmasının gerekmesi

    Özet: Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Bu maddelerde açıkça belirtildiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili çalışma saptanmadıkça, sadece hizmet akdine dayanılması halinde sigortalılık söz konusu olamaz.

    • SGK Sigortalılığın başlangıcı
    • 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu madde :2

    (daha&helliip;)

  • Üst düzey yöneticinin Sosyal Güvenlik prim borçlarından sorumluluğu

    Özeti: 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesinde ise; “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denilmekte olup, yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz bir kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklama ışığında, getirtilen ticaret sicili kayıtlarına göre, davacının, 25.05.2007 tarihinde dava dışı Anonim Şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, aynı tarihte A grubu imza yetkilisi olduğu, şirketin her konuda temsil ve ilzamının A grubu imza sahiplerinden ikisinin müşterek imzası ile mümkün olduğu, diğer taraftan yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğu 25.11.2008 tarihine kadar şirketin borçlarından da sorumlu bulunduğu açık olduğundan, bu tarihler arasındaki prim borçlarından (borçların tahakkuk tarihleri de dikkate alınarak) sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. (daha&helliip;)